Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Fatih Terim: “Arda’ya destek olmak için geldik. Kendi oyununu içeride ve dışarıda vazgeçmeden uygulaması çok önemli. Belki ilerideki başarılarından sonra bugünkü başarısı çok sıradan kalabilir.”
🇹🇷BOYKOT LİSTESİ
DEM’in PKK sloganlı saç örme eylemine destek verenler ve bunları bünyesinde barındıranlar – tam liste ⬇️
1-
Yılmaz Erdoğan’ın eski eşi Belçim Bilgin
Son Projesi: Bereketli Topraklar
#BereketliTopraklarBoykot
Kardeşim, siz bu ülkenin yakın tarihi hakkında hiç mi bir şey bilmiyorsunuz ya? Bu ruh hastası megalomanın nasıl bir şizofren olduğunu hiç mi takip etmediniz de iki gündür şaşırıyorsunuz sitede?
Bu piç, güçlü olduǧunda pkk'nın ilahıyım, Kürtlerin peygamberiyim der işler ters gittiğinde de kendini soyutlar üçüncü bir aktör gibi sayar, savaş var dizginlemeye durdurmaya çalışıyorum katliamları zart zurt arkadaş yapmış diye ağlar.
Fatih Altaylı niye sarkastik şekilde soruyor biliyor musun? Ben sana diyeyim; 1990-1994 arası her Allahın günü Türkiye'de katliamlarını övgüyle anlatan meydan okuyan, 95-96 arası her gün Türk milletini tehdit eden bu eleman, o '97 gününde Lübnan'da Suriye Muhaberat yetkilisinin tasmalı köpeği gibi Altaylının önüne çıkarılıyor, takımlar giyilmiş siyasetçi gibi konuşmaya çalışıyor. Belli ki TRT'den Mesut Yılmaz'ın meclis konuşmaları dinlenmiş (kendisi dinledim diyor), Susurluk hakkında duyduklarını papağan gibi tekrarlıyor, buradaki cahil itler de "vay be analiz" diye inliyor. Güler misin aǧlar mısın?
Peki neden süt dökmüş kedi gibi? Çünkü '93 sonrası aşama aşama yok edilmiş, Irak'a itilmiş. Bu röportaj esnasında Çekiç Harekatı var! Irak'a girmiş TSK, içinden geçiyorlar, örgütü dağılıyor! Hatta Şemdin Sakık'ın bundan bir yıl sonra teslim olması da bundandır!
Yahu el insaf! Bundan bir yıl önce PKK resmen canlı bomba kullanmaya başladı! Haziran '96 Tunceli'de başlayarak; Adana, Sivas, İstanbul'da canlı bombalarla onlarca polis, asker, sivil çocuk şehit oldu! TSK Irak'a girince barış meleği yine ağlamaya başladı. Ankara'da bira içmek isteyen yarrak bu sözünden 6 ay önce oraya canlı bomba gönderiyor. Altaylı'nın "vay gözlerim yaşardı" diye takılması bundandır. Bu piçin de meşru olma, hatta siyaset yapayım meclise gireyim Kürdistan istemiyoruz dönüşü de bundandır!
Öyle ki Altaylı Türkiye'ye dönünce İstanbul'da MIT tarafından ağırlandı. Düşünceleri sorulduğunda; "Bıkmış, umutsuz. Bölge Valiliği verseniz koşa koşa gelir, ama korkarım ki bölge halkına zulmeder. Köyüne muhtar olsa bile ona yeter." diyor. Ve yayınlanmayan bu röportajı MİT'e teslim ediyor. Ne hikmetse, Altaylının teslim ettiği kaset, tıpkı bu sene çıkan Imralı Notları gibi, Ruşen Çakır/Medyascope tarafından yayınlanıyor :D
Şimdi anladın mı bu soruyu ve bu eziğin durumunu? Daha da önemlisi şu; Barış diye inleyen bu köpek, TSK Irak'tan çekilir çekilmez 1998'de Canlı Bomba saldırılarına devam etti. İstanbul, Yüksekova, Lice, Taksim Meydanı, Bingöl, Başkale, Seyhan vs.
Bunu alttan alta savunan bütün gazetecilerin sesini kesmiştir o yıl. Bu kabus ne zaman mı bitti? Ensesinden tutulup it gibi mahkemeye çıkarılana kadar. O mahkemede "Pişmanım devletimin yanındayım!" dedi ve "Bakın geçen sene Altaylıyla yaptığım Röportaj var, Altaylı tanık olsun!" dedi. Ancak elbette 1984-1997 arası 13 yıllık azılı terörizm, yakalanmadan bir yıl önce verdiği bir röportajla aklanmadı. Son pişmanlık neye yarar? Değil mi?