24 yıl önceki ruh maalesef ilk iki maçta yoktu. Ama son maçta santra bile yapılmadan gelen son saniye golü, o ruhun hâlâ yaşadığını gösterdi.
İlk iki maça daha çok üzülüyoruz
Yine de çocuklar mücadeleleriyle en azından kendilerini biraz olsun affettirdiler 🇹🇷
Unfortunately leaving NATO won’t be to avoid foreign entanglements, we’ll be leaving NATO so we can side with Israel when Turkey & Israel eventually clash in Syria.
This is after we helped topple the secular Syrian gov & installed a former AQ/ISIS leader as president.
Time to stop playing arsonist & fireman in the Middle East, it’s just not worth it.
İran-ABD savaşının sonucunu füzeler değil, tek bir algı belirleyecek: “Bu ülke artık güçlü değil.”
ABD Ortadoğu'ya 50 binden fazla asker getirdi. Kara harekatı olacak diye konuşuluyor.
Herkes kara harekatını tartışıyor.
Ben başka bir şeye bakıyorum.
Çünkü bana göre kara harekatı düzenlenirse Amerika hegemonyasının sonunu getirebilir.
Ray Dalio geçen günlerde bir makale yayınladı. İçindeki tek bir cümle her şeyi açıklıyor.
"Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü kaybetmek Amerika için 1956'da İngiltere'nin başına gelen şey olabilir."
Bu cümleyi anlamadan önce size 1956'yı anlatmam lazım.
İngiltere 200 yıl boyunca dünyanın süper gücüydü. Sterlin dünya parasıydı. Donanması okyanusları kontrol ediyordu.
Gücünün en kritik noktası: Süveyş Kanalı.
Dünya ticaretinin büyük bölümü bu kanaldan geçiyordu. Kim kanalı kontrol ederse dünya ticaretini kontrol ederdi.
1956'da Mısır "Kanal artık bizim" dedi.
İngiltere tehdit etti. "Açın yoksa geliriz" dedi.
Mısır açmadı.
İngiltere, Fransa ve İsrail ile birlikte saldırdı.
Ama uluslararası baskı oluştu. İngiltere geri çekilmek zorunda kaldı.
O gün dünya bir şeyi gördü.
İngiltere artık dünyanın süper gücü değil.
Ne oldu sonra?
Sterline güven çöktü. Müttefikler uzaklaştı. Sömürge devletler bağımsızlık ilan etmeye başladı. Sermaye İngiltere'den kaçtı.
200 yıllık imparatorluk tek bir algı yüzünden bitti.
"Bu ülke artık güçlü değil."
Bu algı oluştuğu an para kaçmaya başlar. Sistem çöker.
Dalio diyor ki: Şimdi aynı şey Amerika'nın başına gelebilir.
Dalio 500 yıllık tarihi incelemiş. Her büyük imparatorluğun yükselişini ve çöküşünü araştırmış. Ve bir düzen bulmuş.
Bir süper güç var. Dünyanın parasını kontrol ediyor. Deniz yollarını kontrol ediyor. Herkes ona güveniyor.
Sonra daha küçük bir güç kritik bir ticaret yolunda meydan okuyor.
Süper güç tehdit ediyor. "Aç yoksa gelirim" diyor.
Tüm dünya izliyor.
Eğer süper güç o yolu açarsa güç teyit edilir. Herkes güvenmeye devam eder. Para akmaya devam eder. Sistem sürer.
Eğer süper güç o yolu açamazsa her şey tersine döner.
Güven çöker. Müttefikler kaçar. Borç krizi başlar. İmparatorluk biter.
Şimdi Amerika'ya bakın.
Borç 39 trilyon dolar. Toplanan her 4 dolar vergiden 1'i faize gidiyor.
Şimdi İran ile savaşıyor.
Trump ne diyor?
"Anlaşma olmazsa ve Hürmüz açılmazsa şimdiye kadar kasten dokunmadığımız tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını, Kharg Adası'nı ve muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesislerini havaya uçurup tamamen yerle bir ederek bitireceğiz."
Peki bunu yaparsa Hürmüz açılacak mı?
Hayır.
Vurabilirsin. Yıkabilirsin. Ama boğazı açamazsın. Çünkü boğaz İran'ın kapısının önünde. İran kapattıkça kapalı kalır.
Husiler açıkça uyardı. Kara harekatı durumunda Kızıldeniz'i kapatabileceklerini söylediler.
Hürmüz ve Kızıldeniz. İki boğaz birden kapanabilir.
Peki Trump neden ateşkese yanaşmıyor?
Çünkü İran'ın ateşkes şartlarından biri şu: "Hürmüz Boğazı için İran'ın çıkarlarını gözeten yeni bir protokol yazılacak. Geçiş koşulsuz olmayacak."
Araghchi açıkça söyledi: "Geçiş koşulsuz olmayacak. İran ve bölgesel çıkarlara uygun şartlar altında yapılacak."
Şu an Hürmüz'de bazı geçişler için yuan şartı gündeme geliyor.
Bunun ne demek olduğunu anlıyor musunuz?
Körfez ülkeleri yarın "petrolümü dolar karşılığında satmak istiyorum" dese bile İran itiraz edebilir. Çünkü boğazın kontrolü İran'da.
1974'ten beri petrol dolarla satılıyor. Petrodolar sistemi. Amerika'nın gücünün temeli.
Şimdi o sistem İran'ın eline geçmek üzere.
Amerika buna izin verebilir mi?
Veremez.
Çünkü petrodolar biterse Amerika istediği gibi borçlanamaz.
O yüzden Trump güçle almaya çalışıyor. Ama güçle almak da çözüm değil.
Trump'ın çıkmazı
Birincisi: Ateşkes yap. Ama İran'ın şartlarıyla. Hürmüz'de yuan geçişi başlar. Petrodolar sarsılır. Hegemonya zayıflar.
İkincisi: Kara harekatı düzenle. Yüzlerce metre derinlikteki füze tesisleri imha edilemiyor. Ve Husiler Kızıldeniz'i kapatmakla tehdit ediyor. İki boğaz birden kapanabilir.
Üçüncüsü: Vur ve yık. Elektrik santrallerini, petrol kuyularını, Kharg Adası'nı vur. Ama vurdukça İran karşılık veriyor. Körfez'in altyapısı zarar görüyor. Müttefikler yanıyor. Hürmüz hâlâ kapalı.
Üç yol hiçbirinde Hürmüz açılmıyor.
Hürmüz açılmazsa Dalio'nun kalıbı devreye giriyor. "Bu ülke artık güçlü değil" algısı oluşuyor. Müttefikler uzaklaşıyor. Sermaye kaçıyor.
Dalio'nun en önemli tespiti
Savaşta acıya dayanma kapasiten acı verme kapasitenden daha önemlidir.
İranlılar ne yapıyor?
Savaşı uzatmaya çalışıyor. Çünkü herkes biliyor ki Amerikan halkının ve Amerikan liderlerinin uzayan savaşlara dayanma kapasitesi çok düşük.
İranlılar için bu savaş varoluşsal. İntikam meselesi. Hayattan daha önemli bir şey için savaşıyorlar.
Amerikalılar ne için endişeleniyor? Benzin fiyatları. Ara seçimler. Borsa fiyatları.
Bu asimetri Dalio'yu korkutuyor.
Anlaşma mümkün mü?
Dalio'nun cevabı net: Hayır.
"Herkes biliyor ki hiçbir anlaşma bu savaşı çözmeyecek."
Ne olursa olsun, ister Hürmüz İran'ın elinde kalsın ister ABD'nin elinde kalsın, önümüzdeki dönem çatışmanın en kötü aşaması olacak.
İran'ın kendi sözleri: "Kendi üslerindeki askerlerini bile koruyamayan ABD, bizim topraklarımızda onları nasıl koruyacak?"
Bu savaşın sonucu tarihi yeniden şekillendirecek. Bu savaşın etkileri sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacak.
Ticaret akışları değişecek. Sermaye akışları değişecek. Çin, Rusya, Kuzey Kore, Avrupa, Hindistan, Japonya. Hepsi etkilenecek.
Eğer Amerika kazanırsa:
Dolara güven artar. Tahvillere talep artar. Müttefikler yakınlaşır. Amerika'nın gücü teyit edilir. Amerikan hegemonyası devam eder.
Eğer Amerika kaybederse:
Dolar zayıflar. Tahviller satılır. Müttefikler uzaklaşır. BRICS güçlenir. Çin'in yükselişi hızlanır.
Dalio'nun 500 yıllık tarihten çıkardığı ders:
Para ve güç her zaman kazanana akar. Kaybedenden kaçar.
Savaşla ilgili tüm gelişmeleri ve analizleri buradan paylaşıyorum.
Önümüzdeki birkaç gün çok yoğun geçecek, sizi her şeyden haberdar edeceğim.
Temu alışverişlerinin önüne geçildikten sonra yerli ithalatçılar fiyatları arttırmaya başlamış.
Yanlış verilen kararlar millete zarar vermeye devam ediyor. Bu da onlardan biri.
İthalat simsarlarının ağlamalarını dikkate almadan bu yanlıştan ivedi dönülmesi gerekir.
Şimdi size bu anti-Kemalistlerin "yokmuş" gibi davrandığı trajik bir hadiseyi anlatayım da kim kilise meraklısı, kim papaz müptelası onu anlayalım.
Sene 1924... Lozan yürürlüğe girmiş, Mübadele Anlaşması kapsamında karma komisyon, sınır dışı edilecek Rumları tespit ediyor... Hakkında sınır dışı kararı alınanlardan biri de İstanbul'daki Derkoi Metropoliti Konstantin Arapoglou...
Patrik 7. Gregorios, 17 Kasım 1924'te vefat edince, oldu bittiye getirip yerine kim seçiliyor dersiniz? Hakkında sınır dışı kararı bulunan Konstantin Arapoglou...
Tabi Kemalist Türkiye'nin bu konularda şakası veya tavizi olmaz. Ankara ayağa kalkıyor. Bizim gericilerin dinsiz, imansız diye hakaret ettiği Kemalist mebuslar ateş püskürüyor. Haliyle hükümet Patrikhane'nin seçimini tanımıyor.
Ankara'nın kararı üzerine Yunanistan Avrupa kamuoyunu ayağa kaldırıyor. Tarihe dikkat. Aralık 1924... Altı ay önce Nasturiler ayaklanmış, beş ay önce İngilizlerle Musul nedeniyle çatışma yaşanmış, dört ay önce Bitlis'te Kürt İstiklal Komitesi deşifre edilmiş, iki ay önce Şeyh Sait gizliden gizliye isyan hazırlığına başlamış, Seyyit Abdülkadir İstanbul'da İngilizlerden destek arayışında, Vahdettin yanlısı Tarikatı Salahiye örgütü Anadolu'da Ankara karşıtı faaliyete çoktan geçmiş...
Dikkatinizi çekerim o tarihte İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar henüz Ankara'yı başkent olarak bile tanımıyor. Popüler tabirle "meşruiyet" kazandırmak istemiyorlar. Yani Yunanistan'ın patrik seçimi nedeniyle Avrupa'yı ayağa kaldırması boşuna değil. Rejimi yıkmak için fırsat kollanıyor.
Hani bizim gericilere göre Kemalist Türkiye'yi İngilizler kurmuş ya(!) Daha 1924'te yıkmak için nasıl da dört koldan çaba harcıyorlar. Ama bizim Kemalistler bu ortamda bile hakkında sınır dışı kararı verilmiş metropoliti patrik olarak tanımak istemiyor. Ulusal bağımsızlık konusunda o kadar saplantılı derecede takıklar.
Neyse, 28 Ocak 1925'te Arapoglou hakkında resmen sınır dışı kararı veriliyor. Koskoca Patrik'i postalayacaklar. Atina iyice deliriyor. Türkiye'yle savaşın eşiğine geliyorlar.
Atatürk o sırada Adana'da... Savaş riskini görür görmez trenle Ankara'ya yola çıkıyor. Vagonda haritalar serilmiş, harp oyunu oynanıyor. O sıra Celal Bayar şarap getirilmesini istiyor. Ve Atatürk'ten hayatında ilk kez zılgıt yiyor. Hatıratında anlatmış. "Zevk-u sefa bitmiştir. Şimdi işin içindeyiz Ne şarap ne başka bir içki, içemezsiniz" diye gürlemiş. Konya'ya kadar incelenmiş haritalar. Neticede "Çekerim Yunan’ı Çatalca’ya kadar. Orada kuşatır, işini bitiririm" demiş Gazi'miz... Geri adım yok. Binbir tehlikenin içinde patrik için taviz maviz yok.
Sonuç olarak Kemalistler papaz için taviz vermemiş. Şutlamışlar gitmiş. Bir ay sonra da Şeyh Said isyanı patlak verdi.
İşte bizim gericiler Şeyh Sait'in haksız yere idam edildiğini utanmadan türkü gibi çığırır ama o hengamede savaşı göze alıp patriği şutladıklarını fısıldamazlar bile.
Kemalistler cami yerine kilise edermiş :) Güleyim bari.
Edebiyatını yaptığınız Ayasofya'da kıldığınız her namazı Kemalistlere borçlusunuz. Bu sizin kaderiniz koçlar.
Ha, bu arada... Arapoglou'nun kemikleri var ya... Yıllar sonra Türkiye'ye getirildi. Hangi hükümet getirdi, onu da gericiler bir zahmet baksın, öğrensin. Ama oturarak... Düşüp bayılmasınlar.
Adeta deja vu yaşıyoruz. Sanki her şey 1920’lerin tekrar filmi gibi.
Emperyalizm (haritasını da önümüze koyarak) açık açık vatanımızı bölmek istiyor yine ve bu kez Sevr’in 21.yy versiyonu BOP’la çullanıyor üstümüze…
Eğitimden sağlığa, ekonomiden yargıya, dış politikadan demografik yapımıza halimiz ortada…
İçine siyaset sokulan Ordumuz sürekli tartışılan uygulamalarla milletin ordusu olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor.
Tıpkı Osmanlı’ya yaptıkları gibi, siyaset kurumumuzu ideolojilerden soyutlayıp etkisizleştirerek SİYASETSİZLEŞTİRMEYE (milletin siyasete güvenini yok etmeye), borca batırdıkları devletimizin kurumlarını yıpratarak DEVLETSİZLEŞTİRMEYE (milletin devletine güvenini yok etmeye), ardından da kuracakları kukla devletçiklerle VATANSIZLAŞTIRMAYA çalışıyorlar bizi.
Emperyalizmin 100 yıllık hayali bu, hiç vazgeçmediler Türkleri Anadolu’dan Asya steplerine sürerek Avrupa’dan uzaklaştırma hedeflerinden.
100 yıl önce başaramadılar, yenildiler, işbirlikçileri ile birlikte denize dökülüp hüsrana uğradılar, hevesleri kursaklarında kaldı.
Yine hüsrana uğratmak için Atatürk gibi düşüneceğiz, doğru önderlik, doğru yol haritası, doğru kadrolarla ve milletimize güvenerek iç cephemizi sağlam tutup yine başaracağız.
Tek çare Yeniden Atatürk Cumhuriyeti!
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Sayın yazar nerede yaşıyorsunuz Allah'ınızı severseniz.
Dünyanın en çok dolaylı vergi alınan ülkesindeyiz. Halk vergi sevmez diyorsunuz.
Fransa gibi ülkelerde bu tarz dolaylı vergi alınsın halk her tarafı yakıyor, yıkıyor.
Hangi halk bu kadar vergi ödeyip mutlu olur.
Bütçe harcaması %23 den %27 ye çıkmış keşke bunu sorgulasanız.
Keşke verilen vergilerin nerelerde kaynak olarak kullanıldığına baksanız.
Şu anda atom bombası gibi yağan yeni ve artırılmış vergilerin sebebi olan yanlış ekonomik programları sorgulasanız mı acaba.
Yolsuzluktan, adam kayırmadan ve hırsızlık yapılmasından, kaynak israfından bahsetmeniz gerekir mi meslek icabı olarak.
Toplanan vergiler yerinde kullanılmazsa, vergiyi sevse ne olur sevmese ne olur halk.
TOPU HALKA ATMA GAZETECİLİK YAP.
Zaten borsamızın sorunu hacim ve likidite iken, değil binde 2 on binde 2 ve hatta yüz binde 2 yaptığında Robotlar ve Algoritmik işlemleri ile HFT tarafında hacmi ve likiditeyi bitirirsin.
Büyük montanlı işlem açanları başka yerlere yönlendirirsin.
Aracı Kurum gelirleri ile alınmakta olan kesintilerden elde edilen gelirlerde azalamaya sebep olursun.
Çoğu hisselerde hareketsizliğe sebep olursun.
TL varlıklarına yönelimi, enflasyon ile mücadeleyi sekteye uğratırsın, insanları başka mecralara, yurtdışı borsalarına kaçırırsın.
Bu kadar manipülasyon ve inside bilginin olduğu yerde yatırımcı bulamazsın. 10 gündür bu dedikoduyu bilen biliyor, satan satıyor. En son TL varlıklarına güvenen yatırımcı öğreniyor.
Aleni ard arda suç işleniyor, bunların vicdani sorumlusu olursunuz.
Zaten var olan yatırımcı ile patron, yabancı, oyuncu, aracı kurumlar arasındaki adaletsiz, eşitlik ilkesine aykırı, dengesizliğe bir yenisini eklemiş olursun.
Bu yeni var olan duruma en çok sizin sesiniz çıkmalı sayın aracı kurumlar, bakanlığa baskı yapmalısınız, sonra bir bir şubelerimiz niye kapanıyor dersiniz.
Tahminim fırıncılar odası hazırlıyor her seferinde finansal piyasalar ile ilgili mevzuatları, artık burada konunun uzmanlarına dönülürse iyi olur.
Patronların imtiyazlı hakları, takasların yabancıdan geç görülmesi, insider bilginin ayağa düşmesi, yatırımcıyı kaz gören patron, kurumlar, patronlar bu kadar kolay hisse satamaması, Karanlık odanın kalkması, Viop da alan satan gözükmesi, kolokasyon kalkması gibi bir çok sorunu da çözmeniz dileğiyle.
@memetsimsek
*Çok ilginç değil mi?*
*Amerika Irak'ı işgal ederken Irak ordusu hiç ortada görünmedi.*
*Irak ordusunun savaş uçakları hiç kalkmadı.*
*Tek bir tankı sokağa çıkmadı.*
*Amerika pikniğe gider gibi elini kolunu sallaya sallaya Irak'a girdi ve ele geçirdi.*
*Tüm dünya buna şaşırdı.*
*Peki, neden Amerika bir direnişle karşılaşmadı?*
*Saddam Hüseyin direnmeden Irak'ı Amerika'ya teslim mi etmişti?*
*İşgalden sonra ne Amerika ne de CIA bu durum hakkında tek açıklama yapmadı.*
*Yıllarca bu konu ve soru insanların zihinlerini meşgul etti.*
*Bu sorunun cevabını bilmek için 1950'de ABD tarafından CIA desteği ile Irak'ta büyütülen "Keşnizani Tarikatını" bilmeniz gerekir.*
*CIA desteği ile Irak'ta büyütülen bu tarikat Avrupa, Amerika ve Orta Asya'ya kadar yayıldı.*
*Saddam darbe devrim ile Irak'ı ele geçirdiğinde Saddam'a tamamen itaat ettiler.*
*Saddam da onlara bir şey yapmadı.*
*Fakat Keşnizani Tarikatı ordu, bürokrasi, emniyet, istihbarata kadar her yere adamlarını sokup ülkeyi içeriden ele geçirdi.*
*Genelkurmay Başkanından istihbarat başkanına,İç işleri Bakanından Emniyet amirlerine kadar çoğu kişi Keşnizani Tarikatına bağlıydı.*
*Tamamen CIA ve MOSSAD kontrolüne girmişlerdi.*
*Üstelik Saddam'ın eşi ve akrabaları da Keşnizani Tarikatına bağlanmıştı.*
*Ve Irak Amerika tarafından artık işgal edilebilirdi.*
*Kimse direnmeyecekti.*
*Ve Saddam...*
*Her şeyi anladığında vakit çok geç olmuştu..*
*Emperyalist ülkeler her zaman tarikatları kullanmışlardır, çünkü o tarikatları kuran yine kendileridir.....*
*Prof. Dr. Yavuz Kaya diyor ki:*
*Bir kez daha düşünün, Bu ülkede;*
*-Neden ağır bir ekonomik yıkım yaratıldı?*
*-Neden varlıklarımız satıldı?*
*-Neden altın rezervimize kadar ihtiyat akçemiz harcandı?*
*-Neden inanılmaz bir dış borç yaratıldı?*
*-Neden Londra mahkemeleri yetkili kılındı?*
*-Neden maliyetinin çok üzerinde alt yapı çalışmaları yapıldı,30 yıllık garantiler verildi hemde enflasyona indeksli kur ile?*
*-Neden Atatürk ismi silinmeye çalışılıyor?*
*-Neden T.C. tabelası kaldırıldı?*
*-Neden sınır güvenliği yok ve vasıfsız milyonlarca sığınmacı ülkeye dolduruldu?*
*-Neden bir demografik bozulma yaratıldı?!*
*-Neden devlet kurumları yok edildi?*
*-Neden kuvvetler ayrılığı kaldırıldı?*
*-Neden denge-denetleme mekanizmaları kaldırıldı?*
*-Neden vergilerimizin akibetinin hesabı verilmiyor?*
*-Neden Milli Güvenlik Güçleri sistemi değiştirildi?*
*-Neden askeri okullar ve askeri hastaneler kaldırıldı?*
*-Neden bazı savunma sanayi kuruluşları satıldı ve üretim yapamaz hale getirildi?*
*-Neden ülkenin telekomünikasyonu satıldı?*
*-Neden eğitim sistemi laik sistem dışına çıkarıldı?*
*-Neden orta ekonomik sınıf yok edildi?*
*-Neden üniversitelerin kalitesi düşürüldü?*
*-Neden sağlık sistemi kötü?*
*-Neden anayasa hükümlerine uyulmuyor?*
*-Neden uyuşturucu ve mafyanın merkezi olduk?*
*-Neden bağlı olduğumuz AİHM kararları uygulanmıyor?*
*-Neden tarikat ve cemaatler holdingleşip devlete yerleştirildi?*
*-Neden ortak akıl devre dışı bırakıldı?*
*-Neden yetişmiş insan gücümüzü kaybediyoruz?!*
*-Neden üretim ekonomisinden vazgeçildi?*
*-Neden kendimize yeten tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı olduk?*
*-Neden bu kadar çok gaz, petrol nadir element kaynakları keşfedilirken (!) enerjide dışa bağımlılık arttı?*
*-Neden yıllar öncesinden bir varlık fonu oluşturuldu ve sorgulanamaz kılındı?! Yıllar öncesinden!…*
*-Neden Biden ile başbaşa yapılan görüşmeye dış işleri bürokratları alınmadı ve arkasından sınırlarda açık kapı politikası ile genç erkek Afgan, Paki ve diğerleri akın akın ülkeye girmeye başladı?*
*🟥Tek cevap: Emperyalist BOP projesi işliyor?🟥*
*Prof. Dr. Yavuz Kaya*
Alıntıdır
Ekrem İmamoğlu, Tansu Çiller'in Murat Kurum'a verdiği destek açıklaması hakkında:
• Sarıyer'de kendisine ait 13.000 metrekarelik araziye imar çıkarttığı için destekliyor.
• Orayı biz iptal ettirdik, bana niye destek versin?
First Private Sale on Polkastarter: @AetherGamesInc 🌟
Thrilled to announce Aether Games will be our very first Private Sale.
More details on eligibility, wen, and how, below 👇
✅TraderTools Formasyon İndikatörü ;
Bir grafik periyodunda formasyon varsa bunu bulur, hedefini gösterir.
Örnek : THYAO 30 Dakikalık Grafikte
İKİLİ DİP
İKİLİ TEPE
TOBO Formasyonları varmış
✅TraderTools Formasyon Radar İndikatörü ;
Baktığınız periyotta bulunan formasyonları listeler.
Formasyon Kırılımı ile Fiyat arasında % olarak ne kadar mesafe var bunu gösterir.
🚀The gates are open! Join the allowlist on @polkastarter for the much-anticipated Aether Games IDO!
Dive into a universe where fantasy and strategy collide. Secure your spot and be part of the future of gaming.🔻
https://t.co/u5ibKsk2lm