Ankara’ya önceki gelişimizde bizi soğukla sınadılar. Şimdi de sıcakla sınıyorlar. Bizim bir adım geri attığımızı gören olmamıştır. Bunu da en iyi Ankara’nın holding valisi bilir.
Eti Gümüş maden işçisi kardeşimiz tüm devlet yetkililerine soruyor: ‘3 ay maaş almayın. 3 ay çocuğunuza harçlık göndermeyin. Ne olur?’
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor #BayraktarSorumlusun
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Erdoğan geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri "nakit borç vermeyiz ama şirket satın alma yaparız. Siz de dövizi kullanırsınız" demişti.
BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ve Yapı Kredi ile ilgilendiklerini söylemişler.
İş Bankası mâlum sebepler (sahiplik) nedeni ile olmayınca, ibre YKB'na dönmüştü.
Erdoğan, bankayı satması için Koç Grubuna çok baskı yapınca, grup da Araplar ile mecburen masaya oturdu. Bankanın piyasa değeri (bağımsız kuruluşlar ve borsa değerleri üzerinden) 8.5 milyar Dolar hesaplandı ve Koç Grubunun %61 hissesi karşılığında 5.5 milyar Dolar teklif edildi.
Fakat Koç Grubu (bankayı satmak istemediği için) 14 milyar Dolar değer üzerinden %61 hissesi için 8.5 milyar Dolar istedi.
Görüşmeler tıkandı ve sonuca varılamadı.
Birkaç ay önce, dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticileri Türkiye'ye davet edildi ve şirket satın almaları istendi (tabi ABD Yönetiminin yönlendirmesi ile).
Blackrock CEO'su, yayılan haberlere göre, Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş.
Aselsan falan tamam da, Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin cevabı verilmiş.
CHP'deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin (ve tabii ki İş Bankası Sandığı hisselerinin) Hazine'ye devredilmesi ile ilgili olduğu söyleniyor.
Bu arada Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Rahmi Bey'in konuşması üzerinden başlatılan algı operasyonu, Koç Grubuna yönelik saldırılar ile devam edecektir. Ta ki, Tüpraş ve YKB elden çıkarılana kadar.
Tabi bu işler normal parlamenter sistemlerde olamayacağı için, göstermelik demokrasicilik oyunumuza da bir süre ara vermemiz gerekecek.
Son söz: Bütün bunlar iktidarın niyeti ile ilgili. Durumun nasıl sonuçlanacağı ise karşılarındaki kitlenin vereceği mücadele ile belirlenecektir.
Alıntı
Herkes bilsin ki;
Türkiye bir doğum sancısındadır!
Bugün yaşanan acılar bir matemin işareti değildir.
Bugün yaşananlar, değişimin doğum sancısıdır!
Bana bu yolda kime güveniyorsun diye soruyorlar:
Ben millete güveniyorum!
Elon Musk üç ayrı şey söyledi. Üçü birleştiğinde Bitcoin'in neden kazanacağı ortaya çıkıyor.
Elon Musk son dönemde üç farklı konuda konuştu.
Herkes bunları ayrı ayrı duydu. Kimse üçünü yan yana koyup ne söylediğini çözmedi.
Birincisi.
Yapay zeka işsizlik yaratacak. Hükümetler vatandaşlarına çek dağıtarak geçinmelerini sağlamak zorunda kalacak.
İkincisi.
Gerçek para birimi enerjidir. Geleceğin değer ölçüsü enerji olacak.
Üçüncüsü.
Yapay zeka robotları 2040'a kadar 10 milyar adede ulaşacak. Üretim maliyeti sıfıra yaklaşacak.
Bu üç cümle ayrı ayrı okunduğunda sıradan görünüyor.
Yan yana getirildiğinde gelecek çağın para birimini tarif ediyor.
Anlatıyorum...
Kevin Warsh bir makalesinde şunu yazdı. Yapay zeka güçlü bir deflasyonist güçtür. Verimlilik patlaması enflasyon olmadan büyüme sağlayabilir.
Elon Musk bu tezi daha somut hale getirdi. İnsansı robotlar fabrikaları, evleri, sokakları dolduracak. Üretim ucuzlayacak. Mal bolluğu oluşacak.
Ama bu süreçte başka bir şey daha olacak. İnsanların büyük bölümü geleneksel işlerini kaybedecek.
Elon bu soruna da cevap verdi.
Hükümetler vatandaşlarına çek dağıtmak zorunda kalacak.
Temel evrensel gelir modeli. Üretim robotlarda. Tüketim hâlâ insanlarda. Döngüyü sürdürmek için devletin aradaki açığı kapatması gerekiyor.
Bu model şu an hayal gibi görünebilir. Ama Musk'ın çizdiği zaman çizgisine göre 15-20 yıl içinde zorunluluk haline geliyor.
Ve bir soru ortaya çıkıyor.
Hükümetlerin dağıtacağı para neye dayanacak?
Gerçek para birimi enerjidir
Elon Musk başka bir söyleminde çok daha radikal bir şey söyledi.
Geleceğin gerçek para birimi enerjidir.
Bu söylem sıradan görünebilir. Ama arkasında derin bir gerçek var.
Yapay zeka enerji yer. Büyük dil modelleri veri merkezlerinin en büyük elektrik tüketicileri haline geldi. İnsansı robotlar çalışmak için enerjiye ihtiyaç duyacak.
10 milyar robotu düşünün. 10 milyar sürekli enerji tüketimi.
Önümüzdeki 20 yılın en kritik emtiası enerji olacak.
Enerjiyi kim üretirse geleceği o kontrol eder. Enerjiyi depolayan, ileten, yalnızca tüketenden daha güçlü hale
gelir.
Elon bu yüzden Tesla'yı, Neuralink'i, xAI'yi, SpaceX'i ve Tesla Energy'yi aynı çatı altında büyütüyor. Hepsinin ortak noktası enerji.
Peki bu denklemde Bitcoin nerede duruyor?
Denklemin ortasında
Bitcoin işleyişi itibarıyla enerji tüketen para birimi.
Yani Bitcoin'in değeri somut bir enerji değerine bağlıdır.
Dolar için bu geçerli değil. Euro için geçerli değil. Yen için geçerli değil. Tahvil için geçerli değil.
Tüm fiat para birimleri güvene dayanır. Bir merkez bankasının sözüne dayanır.
Bitcoin enerjiye dayanır.
Ve Elon Musk'ın çizdiği gelecek tam olarak enerji temelli bir ekonomi.
Üç cümle tek sonuca bağlanıyor
Birinci cümle. Yapay zeka işsizlik yaratacak. Hükümetler çek dağıtacak.
İkinci cümle. Gerçek para enerjidir.
Üçüncü cümle. 10 milyar robot geliyor.
Bu üçü birleştiğinde bir tablo çıkıyor.
Gelecek ekonomisinde üretim robotlar tarafından yapılacak. Enerji en kritik kaynak olacak. Hükümetler halka para dağıtmak zorunda kalacak. Bu para değerini koruyacak bir varlığa bağlanmak zorunda olacak.
Ben şu an bu tezlere göre altcoin pozisyonumu kuruyorum.
Temelde Bitcoin. Ama etrafındaki ekosisteme de pozisyon alıyorum.
RWA projelerini değerlendiriyorum. Gerçek dünya varlıklarının tokenize edilmesi Elon'un vizyonunun bir parçası.
Yapay zeka projelerini inceliyorum. 10 milyar robot altyapısının dijital ekonomiye bağlanma noktası.
Enerji ve veri merkezi odaklı projeleri takip ediyorum.
Yapay zeka kısmında öne çıkan projeler var. Özellikle Elon'un insansı robotları hakkında.
Yaptığım alımları kanalımda paylaşacağım. Profilimdeki linkten katılabilirsin.
Yatırım tavsiyesi değil. Araştırmanı her zaman kendin yap.
Iranians just published the new very banger LEGO AI movie that Trump almost wants to put onto agreement list to stop them.
Do whatever you need to do but don't let Trump watch this 😭🤣😂
Demasiado acertado como para no compartirlo, “Respuesta aussie al exabrupto de Trump sobre la OTAN no estando ahí para nosotros.
Amigo. Tú diriges un país con 600.000 personas sin hogar durmiendo en la calle esta noche. Un país donde el 40% de los adultos no puede cubrir una emergencia de $400 sin pedir prestado dinero. Un país donde la insulina cuesta más que una cuota de coche y la gente la raciona para sobrevivir. Un país donde la deuda médica es la causa número 1 de quiebras. Un país donde las mujeres mueren en los aparcamientos de los hospitales porque los médicos tienen demasiado miedo de las leyes del aborto para tratar un aborto espontáneo.
Tú encierras a más de tus propios ciudadanos que cualquier nación en la Tierra. Más que China. Más que Rusia. Más que Corea del Norte. La tierra de los libres tiene a 2 millones de personas enjauladas, y un cuarto de ellos ni siquiera han sido condenados por nada. Solo son demasiado pobres para pagar la fianza.
Tu esperanza de vida va hacia atrás. Eres la única nación desarrollada donde eso está pasando. Tu tasa de mortalidad infantil es peor que la de Cuba. Tus niños hacen simulacros de tiradores activos entre matemáticas e inglés mientras tú vendes acciones de fabricantes de armas a tus amigos.
Tu salario mínimo no se ha movido en 15 años. Tienes maestros trabajando en 2 empleos y veteranos durmiendo bajo puentes y acabas de gastar un billón de dólares arrasando un país que no te atacó.
Y tienes a un delincuente condenado, juzgado por violación, protector de pedófilos, follador de estrellas del porno, insurrecto que dirige la mayor campaña de guerra de incendio en contenedor desde que los talibanes te dieron las gracias de nuevo por perder.
¿Y tú llamas a Groenlandia mal dirigida?
Groenlandia tiene atención sanitaria universal. Educación gratuita. Una de las tasas de encarcelamiento más bajas del mundo. Nadie se arruina allí porque se enfermó. Nadie muere en una sala de espera porque su seguro dijo que no.
"La OTAN no estuvo ahí cuando la necesitábamos." ¿Cuándo exactamente fue eso, campeón? ¿El 11 de septiembre? Porque la OTAN invocó el Artículo 5 por primera y única vez en la historia POR TI. Soldados de docenas de países se desplegaron, lucharon, sangraron y murieron en Afganistán POR TI. Australia ni siquiera estaba en la OTAN y aun así aparecimos. Durante 20 años.
Y tú te retiraste a las 2 de la mañana sin decirle a nadie y los dejaste lidiando con el desastre.
Así que tal vez antes de que empieces a llamar a otros países mal dirigidos, echa un vistazo a tu propio patio trasero, tú vendedor de revestimientos de aluminio con bronceado en spray. Lo único mal dirigido en esta imagen es tu puta boca. Crédito (tomado prestado de) Jim Scroggins - autor original 📷 desconocido”