Bu ülke için kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybeden, kanlarını döken gazilerimiz Ankara’da Güven Park’ta 24 saat, gece gündüz haklarını savunmak için direniyorlar. Geceleri battaniyeye sarılarak çimlerin üzerinde uyuyorlar.
Sevgili Ankaralılar,
Gazilerimiz onurumuzdur. Gazilerimizi yalnız bırakmayalım. Onlara gösterdiğimiz saygı ölçüsünde güçlü bir millet oluruz.
Böreğinizi, çöreğinizi, limonatanızı, eşinizi, çocuklarınızı alarak Güven Park’a gidin. Gazilerimizi ziyaret edin. Onlara ikramda bulunun. Onlarla sohbet edin. @zaferpartisi@zpgencresmi
AKP hükümetine sesleniyoruz:
Bir kez olsun Türklüğe sığının, Türklüğe güvenin ve emperyalizmin dayatmasına karşı koyun.
23 yıl önce iş başına geldiğinizde aldığınız ilk sipariş, Kıbrıs'ı Türkiye'siz ve Türksüz bırakacak olan Annan Planı'nı sahiplenmek olmuştu.
Gelir gelmez yaptığınız bu hatanın aynısını şimdi de giderayak yapmayın diyerek ikazda bulunmak ve Türk kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz.
Yunanistan Türk azınlık okullarını kapatırken AK Parti Türkiye’nin egemenliğini kabul etmeyen Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasına izin veriyor. Gayri milli Eğitimsizlik bakanı ruhban okulu açılmalı diyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
FETÖ'cülerin bu açıklamasının ardından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın geçmişteki açıklası akıllara geldi:
"Fetön'ün yeni yöneticilerinden özür dileme yaklaşımları gelecektir ve AKP'nin bunu kabul etmesi hiç de küçük bir ihtimal değildir.
Türkiye, bir tehlikeden bir başka tehlikeye doğru koşar adım ilerlemeye devam ediyor. "
➖Somali’ye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi kurduk.
➖Suriye’de Halep’e bağlı Çobanbey Bölgesi'nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Tıp Fakültesi kurduk.
➖Suriye’nin kuzeyinde çok sayıda sağlık merkezi ve klinik açtık.
➖Şimdi de Şam’a kalp hastanesi, Halep’e kanser hastanesi kuruyoruz.
➖Bunun için bir anlaşma imzalandı ve önümüzdeki günlerde Gazi Meclis’in onayına sunulacak.
➖Bizim vatandaşlarımız, kendi insanlarımız kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için aylarca sıra beklerken,
➖Bunlar kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için Araplara hastane kuruyor.
💡Sonra da bunu "Türkiye Yüzyılı" diye pazarlıyorlar.
Yıllarca Suriyeli sığınmacıların, Afgan, Pakistanlı, Afrikalı, milyonlarca kaçağın Türkiye’de kalmasının ülkemiz için bir beka meselesi olduğunu anlattık:
Milyonlarca Suriyeli sığınmacının uluslararası yasalara ve milli yasalarımıza göre vatanlarına dönmesi gerektiğini savunduk.
Milyonlarca Afgan, Pakistanlı, Afrikalı kaçağın ülkelerine dönmesinin bir zorunluluk olduğunu anlattık.
Aksi takdirde Türkiye’nin Türk milli kimliğini kaybedecegini ifade ettik.
AKP iktidarının sığınmacıları geri yollamayacağından duyduğumuz şüpheyi her fırsatta gündeme getirdik.
2023 seçimlerinden önce Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere çok sayıda yabancıya vatandaşlık verilerek oy kullanmaları sağlanmıştı.
Şimdi Türkiye’de kaldığı söylenen 2.300.000’den fazla sığınmacının Suriye’ye geri yollanmayacağını AKP iktidarının yetkilileri açıklıyorlar:
Onları Türkiye’ye entegre edeceklermiş!
Bu entegrasyonun Türkçesi onlara vatandaşlık verilecek olması ve böylece kitlesel oy ithalatı yapılması demektir.
Bu Türk milletinin milli iradesini tasfiye etmek demektir.
Bu Anadolu’ya yeni bir millet ithal etmek demektir.
Böyle bir eylem Türkiye’ye karşı yapılmış bir suikast niteliği taşımaktadır.
Büyük Türk milleti, aileni, vatanını ve geleceğini savunmak için Zafer Partisi’ne oy ver. Sığınmacı ve kaçakları vatanlarına yollayalım. Uyuşturucu çetelerini yok edelim. PKK ve FETÖ’yü ezelim. Ve Türk ekonomisini üreten bir ekonomi haline getirelim. @zaferpartisi
📌Günlerdir, Gagavuz Özerk Yeri’nin özerklik hakları büyük ölçüde kısıtlanırken hiç oralı olmayan Dışişleri Bakanlığımız, Suriye'de gerçekleşen Feribot Kazasını yakından izlediklerini bildiriyor ve Türkiye'nin bölgeye kurtarma ekipleri gönderdiğinden, Suriye ile dayanışma içinde olduklarından bahsediyor.
Devlet olarak Gagauzya için bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?
Türk Yurdu Gagavuzya ile dayanışma içinde olmayı düşünüyor musunuz?
Keşke Gagauzlar Arap olsaydı, belki ilginizi çekerlerdi.
#Gagauzya #Moldova #TürkDünyası #Pazartesi #15Temmuz Muhsin Yazıcıoğlu Oğuzhan Uğur Ahbap Haluk Levent
MUHSİN BAŞKAN SUİKASTI…
İçerisinde Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe' nin bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 günü Çağlayanceritten, Yerköy’e gitmek için havalandı. Helikopter 15:03’te düştü.
Muhsin Yazıcıoğlu dâhil altı kişinin naaşları, aralarında asker, polis, AFAD ekipleri ve gönüllülerin de bulunduğu binlerce kişilik arama kurtarma ekipleri tarafından değil, helikopter düştükten 48 saat sonra 27 Mart 2009 tarihinde Cuma günü saat 14.30 civarında köylüler tarafından bulundu. Enkazın ve naaşların bulunduğu Keş Dağı,Kurudere, Kanlıçukur mevkii arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.
Aslında helikopterin düştüğü yer, düşmeden 1 saat sonra Ankara’dan nokta olarak tespit edilmişti.
Ancak İHA muhabiri İsmail Güneş’in yardım istemek için 112’yi araması, yardımı değil suikastçılari, yarım kaldığını anladıkları görevlerini tamamlamaları için harekete geçirmişti.
İsmail Güneş, kazadan sonra, tüm kamuoyununda dinlediği şekilde gayet düzgün ifadelerle 112 ile konuşmuş ve bacağının kırık olduğunu söylemişti. Ancak günler sonra donmuş naaşı bulunduğunda, çene kemiğinin kırık olduğu tespit edilmiştir. Çenesi kırılan biri nasıl defalarca 112 ile gayet düzgün konuşmuş olabilir. Yürüyemeyen birinin çenesinin nasıl kırıldığı sorusu halen cevaplanmamıştır.
İsmail Güneş 112 ile yaptığı konuşmada 112 görevlisine "Erhan ağabey ıhlıyor sadece" diyerek sesini duyduğunu belirtmiş, ardından Erhan Üstündağ’a "Erhan ağabey, sen kalkabiliyor musun yerinden? diye seslenmiştir.
Görüşmede doğrudan "Muhsin Bey'i göremiyorum" ifadesini kullanmıştır.
Görüşmelerin 7. aramadasında yanındaki bir yaralıya "Alo, sıfır beş yüz kaç abi?" diye numara sormuştur. Bu numaranın Yüksel Yancı’ya ait olduğu daha sonra tespit edilmiş, böylece o an Yancı'nın da yanında ve sağ olduğu anlaşılmıştır.
"Ölen de var herhalde, Ben ölmek üzereyim, bir arkadaş da ölmek üzere" ifadeleriyle diğer kişilerin ağır durumunu aktarmıştır.
Resmi 112 kayıt dökümlerinde İsmail Güneş'in bir ara kendi kendine "Bu arkadaş kim ya?" dediği yer almaktadır.
Helikopterin kırıma uğramasından hemen sonra yanlarına inen Skorsk’i yine Allahın işi kırıma uğramıştır. Kimler bu helikopteri verilen görevi tamamlamak için göndermişti.
Kimler, gönderdikleri cellat timinin helikopteri de kırıma uğrayınca arama çalışmalarını 115 km yanlış noktada yaptırmıştı.
Yapılan ilk otopside Muhsin Yazıcıoğlu’nun çarpma anında iç kanama ve omurilik kırılması sonucu anında hayatını kaybettiği yazıldı.
Ancak Muhsin başkan helikopterden 60
metre kadar ileride, sağ bacağı karnına doğru çekilmiş, yüzüstü sürünüyor şekilde bulunmuştu. Helikopterde emniyet kemeri ile bağlı birisi helikopterde ölmemişti ki, kemeri çözmüş, kapıyı açmış ve ilerlemeye başlamıştı.
Muhsin Başkanın helikopterinin düştüğü 25 Mart 2009 tarihinden sadece 4 gün sonra, 29 Mart 2009'da örgütün Bamteli isimli yayın organında FETÖ elebaşısı iblis, "Liyâkat ve Alperen" başlıklı bir konuşma yayınladı.
FETÖ iblisi konuşmasında “Onca mülahazaya rağmen liyakatini koruyamadıysa, bir ilahi tokatla dışarı atılır.” dedikten sonra kendince
davanın dışına itilen kişilerin akıbetini tarif ederken, "Bir perşembe günü vefat edip cuma günü cenazesine ulaşıldı" ifadesini kullanmıştır.
Yazılacak çok şey var. Ancak olayın bir yönünü yazdım. Çünkü X’in sınırına geldim.
2009’ de her şey apaçık meydanda iken gerçeği kayıp edenlerin bugün yapılan gözaltılarla bu suikasti aydınlatamayacaklarını biliyorum.
Bu olayla, Türkiye’de Türk milliyetçiliğinin ne kadar yalnız ve güçsüz olduğu ayan beyan olmuştur. Aynı zamanda lafa gelince Muhsin Başkanın dostu olduklarını söyleyen zevatın dost olmadıklarını, başkanın çok yalnız olduğunu ortaya koymuştur.
#MuhsinYazıcıoğlu
#KazaDeğilSuikast
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)
Suriye’yi biz fethetmiştik ama nasıl oldu ise Trump’ın Golan Tepelerini İsrail toprağı olarak kabul eden açıklamasına Suriye’yi Beşar Esad’dan KURTARAN Suriye’nin yeni cumhurbaşkanı El Şara itiraz dahi etmiyor. Aklımızla alay edilmesine izin vermeyeceğiz. @zaferpartisi@zpgencresmi
Hiç şaşırmadım. Zira Mısıroğlu ismini Galata Bankerleri arasında da görebilirsiniz. Tefecilik yaparak Osmanlı'nın kanını emenlerden biri de Banker Mısıroğlu idi...
İstiklal Harbi/Kurtuluş Savaşı şehitlerinin ahı tuttu.
İhsan Şener 2011 senesinde tbmm‘de benim bilirkişi olarak davet edildiği bir komisyonda İstiklal Harb diye bir harfin olmadığını, İstiklal Harbi şehitliklerinin sembolik olduğunu söylemişti.
Darısı İstiklal Harbi/Kurtuluş Savaşı kavramlarını ders kitaplarından çıkaran gayri milli eğitimsizlik bakanının başına. @zaferpartisi@zpgencresmi