Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerini kazanan yeni öğrencilerimiz hepinizi kutluyorum... Bölüm ve beklentilerinizle ilgili birkaç önerim olacak...
-Türkoloji, Türklük bilimi demektir. Edebiyattan önce Türklerin tarihi, coğrafyası ve kültürü sizin ilgi ve bilgi alanınız olmalıdır. Siz, Yakut Türklerinin beslenme kültüründen Uygurların kullandıkları alfabelere, Orhun ırmağınının bulunduğu yerden Balkanlardaki Türkçenin yayılım sahalarına kadar birçok şeyin dahil olduğu bir bilgi alanının uzmanı olacaksınız.
-Türk ve dünya klâsiklerini okumayan biri iyi bir Türkolog değildir. Bunları dört yıl içinde içselleştirerek okumayı hedefleyin. Söz konusu kitapları kütüphanenizin temel kaynakları olarak şimdiden edinmeye başlayın.
-Bölüm derslerinizin yanı sıra tarih, coğrafya, sosyoloji, psikoloji… gibi yan alanlardan da seçmeli dersler alın. İyi bir Türkolog aynı zamanda bir kültür insanı, seçkin bir entelektüeldir.
-Üniversite, “bilgi”nin “akıl” aracılığıyla nasıl kullanılacanın öğretildiği yerdir. Bu yüzden -eğitim sistemi ve kimi hocalara rağmen- “ezber”lemeyin, içselleştirerek öğrenin; uzun vadede kazançlı çıkacaksınız.
-Derslerde sanat yapma öğretilmez; yalnızca ünlü şairlerin, yazarların yazdıkları incelenir! Önceden şiiri, öyküsü, romanı olanlar bunları ilk sınıfta hocalara göstermeyin. Dördüncü sınıfta hâlâ yırtmadıklarınız varsa işte onları değerlendirin.
-Genellikle ilk iki yılda zorunlu dersler, sonraki iki yılda seçmeli dersler ağırlıktadır. İlgi ve yetenekleriniz doğrultusunda bir alt branş (Türk Dili, Çağdaş Türk Lehçeleri, Halk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı, Eski Türk Edebiyatı) seçiniz.
-Günlük, anı, deneme gibi şeyler yazın. Önceleri acemilikler olacak ama sonraları bunların edebî metne dönüşecektir. Hiç bir şey olmazsa yazı yazma olgusunu öğrenmiş olursunuz.
-Bir Türkolog için hitabet, konuşma ve diksiyon çok önemlidir. İyi bir konuşmacı olmaya çalışın.
-İlk yıl ortama alışma sürecinden dolayı bocayabilirsiniz. Bu yılı başarılı atlatırsanız gerisi gelir...
-Kendi yeteneklerinizi ve gizil güçlerinizi keşfedin, kendinizle yarışın...
Yine taşınırken akla gelen bu kadar kıyafeti ıvır zıvırı neden almışım farkındalığı 😯 #FightClub dan bir pasaj geliyor aklıma... "Evet, biz tüketiciyiz. Tutkulu bir yaşam tarzının yan ürünleriyiz."
Annem uzun zaman sonra evime geldi kitaplığıma uzun uzun bakıp bunların hepsini okudun mu dedi okudum dedim e atsana o zaman diyo WTF?? Köyüne dön İskenderiye kütüphanesini yakan sezar’ın tohumu
@noraizmm Harry biraz ukalaydı evet ( belki biraz da kendini beğenmiş) ama o kesinlikle Gryffindor'du. Düşünmeden harekete geçmek ateş burçlarının en büyük özelliği. Slytherin olsaydı plansız eylemleri olmazdı. Anlık öfkesiyle hareket etmezdi.
Bu yaşıma kadar, birinin bana ters gelen davranışının içinde “çocuk bakmanın verdiği yorgunluğun ve sinir yıpratmasının etkisi” vardı ise ve ben ona tolerans göstermediysem; gerçekten özür dilerim
@YoungWolf989@bryndensraven I think Fatih isn't blonde; his complexion is similar to his mother's and Şerif's. The difference between him and İso and Oruç will be noticeable even in their skin tone...
@gfruels Yetimliklerini en çok, Adil İso'ya tokat attıktan sonra amcasıyla bakıştığı sahnede hissettim. Hayatta olan amcası değil babası olsaydı Adil o tokatı atamazdı.
Fazla duyarlı, fazla hassas bir insan türü var. Bu insanlar beni çok tedirgin eder. Küçük bir eleştiri, yeterince ölçülüp tartılmamış bir şaka, bir ihmalkârlık... Bu insanların içinde korkunç bir canavarlığı tetikleyebilir. Nazik, narin, zarif gibi görünürler ama müthiş kindar ve kötücül olabilirler.