Doğu toplumları çocuklarına karşı nazik, sevecen ve saygılıdır. Onlara ‘"benim istediğim gibi yaşayacaksın" demez, zorbalık yapmazlar. İncitmeden, yavaşça, büyük bir incelikle hareket eder ve çocuklarının iç dünyasına -senin iyiliğin için- yazılı hediye kartıyla servis ederler emirlerini. Özlerini ve kimliklerini böyle korurlar.
Çocuklarının içine yerleşmiştir ebeveynler. Onların içine de kendi ebeveynleri. Belki de bu yüzdendir Binbir Gece Masallarının hortlakları... Hortlaklarla iç içe yaşamanın zorlukları vardır ama! Hortlaklar, zurnanın son deliği olarak melodiye olgunluk vermek yerine, gençlerin ritmini bozan yaşlılar gibi davranırlar. Bir türlü yeni bir düzen kurmanıza izin vermezler. Güzel tarafı da şudur, zaman "doğuda" hiçbir ��eyi değiştiremez. Bin yıl sonra geri gel, yine aynıdır.
Böylece çocukları icat çıkarmaz, başlarına iş açmaz, dedelerinin oy verdiği partiye kendi özgür iradeleriyle bağlanırlar.
...
Batı toplumları bencil ve çocuklarına karşı sorumsuzdur. Onlarla ilgilenmemek için: -İçinden geldiği gibi davran, -yeteneklerine, zevklerine göre seçimlerini yap derler. 18 yaşına gelince "ayda 200 Euro karşılıksız kültür bursu" verip, ne olduğu, niteliği, soyu sopu, nereli olduğu bilinmeyen sanatçı, yazar, çizer takımının insafına terk ederler çocuklarını. Rahata öyle alışmışlardır ki hâlâ yeni bir taktik geliştiremediler. Onların yetiştirdiği sorumsuz, şımarık çocuklar her gün yeni bir icat çıkarıp dünyanın düzenini bozdular. En hafifinden, iki yüzyıldır böyleler.
https://t.co/Rx052RzgHp
Herkes Erdoğan’in kazandığını konusuyor.
Bazi isimler zaferden bahsediyor, bazıları CHP liderinin istifasını da dile getiriyor. Yarış bittikten sonraki bakış açışı ve kişisel yorumlar bunlar.
.
Bense hala nasıl kazandığını sorguluyorum?
Kanımca, vicdan sahibi her insan önce şunu sorgulamalı: eşit koşullarda yapılan, adil bir seçim süreci mi yaşandı ? Kesinlikle hayır; devlet imkanlarının dınırsız akıtildığı, sahteciliğin, yalanın, montajın, iftiranın, korkutmanın, yasağın ve engellemenin olduğu bir yarış…
.
Cesaretle önce bunun tespitini yapıp, daha sonra cümlenin devamını getirmek gerekir. Kendine gazeteci diyen isimler korkudan ve ikbalden bunu dile dahi getiremiyorlar. Sorgulamayı da gereksiz görüyorlar. Kaşımaya gerek yok!
.
Soru gelsin o zaman: Erdoğan alnının teriyle tam anlamıyla hak ederek mi kazandı? Ya da koşullar iki aday için de eşit olsaydı sonuç değişir miydi? Bilmiyoruz.
.
Ve bu yüzden buraya yazıyorum: sonuca saygım var, Erdoğan’a hayırlı olsun diyorum. Çok istiyordu; o zaman kendi bozdu kendi düzeltsin. Ama tebrik etmiyorum. Çünkü adaletsiz bir seçim süreci gözümün önünden akıp geçti. Hem montajları, sahteciliği, yalanları yani adeletsizliği yani kazanmak için yapılanları göreceğim hem buna “zafer” diyeceğim bir de tebrik edeceğim. Tüm insani özelliğimi ve olumlu kavramları ters yüz etmis olurum. Sonuç böyle ise geleceği birlikte yaşar görürüz. Kaldığım yerden aynen yola devam! Günah olan şeylerle kazanmak mı? Yoksa helalinden kaybetmek mi? Bu da birileri için kafalarına takınti olsun.
Bir yöneticide olması gerekenler fazlasıyla var. Sağduyu, dinleme becerisi, tutarlılık.. benim de boyle dusundugum bir donem olmustu, yanıldıgımı tekrar gördüm.
Kılıçdaroğlu, TRT konusunda mevzuyu artık ironiye vurmuş "Tarafsızlığıyla dünyaya ün salmış TRT'den Erdoğan'a sesleniyorum... Bu konuşmayı TRT istediği için değil kanunen mecbur oldukları için yayınlıyorlar."
Sonuna kadar dinleyin.
TRT'ye açık çağrımdır:
Bugün cumhurbaşkanının "Ama montaj, ama şu ama bu" ifadelerinden sonra @kilicdarogluk'na açık bir söz hakkı doğmuştur. Osman Öcalan'ı bile ekranlarınıza çıkarmaya utanmayan sizler, unutmayın ki bu ülkenin vatandaşlarının vergileriyle oradasınız.
Kemal Kılıçdaroğlu'na söz hakkı vermek zorundasınız @trthaber@trt1 #KilicdarogluTRTye
@Darkwebhaber Ogan'ın kitlesi zaten AKP'e en az bir seçimde oy vermiş, bu sefer vicdanı tam elvermese de kalbinin derinliklerinde :) rte'e sempati duyan secmen. Bunu atlamayalım, milliyetcilik gorunurdeki motivasyon, bir de dile getirmedikleri var. Ben sahsen sasırmadım bu sonuca.
@Canan_Kaftanci Bekledigimiz bir sonuc 😊 o nedenle ulusal kanallara çıkması engelleniyor ya zaten...mesela aktif sosyal medya kullanan iktidara oy veren kesim acaba durup bu adaletsizlikle ilgili düsünüyor mu? İnsan merak ediyor...
Babala Tv’de bulunan gazeteci arkadaşlarımdan programda her türlü sorunun özgürce, çatır çatır sorulduğu haberini aldım.
Birkaç trol “tiyatro” yazmış…
Neymiş alkışlanmış konuk.
Konuk olan herkes alkışlandı.
Normal değil mi bu?
Ne olursa normal olur? Yuhlansın mı, taşlansın mı konuk?
Tiyatroysa, iki lider TRT’ye çıksın tartışsın. Olmaz…
Kemal Kılıçdaroğlu tek başına TRT’ye çıksın. O da olmaz.
Yav siz tv kanalınızdaki yayında, ekranda gösterdiğiniz oy pusulasından Kılıçdaroğlu’nun adını, fotoğrafını silip “diğer aday” yazacak kadar siyaset tarihinde görülmemiş bir nezaketsizliğe imza attınız.
Ne olursa normal olur?
Ne istiyorsunuz?
Emeğine, çabana sağlık @OguzhanUgur 👏👏
@avsevgikilic Cok uzuldum cok. Inanmak istedigine inanıyor insan nihayetinde. Keşke anlayabilse herkes ak partinin dinin teminatı olmadıgını. En cok da bu algı bozuyor gerçekleri görmeyi.
@canitti AKPnin en yuksek oy aldıgı sehirlere inip, köy köy kapı kapı gezmek lazım. Yani muhalefetin yapması gereken bu. Çünkü onların ahaber, show, kanald vb leri dısında girdi alabilecekleri bir kaynak yok.
AKP'nin erişim yasağı getirdiği haberler
- Süleyman Soylu’nun kuzeninin 15 TL'lik ürünü SGK'ya 1.000 TL’ye sattığı haberi
- Berat Albayrak'ın Rıza Zarraf'a hesap açtırdığı ve Zarraf'ın 800 milyon $ rüşvet dağıttığı haberi
- Bilal Erdoğan'ın arkadaşlarınn aldığı ihale haberine
Sevgili dostlar, ben özellikle son yıllarda hızlıca artan;
liyakatsizlik
adaletsizlik
eşitsizlik
yandaş kayırma
tekelci zihniyet
eğitimsizlik
yalan ve iftira
yozlaşma
sahtekarlık
yolsuzluk
umutsuzluk
utanmazlık
neşesizlik
özgürlüklerin kısıtlanması
farklılıklara saygısızlık
insan hakları ihlalleri
ülkeyi terkeden genç beyinler
dünyadan ayrışma
dış güçler safsatası
körüklenen aşırı milliyetçilik
değer yargıları kaybı
çevre ve doğa katliamları
nefret dili ve kutuplaşma
ekonomik çöküş
kontrolsüz mülteci akını
partileşen devlet
yükselen gericilik
baskı ve korku iklimi
gibi konulardan rahatsızım. Bu ülkenin güzel insanları için rahatsızım aslında. Çünkü bunların tek tük olduğu eşitliğin, adaletin, sevginin, birliğin, mutluluğun, üretmenin, paylasmanın, bolluğun, huzurun ve neşenin yüksek olduğu bir ülkeye layık insanlar olduğumuzu düşünüyorum. Bu toplumun sadece doğruyu görmesini ve aslında daha iyi yaşamanın hakkı olduğunu anlamasını istiyorum! İstiyorum daaa... Dün gördüm ki ülkemizde %50 bu durumdan memnun ya da böyle görmüyor. Başka öncelikleri var. Belki onlara yaşatılanlardan, belki inandırıldıkları yalanlardan, belki zor kazandığını kaybetme korkusundan, belki de farklı sebeplerden dolayı güvenmiyorlar asla başka birine...Geri kalan %50 ise
istekli ve umutlu şekilde her şeçim motive oluyor ama bundan daha fazla ne yapılması gerektiğini ve nasıl olacağını (liderler dahi) malesef çözemiyor, bilmiyor.
Peki ben biliyor muyum? Bir tek bildigim şey bu halkın heyecana, yenilige ve daha fazla çabaya ihtiyacı olduğu. Tamam da nasıl? Dur bakalım, kafam da var bişeyler. Siz de düşünün, sonra konuşalım. Hepinizi seviyorum. ❤️🇹🇷