İYİLEŞMEK
Hepimiz bir yerde görülmeyi bekleriz. Biri bize baksın, ne demek istediğimizi anlasın, bizi düzeltmeye çalışmadan olduğumuz gibi kabul etsin isteriz. Ruhumuzdaki yaraların çoğu, bu bekleyişin karşılıksız kaldığı yerde açılır.
Çocukken yaşadığımız incinmeler, boğazımızda kalan sözler ve kimseye göstermediğimiz korkular zamanla kendimize dair bir hikâyeye dönüşür. Sevilmeyi hak etmediğimize inanırız mesela. Kimseye tam olarak güvenemeyiz. Ya da aynı acıyı başka yüzlerle, başka ilişkilerde yeniden yaşarız.
Bence iyileşme, kendi hikâyemize bir gün başka bir gözle bakabildiğimizde başlıyor. Bu çoğu zaman tek başına olmuyor. Sabırla dinleyen, acele etmeyen birinin yanında, yıllardır kendimizden bile sakladığımız duygulara yavaş yavaş yaklaşabiliyoruz. Anlaşıldığımızı hissettiğimiz an, içimizde çoktandır kapalı duran bir kapı aralanıyor. Bize gösterilen şefkat zamanla kendi iç sesimize karışıyor. Sonra bir gün kendimizle de aynı yumuşaklıkla konuştuğumuzu fark ediyoruz.
Birinin ruhuna yaklaşmak, onun hayatının bütün karmaşasına saygı duymayı gerektiriyor. Her acının kendi dili, her hayatın arkasında görmediğimiz bir geçmiş var. Değişmek isteyip de eski yarasına tutunan çok insan tanıdım. Aynı şeyi kendimde de gördüm. Alıştığımız acı, hiç bilmediğimiz bir hayattan daha güvenli gelebiliyor. Böyle zamanlarda belki yapılacak en iyi şey beklemek. Yargılamadan dinlemek, karşımızdakinin kendi hakikatine kendi adımlarıyla varmasına izin vermek.
Bana kalırsa iyileşme büyük anlarda değil, küçük karşılaşmalarda saklı. İçten bir ilgide, tam zamanında sorulmuş bir soruda, birlikte taşınan bir kederde. Başkasının hayatını kendi doğrularımıza göre biçimlendirmeye kalkmadığımızda, onun kendi sesini bulmasına yalnızca eşlik ettiğimizde gerçek bir yakınlık doğuyor. Birine verebileceğim en değerli şeylerden biri, onun kendisi olabileceği kadar güvenli bir yer açmak. Çünkü kendisini anlayan birinin yanında, zamanla kendini anlamayı da öğreniyor insan.
"Hâlimi kabul geldi, çok da umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum..."
Yazar Şule Gürbüz, bir sanat diline kavuşma yolculuğunu hayata dair şu sözlerle anlatıyor...
Sanatçının Şehri, tüm bölümleriyle TRT 2 YouTube kanalında!