Yetişkinlikten bir şey öğrendiysem o da budur. Her ne olursa olsun ağlasan da zırlasan da kalkıp devam ediyorsun. Çünkü sen üzgünsün diye dünya durup seni beklemiyor maalesef
İş mi gelecek, kavga mı edeceksin, tanımadığın birinin seni tanıyorum iddiası karşısında tanıyormuş gibi mi yapacaksın, eski manita, eş mi arayacak milisaniyede 1 ton endişe oluyor ve o telefon hep açılıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suç işlemiştir:
Soruşturma evresi, iddianamenin kabulüyle sona erer. Mahkemece henüz kabul edilmemiş olan çuval iddianamenin bitpazarına düşürülmesiyle, TCK, m. 285’de tanımlanan suç işlenmiştir!
Kendilerine vakit ayırıp yarattıkları dingin ortamların keyfini çıkarabilen insanlara o kadar özeniyorum ki. Ben ne yaparsam yapayım kafamın içinde beni paniğe iten bulunduğum andan keyif almamı engelleyen düşüncelerle boğuşuyorum, hiçbir ana sığamıyorum hep bi telaş içindeyim
Bugün biri aradı numaramı bi tanıdıktan almış, iki sene önce trafik kazası geçirmiş, beyin kanaması falan 2 ay yoğun bakım, çok ağır yaralanması var. Hasar danışmanlık şirketinden bi avukata vekalet vermiş, avukat geçen sene 850 bin tazminat almış(poliçe limiti dahilinde, kalanı için dava açılabilir.) sonra ortadan kaybolmuş, yurtdışında olduğu söyleniyor. Kız perişan, avukat ortada yok, para gitti. Arkadaşlar lütfen şu insanlara imkan vermeyin, kendi avukatınızı kendiniz araştırıp bulun, hasar danışmanlık adı altında sizi sömürenlere izin vermeyin.
Ece Üner, Ali Erbaş’ı adeta yerin dibine sokmuş:
“42 ülkeye 100'den fazla yurt dışı gezisi yapıp, dünyanın çevresini 13 kez dolaşmasına rağmen 8 yıldır makamına sadece 7.2 km uzaklıkta olan ANITKABİR'e tek bir kere gitmemiş bir nankör olarak biliriz.”