@aforizmacburger@Avussos@aysesucu Arkadaşı yargılayan ve hapse yollayan ben değilim. Benim inancım ortamı terk etmemi emrediyor (Nisa suresi 140. ayet), ben sadece onu yaparım.
@Avussos@aysesucu Yapılan mizahın maksadı ülvi :) düşüncelere yönlendirmek mi yoksa kutsal kitabı alaya almak mı, kimse başını kuma gömmesin. “Kuran’ı Kerim’in son kitap” olmadığı cümlesini hoş gören kırılgan olmayan iman sahibi (!) birini görürseniz ondan koşarak uzaklaşın.
@Avussos@aysesucu Dinler sorgulanabilir ama mizahı yapılamaz. Mizahı yapılacak onca şey varken neden insanları en nazik noktalarından incitmeye çalışıyorsunuz?
@AstroDedikodu Pınar’ın filtreli fotosunu koyup saçma sapan iddialarda bulunmuşsunuz. Kadının yaşça büyük olduğu ilişkiler mümkündür ama sağlıklı değildir bunu herkes bilir.
AOÇ'ye yeni bir hançer: Medipol Üniversitesi Kampüsü
Ankara'nın batı yönüne doğru vahşi büyümesi devam ediyor. Bunun son örneği Medipol Üniversitesi'ne Eskişehir Yolu - Sabancı Bulvarı arasında Ümitköy Kavşağında tahsis edilen 403 bin metrekarelik arazi oldu.
ODTÜ, Bilkent, Hacettepe kampüsleri burada. Neredeyse tüm bakanlıklar Eskişehir Yolu üzerinde inci gibi dizilmiş. MİT yeni taşıdı. Yakın zamanda MSB, Genelkurmay ve tüm kuvvet konutanlıkları yine buraya taşınacak. Dışişleri Bakanlığı'nın devasa kampüsü de inşaat halinde. Hergün onbinlerce hasta ve aracı ağırlayan Bilkent Şehir Hastanesi de cabası. Şehir Hastanesi ile Medipol kampüsünün arası kuş uçuşu 2 km!
Zavallı Eskişehir Yolu sahip olduğu üç şeritle tüm bu yükü çekmeye çalışıyor. Bu arada Beytepe, Beysukent, Ümitköy, Çayyolu, Koru, Konutkent, Bağlıca, Yaşamkent, Alacaatlı, Dodurga, Turkuaz, Yapracık... diye devam eden bölgede yaşayan en az 500 bin insanı da hesaba katalım...
Tüm bu curcunanın, sabah ve akşamları çekilmez hale gelen trafiğin, yetersiz toplu taşımanın, yüksek binaların ortasına bir de getirip torpilli özel hastanenin üniversite kampüsünü dikiyorlar. 403 bin metrekarelik yemyeşil, kent sakinlerinin nefes alabileceği bir mekan olarak tasarlamak varken...
Sahi bu hastanenin torpili nereden geliyor? Ankara Garının tescilli binalarından bazıları da onlara verildi. Şimdilerde Sıhhiye'deki tarihi Hıfzıssıha Kampüsüne de talip oldukları konuşuluyor.
Atatürk'ün mirasının bu derece hor kullanılması, 1. derece SİT alanının plan değişikliği ile yok edilmesi, insanların günlük hayatının, ferah bir kent yaşamının umursanmaması, başkentin tüm olanaklarının rant için tüketilmesi kabul edilemez.
Hükümetin plan değişikliğini başlangıçta mahkemeye taşıyan sonrasında ise davadan çekilen ABB yönetimini de bir kenara not etmek gerekir.
Elbet bu günler geçecek. Ankaramızı, Başkent olmanın ağırlığına yakışır ve içinde yaşayan milyonlarca insanın huzurunu önceleyecek şekilde planlayacağımız günler yakındır.
Kamu görevlilerinin sanal kumar, bahis, kaldıraçlı kripto ve borsa batağına saplanmalarının temel nedeni; yapacak pek işlerinin olmayışı ve bu nedenle vakitlerinin çoğunu boş geçirmeleri…
Devlet kamu görevlilerine hatırı sayılır bir maaş vermesine rağmen, günlük mesai saatlerini dolduracak kadar iş vermiyor.
Malum, şeytan öncelikle bolca boş vakti olanlara musallat oluyor.
Böylelikle kolay kazanılan para bu yollarda kaybediliyor.
Haftada 6 gün nefes almadan çalışan, aldığı her kuruşu fazlasıyla hakeden ve yorgunluktan evine zor giden kişi, parasını hiç böyle batak yollarda harcar mı?
Uzun yıllara yayılan araştırmalarım ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum modern dünyada en muhteşem hayatı 1985-1998 yılları arasında 20’li yaşlarını geçiren nesil yaşadı.
Aksini iddia edenle sonuna kadar tartışırım.