@abilercokomel@iamares7 Bilmediğiniz ve yaşamadığınız deneyimler hakkında ne kadar da güzel sallıyorsunuz. Önü açık kadınlar plajında tekneyle gelip dikizleyenleri çok gördü bu gözler.
Memleketi ite köpeğe teslim edecek değiliz. Bizim gidecek başka yerimiz yok. Vatanını, dinini, milletini seven uyanık olsun.
@AltayCemMeric hoca konuyu açtıkça bizde soruyoruz, bunlar kimin evladı?
"Bir şehidin ardından bin direnişçi gelir"
Filistin'de İsrail barbarlığına karşı hürriyet mücadelesi veren İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Askeri Sözcüsü Ebu Ubeyde şehit oldu.
Hamas, yeni sözcünün yer aldığı bir video paylaşarak ümmetin sesinin şehadet makamına erdiğini açıkladı.
Rica mica etmiyorum
Yoruma
#WeAreMadleen 🇯🇴
Yaz kardeşim diyorum.
Zaten
Devenin poposunu
yağlamaktan başka
bir halta yaradığımız yok 😌
Hiç olmazsa
Azıcık gürültü çıkarıp
O gemiyi tehdit eden
Terörist İsrail'e
Haddini bildirelim
Hayde canlar
Yüklenin..👇
#WeAreMadleen 🇹🇷🇯🇴
Dücane beni kastederek “embesil” demiş.
Dücane’nin bu pejoratif üslubu Celalgillerden transferdir. Yıllarca bu hakaretleri duyup cevap verememiş, sonrasında ise kendine hakaret eden tarafa yaranmaya çalışarak sınıf atladığını zannediyor.
Eh şimdi sınıf atladığını sanıyor ya, öykündüğü ‘sınıfın’ üslubunu tercih ediyor. Celal bunun karşısında da saçmalamıştı, bir kaç kesit görmüştüm. Bu da kekeme kekeme onaylayarak geçmeye çalışıyordu. Acıklı bir sahneydi.
Kendini çok zeki sanması da o tarafa atladığını düşündüğünden, koca bir ömre 50 sene sonra okunacak tek bir eser sıkıştıramamış bir profil için fazla iddialı aslında.
En büyük entelektüel başarısı 80-90’lı yılların etimoloji üzerine kurulu çıkarımlarına, dostlar kıraathanesi anılarını ekleyerek oluşturduğu laf salatasını felsefe gibi pazarlayabilmek.
Mütevazi olmam gerekirse, sanıyorum ki uyurken bile bunun hiçbir zaman ihtişam gösterememiş midwit zihninden daha rafine şeyler üretiyorumdur.
Fikir namına Celalin ağzından yemeyi sevdiği cinsten şeyler dökülür, Dücane ise o ürünü bile veremeyen, yıllarca sürmüş destansı bir ıkıntıdır.
“Bizim” hümanist takılan “sanatçılara” örnek olsun !
Imagine Dragons isimli müzik grubu, İsviçre'nin Zürih Letzigrund Stadı’nda verdiği konserin finalinde Filistin bayrağı açarak hayranlarını selamladı. 🇵🇸
Filistin meselesi siyasi değil, insani bir meseledir !
Artık haddini bil!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye’ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır.
Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik.
Türkiye’yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik.
Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel’dir.
Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel’dir.
Haftalardır dış güçlerden medet uman, “terk edilmiş hissediyoruz” diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel’dir.
Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel’dir.
Kendi kişisel hırslarını, komplo teorileriyle harmanlayıp siyaset kisvesi altında sunan bu zihniyeti reddediyoruz!
Biz, milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Bir tarafta istedikleri tepkiyi göstermediği için Chp’li Belediyeler tarafından gösterileri iptal edilen Gökhan Ünver diğer tarafta Ak Parti’li seçmene o****pu dediği halde (Melek Mosso) konser verdirmek isteyen Ak Parti Belediyesi.
Artık kime kızıp, neye şaşıracağımıza da bilemez olduk.
Kardeşler size 2023 seçim anketlerinin neden hep tekdüze ve yanlış olduğunu anlatayım. Oradan baya bir şeyi anlarsınız inşallah.
Şimdi bu attığı kurum Metropol. 14 Mayıs seçimlerinden 3 gün önce bir seçim anketi yayınladılar. %49,1 alıyordu Kemal Kılıçdaroğlu.
%49,1 şöyle bir orandır. Umutlandırır, şevklendirir ve birinci turda kıl payı kaldığını düşündürerek kamuoyunu konsolide eder. Zaten öyle oldu. Burada olanlar Muharrem İncecilerin halini hatırlar.
Peki tüm Türkiye’nin gözünün üstünde olduğu bu ankete ne oldu ? 3 gün sonra açıkça yanlış çıktı. Hem de az buz farkla değil.
Peki bu olgusal yanlış bir politika ile uyumlu muydu ? Evet.
Şimdi bu attığı anket de aynı şirkete ait. Sonucuna göre ortalama AKP seçmeninin başörtüsü serbestliğinden yana olmama oranı ortalama CHP seçmeni ile aynı.
Sağınızda solunuzda gördüğünüz insanları düşünün, sizce bu gözlemle uyumlu mu ? Benimki ile değil. Hatta alakası bile yok.
Ne zaman yapılmış bu çalışma ? 2021. Helalleşme vurgusunun ve endişeli muhafazakarları ürkütmeyelim döneminde.
Peki sağduyu ile uyumsuz olan bu veri bir politika ile uyumlu görünüyor mu ? Evet.
Bu veriyi paylaşan şirket daha önce çok daha fazla insanın dikkat edeceği bir çalışmada aynı politika ile paralel olgusal bir hata(!) yapmış mı ? Evet.
İşte mesela ben sipariş olma ihtimali böylesi güçlü olan bir şeyle kendi sağduyumu ve gözlemimi terketmem. Çoğu insan da terketmez ama bunların attığı şeyle uğraşmaz “n’alakası var?” der geçer ve haklıdır.
Şimdi işin netameli kısmına gelince benim bile bile yalan söylediğimi söylemiş. Oysa bu twitte bile bile söylenen tek yalan var. O da benim bile bile yalan söylediğim iddiası.
Zira twitimde “hala” yazdığım için kısa sürede bunun manipülatif olacağını düşünerek sildim. Bunu yorumla bu arkadaşa da yazdım. Yani biliyor sildiğimi ve neden sildiğimi. Ancak bile bile yalan söylüyor.
Ben bunların benim resmimi atmak gibi haraketlerini çocukluklarına ve çiğliklerine veriyordum. Ancak dün hakkımda twit giren 6-7 eş zamanlı hesapla beraber girdiler. Bile bile yalan söyleyerek insanlarda algı tortusu da bırakmaya çalışıyorlar. O yüzden twitin başına “bile bile yalan” yazıyor zira insanlarda o tortu kalsın istiyor.
Ben dünkü saldırının talimatlı ve sipariş bir twit ağından geldiğine kani oldum. En azından zannı galibim bu yönde. Bu twiti de bunun için yazdım zira bunların entelektüel açıdan cevap verilecek bir yönleri yok.
Ben de yıllar önce de söylediğim gibi trol olduğunu anladığım kişilerle tartışmam.
Size bu ülkenin sosyolojisini anlatan bir numuneyi EsLab üzerinden örneklendireyim ;
Firma ilk kurulduğundan beri hükümete yakın olduğu düşünülerek ara ara linçlenir.
Muhafazakar tayfa da sahiplenmez. Zira sandığınızın aksine muhafazakarların ciddi bir kısmı sert partici değildir.
Ama ne zaman ki saldırının öz yaşamlarına, kişiliklerine vs olduğunu hissederler. Sahiplenmeye başlarlar.
Bunun için de fazla bir şeye gerek yok. Zaten kendi haline bırakıldığında saldırganlaşan, karşısındakinin hayatına zerre kadar saygı duymayan bir kitleyle muhataptırlar.
Seçim floodunda ifade ettiğim gibi o taban saldırganlaştıkça burası konsolide olur. Sonunda burası kazanır. Dolayısı ile o taban düzelmeden Türkiye’de siyaset konuşmak boş iştir. Zira dinamik belli. Hep bu şekilde çalışır.
Bu boykottan bir şey olur mu ? Hiçbir şey olmaz. Sert uygulayabilseler, muhafazakarlar daha fazla sahip çıkar. Daha kalabalıklar, firma kâr eder sadece.
Türkiye’de siyasetin gerçeği kimi sevdiğinizden çok, kimin sizi sevmediği üzerine kuruludur.
Akp’ye 23 yıl seçim kazandıran mekanizma da budur.
Aptala anlatır gibi anlatalım.
- Yakında bir seçim mi vardı?
+ Hayır.
- Önceki seçimde son ana kadar aday belirleyemeyen muhalefet, seçime 3 yıl varken neden tek/malum kişi üzerinden (üstelik daha güçlü adayları yoksayarak) alelacele bir seçim çalışmasına başladı?
+ Çünkü operasyonun geldiği çok iyi biliniyordu.
- Derdi gerçekten iktidara gelmek olan CHP, bu olay sonrası çıkıp 'şu kişi yeni adayımızdır' dese seçimi kazanabilir mi?
+ Verilecek duygusal tepki oyları ile beraber %90 evet.
- Yani bu operasyon, iktidarın kendi siyasal çıkarlarına zarar verdi/göze alındı mı?
+ Fazlasıyla.
Peki,
Diploma iptal edildiğinde dahi 'diploma umrumda değil, milletin tapularını alacaklar tapularını, tapular önemli' diyen,
Kısacası panik halinde olduğu için esas sırrı/derdi devamlı ağzına vuran,
Bu da yetmezmiş gibi İstanbul'u 6 yıldır adeta özerk/şahsi bir yapı gibi yöneten bir kişinin esas derdi gerçekten millet olabilir mi?
Asla.
Net konuşuyorum.
Sokağa inenler veya inmeyi düşünenlere sesleniyorum:
Karşınızdaki çete sizi kendi suçlarını örtmek için kalkan yapmaya çalışan bir mirasyedi yapılanmasından başka birşey değildir.
Emin olun ki muhalifler olarak umurlarında dahi değilsiniz ve hiçbir zaman da olmadınız.
Sizler şu an (tıpkı bir strateji oyununda olduğu gibi) başka bir hamle/çıkış yolu kalmadığında en son sahaya sürülen intihar bombaları olarak görülüyor ve kodlanıyorsunuz.
Eğer ısrarla bu çetenin/kişinin inşaat malozu olmak istiyorsanız, siz bilirsiniz.
Ancak şunu unutmayın ki:
Dosya içeriği ortaya çıktıkça, fazla değil bundan sadece 1 ay sonra 'keşke bu kadar duygusal davranmasaydık, resmen koyun gibi güdülmüşüz' diyecek ve ana muhalefetin sizin gerçek kaygılarınızı zerre kadar umursamadığını yine/yeniden anlayacaksınız.
Malum kişi/gündem hakkında ilk defa konuşacağım ve bu son olacak.
Sen kimsin?
Ortada bir seçim mi var-dı?
Ortada bir darbe mi var-dı?
Yoksa ortada bir başıboşluk falan mı var-dı?
Sen burayı Venezuela, kendini de Guaido (paralel cumhurbaşkan) falan mı ilan ettin?
Sen sadece ama sadece bir belediye başkanıydın ve 6 yıldır görevinin haricindeki herşeye-heryere elini uzattın.
Paralel Devlet girişimi öyle mi?
Azıcık hayat tecrübesi olan, azıcık insan sureti okuyabilen herkes senin 3 dakika ahvalini izlese,
Türkiye Cumhuriyeti için en büyük beka sorunlarından biri olduğunu anında anlar.
Senin o varoşluğun, sonradan görmeliğine bağlı hadsizliğin; yapılan harici/eğreti makyajlar ile sıvanır mı zannettin?
Türk devleti tarihinin en kritik döneminde,
Adeta devasa bir savaş/sıçrama hazırlığı yaptığı bu süreçte,
Türk devletini sen ve seni (salt Anti-Tayyip ekseninde) destekleyen basiretsizlere kurban eder mi sandın?
Sana İstabul yetmedi,
Kaldırdığın milyarlarca dolarlara (bilinmesine rağmen) ses edilmedi.
Ama sen ısrarla tüm Türkiye'yi 'birilerine' peşkeş çekmeye kalkışıyorsun öyle mi?
Tekrar ediyorum; sen kimsin?
Aslında sen (seninde çok iyi bildiğin üzere) seni o omuzundan tutup içeriye çeken ellerin sahaya sürdüğü sadece bir maşadan ibarettin ve nihai de bittin.
Yau şu videoya cevap verilmek zorunda olunması gerçekten ülkenin seviyesi açısından kötü bir gösterge. Bununla sadece dalga geçilmesi lazım.
Bilim adamı olarak Allah’ın varlığına nasıl bir veri arıyorsun kardeş ?
Kontrollü deney yapıp bir tarafa masa diğer tarafa X koyup “Aaa X Allahmış” denilmesini mi bekliyorsun ?
Allah ağaç, taş olmadığı sürece bilimin konusu değildir. Bilim de bu yüzden kendi başına insan hayatı için yeterli bilgiyi üretmez.
Yok bilimin cevap veremediği noktalarda metafiziğe geçeceksek bu da zaten bilimin konusu değil.
Ahlakın gerekliliği hakkında bilimsel veri olmaz.
Maddenin gelgeç mümkün varlığı zorunlu varlığa felsefi olarak delildir. Felsefe bilmiyorum diyorsan felsefenin konularında “bir bilim adamı olarak” cümlesi kilise atfından başka anlam ifade etmez.
Bu bir çeşit modern dindir, “bir bilim adamı olarak” cümlesi de şeyhlik iddiasından ibarettir.
Bu kahramana iyi bakalım: Dr. Hüssam Ebu Safiyya.
İşgalci ailesini katletti, kendisini drone saldırısında ağır yaraladı.
Durur sandılar ama durmadı. Vazgeçmeyeceğini dünyaya haykırdı.
Şimdi İsrail’in işkence kampında. Akıbeti belirsiz.
Şüphesiz ki ümmet olmasa da kuyudaki Yusuf’un Rabbi yanında.