1.İnönü Muharebesinin 105.yılı sebebiyle İstiklal Mücadelesi Araştırmaları Derneği ve İnönü Havacılık Spor Klübü, İnönü Tren İstasyonundan, muharebenin kaderinin mühürlendiği Poyra sırtlarına, 174.Alay 1.Taburundan izinden 2 km.lik bir anma yürüyüşü ve şehitlerimizi için mütevazi bir tören yapılacaktır. Toplanma 11 Ocak 2026 Pazar günü saat 10:00 da İnönü İlçesi THK Sosyal Tesislerinde olacaktır. Gelmek isteyenlerin instagram veya X hesabından İstiklal Mücadelesi Araştırmaları Derneğine müracaat etmeleri yeterlidir.
Yeni Program | İŞİN DOĞRUSU -1-
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı cepheleri konusunda ayrıntılı çalışmalar yapan, pek çok esere imza atan @gelibolu2015 Dr. Tuncay Yılmazer konuğumuz.
Programın birinci bölümünü lzlemek için tıklayınız 👇
https://t.co/4FlGPqd7sW
Nablus'ta ilk saldırılar 16 Eylül 1918 de 4. Ordu cephe gerisine sızan İngiliz ve Arap güçleri tarafından Deraa ve çevresindeki istasyonlara/karakollara yapılmıştır. Amaç Yıldırım karargahının kafasını karıştırmaktı.
18 Eylül 1918 de 7. Ordu'ya, ama asıl büyük saldırı süvari ve ağır topçu desteğiyle sahilde Tabsor bölgesinde konuşlu 8. Ordu birliklerine olmuştur. Cephe kısa sürede çökmüş, yolu açılan İngiliz ve Avustralyalı süvariler Yıldırım Karargahının bulunduğu Nasıra'yı hedeflemişlerdir.
7.ORDU BİRLİKLERİ Kudüs nablus yolu etrafında BULUNDUKLARI MEVZİLERİ KAHRAMANCA SAVUNMUŞ, İNGİLİZLER saldırıdan 3 gün sonra 21 Eylül 1918 sabahı Nablus'a girebilmişlerdir.
20 Eylül öğlen Nasıra'nın düştüğü, Liman Paşa'nın Nasıra'yı terkettiği haberi gelince Nablus 7. Ordu karargahı çember altına alınmamak için geri çekilme emri vermiştir. Geri çekilirken de 4. Ordu'ya gerekli bilgiler verilmiştir. Türk birlikleri 21 Eylül sabahı Nablus'u terk ettiler.
Dolayısıyla 7. Ordu'nun konuşlandığı Samaria tepelerinden Cevat Rıfat Atilhan'ın iddialarının aksine tek kurşun atmadan, haber vermeden çekilmesi söz konusu değildir. (Cevat Rıfat'ın iddiaları -mış -mış üzerinedir) 7. Ordu çekilmesi ilgili kendi şahit olduğu yoktur.
Neden artçı muharebesi yok?
Olmaz olur mu? İngilizlerin saldırısından sonra Batı Şeria vadilerinde göğüs göğüse 3 gün boyunca çarpışma var. Musmus geçidinde, Nasıra içerisinde, Bisan köprüsü civarında, Irbid civarında ve Tafasta Arap güçleriyle çarpışmalar var.
İyi de neden 560 km? Hem de 38 günde?
Nablus'ta saldıranlar sadece İngilizler olsaydı bu kadar geri çekilme söz konusu olmazdı.
Çöl toprağında kuvvetli direnek noktaları kurmak çok mümkün değil. En önemlisi Kuneytra'da da Arap kökenli Ali Rikabi Paşa ihanet edip İngilizler safına geçti. Sasa-Şam yolu İngiliz-Anzak süvarilerine açıldı.
Nablus muharebesinin ne yazık ki gündeme getirilmeyen en acı günü Şeria ırmağı doğusunda 4.Ordu'nun neredeyse %90ının Emir Faysal komutasındaki Arap ordusu tarafından yok edilmesi, cephe gerisindeki bedevi aşiretlerin, şehirlerin Şam, Hama, Humus, Halep isyan etmesi, geri çekilen Türk birliklerinin neredeyse artık düşman toprağında olmalarıdır.
Esasen Nablus İngiliz değil İngiliz + Emir Faysal yönetimindeki Arap güçlerinin saldırısıdır.
Kahramanlık sadece zaferlerde olmaz. 7. Ordu ile ilgili iddialar AŞAĞILIK İFTİRADIR. Allah Filistin'deki tüm şehit ve gazilerimizden razı olsun.
Kaçmadılar, kahramanca çarpıştılar. Dera-Şam yolunda ne katliamlar yaşandı!
Kurtulan birliklerimiz Milli Mücadelenin çekirdeğini oluşturdular ama sözüm ona "dindar" torunlarının bu yenilgiyi çarpıtıp "kurşun atmadan kaçtılar, İngilizlerle anlaştılar" diye iftira atabileceklerini tahmin edemediler.
#1DSnotları
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bir şekilde Türk İstiklâl Harbi’ne katılan ve destekleyen herkesi saygıyla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
103 yıl önce 26 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa emrindeki Türk Ordusu Büyük Taarruza başladı. Büyük gün kutlu olsun. @MurettepMufreze ve @HarpCografyasi arazide hem anma he de anlatım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Takip etmenizi tavsiye ederim.
@feritbakir@MrMrtVrl Hocam çok yüksek ihtimalle 3.Grup denetlemesi. Çünkü Albay Arif ve Kurmay Başkanı Binbaşı Muharrem Mazlum Iskora orada. Ayrıca Cephe Harekat Şubesi Müdürü Bnb. Tevfik Bıyıklıoğlu da var.
📜 Sakarya Meydan Muharebesi – Yunan İleri Harekâtı, 6.Gün (19 Ağustos 1921)
19 Ağustos 1921, Sakarya Meydan Muharebesi’nde hem Yunan hem Türk orduları için dönüm noktasıydı. Yunanlar ileri harekâtla kuşatma niyetindeyken, Türk tarafı savunmasını yeniden şekillendiriyordu. İşte o günün gelişmeleri ⬇️
Yunan Ordusu’nun Harekâtı
Yunan ordusu, Sakarya’nın güneyine geçti.
Kolorduların durumu:
2. Kolordu:
5. Tümen: Tuller ve Uzunbey çevresine yerleşti
13. Tümen: Yüzükbaşı batısındaki tepelere
9. Tümen: Adakasım’da toplandı
Süvari Tugayı: Kürttaciri’de
1. Kolordu:
1. Tümen: Çakmak Köprüsü’nden geçerek Köseler’e
2. Tümen: Musluk Boğazı
12. Tümen: Balıkdamı üzerinden Renkoğlu’na
3. Kolordu:
10. Tümen: Balıkdamı
3. Tümen: İstiklal Bağları
7. Tümen: Yerinde kaldı, keşif yaptı
💡 Mihalıççık Koruma Grubu, 7. Tümen’e bağlandı.
📍 Afyon Cephesi
Yunan 4. Tümeni, iki kolla ilerledi:
Bir kol: Akarçay güneyi üzerinden
Diğer kol: Hamidiye-Bolvadin hattından
→ Türk birliklerini çekilmeye zorladı. Ilıca-Hamidiye doğusu ele geçirildi.
Yunan karargâhı Renkoğlu’na kuruldu.
🇹🇷 Türk Cephesi Önlemleri
Batı Cephesi Komutanlığı, Yunan ilerleyişine karşı 02.30'da emir verdi:
➡ “19 Ağustos sabahından itibaren tüm birlikler muharebe düzeni alacak.”
Sabanca Vadisi, 2. Grup’a
4. Grup, Karabenli güneyine çekilip bağlantı kurdu
📌 Mangal Dağı, cephe önünde stratejik konumda olduğu için tahkim edildi. Ancak savunma hattına katılması uygun görülmedi.
15. Tümen, Ilıca Çay Tepesi–Mollatepe hattına
Polatlı’daki Sahra Topçu Alayı, 2. Grup emrine verildi.
⚔️ Cephe Harekâtları
Porsuk Kuzeyi
Yunanlar, Mihalıççık Dağları’nı aşıp Sarayköy–Sekiören hattını işgal etti.
1. Süvari Tümeni Ereğli’ye sevk edildi
17. Tümen Kösebük’e ulaştı, yanına 9. Süvari Alayı verildi
Kapılı yönüne sevk emri aldı, ama tümenin yorgunluğu etkiliydi
📍 Diğer Cephelerde Durum
1. Grup karşısındaki düşman hareketsiz
Keşif: Yunan kuvvetleri Narlı–Sarayköy hattında yoğun
3. Kafkas Tümeni, Şabanözü kuzeyinde hazır
Porsuk Güneyi: Sakarya’ya büyük hareket gözlenmedi
📍 Yukarı Sakarya Bölgesi
Yunanlar: Kürttaciri’ye bir, Toprakpınar–Sinanlı hattına iki tümen gönderdi
5. Grup: Yorgunluk nedeniyle çatışmadan uzak, dinlenmede
📌 Mevzi Düzeni
3. Grup: 23. Tümen – Karailyas–Tırnaksız
4. Tümen: İğciler’de ihtiyatta
4. Grup: 61. Tümen – Yassıtepe hattında
5. Kafkas Tümeni: Sabanca Deresi doğusunda
🧭 2. Grup
8. Tümen: Sabanca’dan Kavak güneyine
15. Tümen: Kavak’tan Alacık sırtlarına
🎯 150 mm top bataryası, Sivri’ye yerleştirildi. Savunma tahkimatı yoğunlaştırıldı.
📌 Afyon–Güney Cephesi
Yunan 4. Tümeni, Çobanlar–Hamidiye yönünde ilerledi
Konya Süvari Alayı çekildi
Takviye için Konya’dan birlikler gönderildi
6. Tümen, Dumlupınar’a taarruz etti; ama düşmanın Uşak’tan destek alması üzerine geri çekildi
🧠 Genel Değerlendirme
Cephe Komutanlığı’na göre:
Yunanlar güneyden kuşatma niyetinde (3–4 tümen)
Porsuk kuzeyi ve merkezde de baskı var
Sol kanada karşı önlemler alınmış olsa da sağ kanat da göz ardı edilmemeli
📦 Takviyeler & Sevkiyat
17. Tümen, Kapılı’ya
7. Tümen, Kangalı’dan Sarıhalil’e
Meclis Muhafız Taburu, Sincanköy’den Polatlı’ya gönderildi
16. Tümen, Yahşihan’dan Ankara’ya sevk edilecek
Sevk planı:
48. Alay → 21 Ağustos
Sahra Bataryası → 22 Ağustos
Alay → 23 Ağustos
Hücum Taburu → 24 Ağustos
Makineli Tüfek Bölüğü → 27 Ağustos
Sonuç:
⏳ 19 Ağustos 1921, Sakarya’da dengelerin yavaş yavaş değiştiği kritik bir gündü. Türk ordusu savunmasını genişletiyor, Yunanlar ise çevirmeye hazırlanıyordu. Her iki taraf da son büyük savaşa doğru adım adım ilerliyordu…
17/18Mart 1922 tarihlerinde, Akıncı Müfrezesi Komutanı İbrahim Ethem Bey’in önderliğindeki birliğe, Kocayayla Mevkii’nde Yunan takip müfrezesi ile iş birliği içerisindeki Anzavur çetesi kalıntıları tarafından pusu düzenlenmiştir. Bu çatışma sırasında, vatan savunması için mücadele eden Halil Efe'nin eşi Gördesli Makbule Hanım şehit olmuştur.
Makbule Hanım’ı kurtarabilmek adına Pehlivan Ağa ile birlikte uzun süre düşman kuşatması altında kalınmış, ardından Yunus Çavuş’un yardımıyla çemberden çıkılabilmiştir. Ancak uzak mesafeden gelen bir kurşun, kahraman Türk kadınının hayatına son vermiştir. Bu kayıp, başta eşi Halil Efe olmak üzere müfreze içindeki tüm silah arkadaşlarında derin bir üzüntü yaratmış, herkesin yüreğini dağlamıştır.
Baskından bir gece önce, Makbule Hanım’ın cephede kalmaması için Halil Efe ve Pehlivan Ağa tarafından büyük bir ısrarla ikna edilmeye çalışıldığı, İbrahim Ethem Akıncı’nın hatıralarında yer almaktadır. Bu girişim karşısında Makbule Hanım, gözyaşları içinde şu sözleri söylemiştir:
“Bey amca, beni bırakmak istiyorlar. Ben kalacağım. Nerede siz ölürseniz, ben de orada öleceğim. Piyade yürüyeceğim, karlar içinde, çamurlar içinde yatacağım; fakat ayrılmayacağım. Beni tazyik etmesinler, isterlerse öldürsünler. Ben kalıp da düşman eline düşmektense, dağlarda ölmenin benim için daha hayırlı olduğuna inanıyorum. Lütfen bunu onlara da söyleyin, beni bırakmasınlar.”
Bu asil ve vakur ifadeler karşısında Halil Efe ve Pehlivan Ağa, Makbule Hanım’ın kararlılığına saygı göstermiş ve onu cephede tutma kararını almışlardır. Halil Efe’nin süvari olarak keşif görevinde bulunmasının uygun olacağı, Makbule Hanım’ın da süvari olması nedeniyle bölgede yalnız bırakılmaması gerektiği gerekçesiyle birlikte hareket etmelerine karar verilmiştir. Böylece, onun isteği doğrultusunda müfrezeye katılması kabul edilmiştir.
Ne yazık ki, bu büyük vatan sevgisi ve mücadele azmiyle cephede yer alan Gördesli Makbule Hanım, Akhisar ile Sındırgı arasındaki Kocayayla’da şehit düşmüş ve burada toprağa verilmiştir. Bugün mezarı, Eğridere Köyü ile Kocayayla arasındaki vadide bulunmaktadır.
Ancak son dönemde yapılan ziyaretlerde, mezar çevresinin düzensizliği ve mıcırla yapılmış yolun yetersizliği nedeniyle özellikle dışarıdan gelen ziyaretçiler için ulaşımın zorlaştığı gözlemlenmiştir. Bu durum, yalnızca Makbule Hanım’ın değil, tüm şehitlerimizin hatırasına gösterilmesi gereken saygının bir gereği olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, mezar çevresinin düzenlenmesi ve ulaşım altyapısının iyileştirilmesi, hem tarihî hafızanın korunması hem de gelecek nesillere bu değerlerin aktarılması bakımından büyük önem arz etmektedir.
@TCsindirgi
Bu vesileyle, başta Akıncı Müfrezesi Komutanı İbrahim Ethem Akıncı olmak üzere, Kocayayla Muharebesi sırasında şehit düşen Gördesli Makbule Hanım, Emet Kaymakamı Besim Bey, Sındırgılı Kâmil, Pehlivan Ağa’nın kayınbiraderi Kâmil, Gördesli Mustafa Çavuş, Tekirdağlı Hüseyin Çavuş ve Gedizli Ziya Bey’i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
DAVET | Yüce Türk Milleti,
Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümünde, ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnetle anmak için, Büyük Taarruz’un cephe hattında buluşuyoruz.
Bu toprakları bize vatan yapanların izinde, tarihimize ve şehitlerimize sahip çıkmak için, Yüce Türk milletinin onurlu bir evladı olarak seni de aramızda görmek istiyoruz.
Gelin, hep birlikte o büyük zaferin ruhunu yaşatalım!
1) Uzun süreli yoğun bir çalışma ve binlerce belge okumanın sonucu olarak Trablusgarp üçlemesinin üçüncü ve son meyvesi olan "Trablusgarp Savaşı Sırasında Osmanlı Devleti’nin Kayıp Uçakları: Contard Projesi" isimli makalem yayınlandı.
Yeni makalem yayımlanmıştır. Yararlı olması dileğiyle.
Türk İstiklâl Harbi’ne Dair Yayınlardaki Bazı Yanlış ve Eksik Bilgilerin Tespiti https://t.co/I0XwTDdxQx @DergiPark#DergiPark