gözlerini kısarak gülüşünden. kocaman iç çekişinden. kırışıklıklarından. minicik bakışından. huysuzluğundan. gıcıklığından. içtenliğinden. üzüntüsünden. ses tonunun iniş çıkışından, kelimeleri uzatışından. en sıradan anlarda bile hep “orada” bulunuşundan. sevmeye gönlü oluşundan.
@DAYIjrDEV tamamen karsidakini ne kadar sevdiginle alakalı..kadın ya da erkek fark etmez... sevdiğin biri için biseyler yapmak hiçbir zaman yük gibi gelmez insana..
Oğlan hastalanmış, okula gitmek istemedi. Olur dedim. Baktım bilgisayarımda oyun açıyor. Kapattırdım. Baba oğul ders çalışma saati yaptık, birikmiş ödevlerini bitirdik. Sonra baba oğul kitap okuma saati yaptık. Sonra piyano çaldırdım, ben de dinledim. Hatalarını düzelttik biraz. Saat 11’e doğru diyor ki okula gidebilir miyim. Gidemezsin. Seninle çok mutluyum.
Derdin üstünde dertler olduğunu
Kimi nereye koyacağın kararını, sadece senin verebileceğini,en zor şeyin kendini avutmak ve kendini affetmek olduğunu,
İnsanlara sınırsız ��ans tanımanın en büyük hata olduğunu öğrendim..
…derim…
Hayattan ne öğrendin..?” şimdiye kadar deseler;
“Her gelenin gideceğini,
Her acının azalacağını,
Hayatta hiç bir şeyin, seni üzecek kadar hükmü olmadığını,
Herkesle kahkaha atabildiğini, ama yalnız ağladığını,
Ölümden gayrı her şeyin çaresi olduğunu..
Çok geçten daha kötü bir kelime olmadığını
Her şeyin zamanında önemli olduğunu
Bir saniye sonrasının kaygısına düşmeden yaşamak gerektiğini,
Aslında herkesin kimsesiz olduğunu,
Yaralarına süreceğin merhemin sadece “sen ve zaman” karışımı olduğunu…