Barbaros bulvarının huzur veren manzarasında salındırmak kendini.Mis gibi bahar kokusu,kediler,kuşlar,çeşit çeşit çiçekler ve bu ahengi bozan ordan oraya sürüklenen insanlar. Hayatın akışkanlığının hem içinde olup hemde seyircisi olmak.Sonunda masmavi gülümseyen denizle bakışmak.
Bütün kış kendimi vanilyalı kurabiye gibi hissettiren kokumun yerini , bugün rengarenk bir tablonun içindeymişim gibi hissettiren elbisemle, kiraz çiçeği kokusunun bir bahar ağacı gibi hissettirişi aldı.🪻
Kitaplarda ki karakterlerin hayatımızın bir evresine eşlik etmiş ve ruhumuzun bir yerlerinde kalan dostları, arkadaşları oluşu hissinin gücünü bir daha hatırlamış oluyorum.💫
Arkadaşımdan gelen mesaj, Gülistaaan Füsun öldüü.O sırada Füsun, birinin kedisi miydi, şirketten birimiydi kimdi diye hatırlamaya çalışırken,oniki yıl önce okuduğum hayatının en mutlu an’ının idrakına sonradan varan Kemal’in Füsun’u olduğu geliyor aklıma.Duygulanıyorum.
Migros’tan şarap seçmek sevdiğim bir aktivitedir ve ne zaman şarap seçiyor olsam illa biri “pardon şaraptan anlar mısınız bir şarap önerir misiniz”diye ricada bulunur. Önerim üzerine şarap alırlar. O sırada iç sesim; nesin sen şarap gurmesimi.😎😀
Yıl dönümlerinden elimde kalan! Ki onunda ismi değişti.🤦🏽♀️ Ah twittercım değişmeyen hiç bir şey kalmadı şu kalbimden başka! Kutlu olsun yıldönümümüz.
Sakura zamanıdır şimdi, şehri sakuralar süsleyecek.Büyüleneceğiz yine güzellikleri karşısında baharın.Bir ağacın güzelliğini kıskanmanın üzerine düşüneceğiz.İlk fırsatlarda görmeye gideceğiz tüm mevsimi gelmiş ağaçları.
Hayalperest,sevgi dolu kalbime de kırgınım. Bütün değer ve anlamların yittiği günümüzde hala umut edişimede, umutlu şeyler konuşmaya meyilli tarafıma da kızgınım!