📣İşverenlere ve sigortalı çalışanlara önemli bir hatırlatma yapmak istiyoruz.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarına yönelik tecil ve taksitlendirme başvurularında son gün 31 Ağustos!
✅16 Haziran’dan bugüne kadar 103 bin 852 işvereni ve 4/b (BAĞ-KUR) sigortalı vatandaşımızı düzenlemeden yararlandırdık.
✅Toplam 131.2 milyar liradan fazla borcu tecil ve taksitlendirme kapsamına aldık.
🔖Vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve yaşanabilecek yoğunlukların önüne geçmek için Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Merkezleri 29-30 Ağustos hafta sonunda da kesintisiz hizmet verecek.
Üretim ve istihdamı güçlendirmeye, vatandaşlarımıza destek olmaya devam edeceğiz.
19 yıl önce ahirete uğurladığımız Şakir Süter ağabeyimizi rahmetle yâd ediyorum.
Şakir Abi;
Kendi deyimiyle “koca Arnavut”, sıkı bir Beşiktaşlıydı.
Dosttu, ağabeydi, gazeteciydi.
Adamdı.
On sayfayı, anlamını hiç bozmadan bir sayfada özetlemesine defalarca şahit oldum.
Yakın siyasi tarih hem zihninde hem de hatıralarındaydı.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Kendi hayatlarını yaşamaya cesaretleri olmayıp, çakma bir hayata tutunup, ömürlerini birilerinin gölgesinde tüketmiş insanlara dikkat edin bütün zamanlarını cesaretli, şahsiyetli, kişilik koyan insanların dedikodularını yapmakla geçirdiklerini göreceksiniz 😊
✍️@mehmetucum
7595 sayılı Kanun’la bağlantılı tartışılan; Anayasa’ya uygunluk, yeni infaz düzenlemesi ihtiyacı, dil konusu, demokrasiyi geliştirme perspektifi ve yeni anayasa konularını genel esaslarıyla AA Analiz için kaleme aldı.
https://t.co/zQQnwoLBtL
Değerli Okurlar
7595 sayılı Kanun’la bağlantılı tartışılan; Anayasa’ya uygunluk, yeni infaz düzenlemesi ihtiyacı, dil konusu, demokrasiyi geliştirme perspektifi ve yeni anayasa konularını genel esaslarıyla AA Analiz için kaleme aldık. Bilginize sunulur. @AAGorus
https://t.co/6wSIzZIGna
Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki çerçevesi.
7595 sayılı Kanun ile bağlantılı tartışılan konular neler?
✍🏻 Mehmet Uçum yazdı. (@mehmetucum)
https://t.co/iI93naMsSc
“Terörsüz Türkiye “ vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade devletin bekası,
iç cephenin güçlendirilmesi,
hukukun üstünlüğü,
demokratik katılım,
toplumsal dayanışma ve
ekonomik kalkınmayı kapsayan, toplumsal bütünlüğü,milli dayanışmayı ve devletin stratejik geleceğini esas alan kapsamlı bir devlet politikasıdır.
Durmadan,yorulmadan ve bıkmadan farklı duyarlılıkları olan insanları sürece dahil edelim,
hiç kimseyi dışarıda bırakmayalım .
Bize benzemeyenlere sabırla gerçekleri gösterelim.
Her şeyin başında sürecin ruhuna uygun özenli bir dil kullanalım.
Terörsüz Türkiye sürecine ait çerçeve yasanın amacını,
münfesih terör örgütü PKK/KCK ve bununla bağlı her türlü oluşumu,
kişi bakımından kimlerin kanunun kapsamında olduğunu,
hangi suçların istisna tutulduğunu,
örgütün fiili varlığına son verildiğine ,
silah ve mühimmatın teslimine dair teyit ve tespit mekanizmasını,Milli Güvenlik Kurulu kararını ,
kanunun yürürlük tarihini tekrar tekrar insanımıza anlatalım.
🇧🇦Saraybosna kuşatmasındaki en kanlı saldırılardan "ikinci pazar yeri katliamının" üzerinden 31 yıl geçti
▪️Saraybosna'daki pazar yerine 28 Ağustos 1995'te düzenlenen ikinci saldırıda 43 kişi hayatını kaybetmiş, 84 kişi yaralanmıştı
https://t.co/HUazDBkCCe
Türkiye Cumhuriyeti devletinin ürettiği askeri kapasite ve teknolojinin Türkiye’de terörle mücadelede yarattığı kazanımların yanı sıra sınır ötesinde oluşturduğu caydırıcılık, terör örgütünün fesih koşullarını oluşturan en önemli unsurdur.
🖊 @turgayerlikaya
https://t.co/eBknW6K2Qo
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk'ten terör örgütü PKK'nın Suriye kolu SDG'nin feshine dair açıklama:
"Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye'de sağlanan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hâle getirilmesi ve Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini, mevcut askeri iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdürmeye devam edecektir"
https://t.co/QQ9QFAKVKF
Öyle olmasaydı, böyle olmazdı.
Bayburt’ta bir derviş; Kenan Yavuz.
Bayburt’ta sadece bir müze gezmedim. Köklerine, toprağına ve geleceğine sarsılmaz bir inançla sarılmış bir insanın, kendisine inanan ailesi ve bir avuç gönül insanıyla birlikte yazılan hakiki bir destana şahit oldum.
Bayburt Etnografya Müzesi…Yüzlerce yıllık Anadolu mirasını Bayburt’un Demirözü’nde yeniden ayağa kaldıran, geçmişi geleceğe bağlayan bir mucize. İnsanı, toprağı, ahşabı, taşı, hayatı, düğünü, nahırı, kapısı, çömleği ve insan ruhuna dokunan her ayrıntısıyla sizi içine çeken, gezerken yalnızca bir müzeyi değil, bizzat Anadolu’nun yaşayan hafızasını dolaştığınızı hissettiren eşsiz bir mekân. Aslında her şey o cümlenin içinde sır’lı:
“Öyle olmasaydı, böyle olmazdı.”
Hayranlıkla girdim. Sessiz bir minnetle gezdim.
Allah nazardan saklasın.
Bu emeği,
Bu samimiyeti,
Bu tevazuyu,
Bu toprağa ve insana duyulan derin sadakati…
İnsan, böylesi bir gayretin karşısında yalnızca hayran kalmıyor, aynı zamanda şükrediyor. Çünkü burada bir müze değil, bir ömrün inancı; bir ailenin fedakarlığı, bir avuç insanın Anadolu’ya duyduğu vefa sergileniyor.
Anadolu, yalnızca bir coğrafya değil, insanlığın hafızasında kök salmış büyük bir medeniyettir. Taşında sabır, toprağında bereket, insanında irfan vardır. Her köyünde bir hikâye, her kapısında bir dua, her eşyasında geçmişten geleceğe uzanan bir emanet saklıdır.
Bir gün söylemiştim: “Hepimiz vazgeçsek, Bayburtlu vazgeçmez.”
Meğer Allah söyletmiş.
Rahmetli annemin sevdiği Çoruh Nehri’nin Bayburt’una dünyadan ödüller yağdıran bu güzel dervişe; onun ailesine, yol arkadaşlarına ve bu emaneti yaşatan bütün insanlara gönülden müteşekkirim. Bu müze, Anadolu’nun hala nefes aldığının, köklerine sahip çıkanların, geleceğe de ışık tutabileceğinin en güzel kanıtıdır.
Anadolu’nun dervişlerine, erenlerine ve bu kadim toprağın sessiz kahramanlarına selam olsun.
@Dr_K_Aydin
🇹🇷🇸🇱🇿🇼 Afrika ile Türkiye arasındaki dostluk ve dayanışmayı ortak çalışmalarımızla her geçen gün daha da güçlendiriyoruz.
Bugün, Sierra Leone Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sn. Francess Virginia Anderson ve Zimbabve Ankara Büyükelçisi Sn. Alfred Mutiwazuka’yı #TİKA’da misafir etmekten memnuniyet duyduk.
TİKA olarak Afrikalı dostlarımızla kurduğumuz güçlü ilişkileri, karşılıklı faydayı esas alan ve insan hayatına dokunan çalışmalarla daha da ileriye taşımaya devam edeceğiz.
Vatan topraklarını işgalden kurtarmak için 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’den başlatılan Büyük Taarruz, Millî Mücadele’nin kesin zaferle sonuçlanmasını sağlamıştır.
Milletimizin ve kahraman ordumuzun birlik ve beraberlik içinde verdiği mücadele sonucunda işgal kuvvetleri Anadolu’dan çıkarılmıştır. Bu zafer, milletimizin bağımsızlığından ve özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. 🇹🇷
Mesele, gazilik ve şehitlik gibi milletimizin en yüce değerlerinin nasıl korunacağıdır. Hak aramak kutsaldır, eleştirmek haktır; fakat bu haklar kullanılırken gazilerimizin tamamını temsil ediyormuş gibi davranmak, siyasi hesapları gazilik makamının önüne koymak ve devletin attığı adımları bütünüyle yok saymak doğru değildir.
Gazilik makamı hepimizin ortak şerefidir; onu günlük siyasetin üzerinde tutmak ise hepimizin sorumluluğudur.
@morphyvaryant@mehmetcek06 Öncelikle yazıyı iyi okuyun, Gazilerimizden bahsetmiyor. Gazilerimizi kullanıp bu organizasyonu yapandan bahsediyor. Bu Gazi hakkı yerine siyasi yol izliyor. Bir Gazi bu vatan uğruna canını ortaya koymuşken devletine cephe olmaz, bunu diyorum.