KASR-I ÂRİFAN KÜLLİYESİ HAKKINDA ŞEFFAFLIK VE İNCELEME TALEBİ
T.C. VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM MERKEZİ'NE (CİMER)
Konu: Kasr-ı Ârifan Külliyesi ve halk bağışlarıyla inşa edilen hizmet müesseselerinin hukuki statüsünün incelenmesi talebi.
Sayın Yetkili,
Ben İstanbul'da yaşayan bir vatandaş olarak, toplumun geniş kesimlerinin maddi katkıları, hayır sahiplerinin bağışları ve gönüllü insanların emekleriyle meydana gelen Kasr-ı Ârifan Külliyesi ve benzeri hizmet müesseselerinin hukuki statüsünün açıklığa kavuşturulmasını talep ediyorum.
Söz konusu eserler inşa edilirken yapılan çağrılar, verilen destekler ve ortaya konulan emekler; ilim, irşad, eğitim ve dini hizmet faaliyetlerinin sürdürülmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu hizmetlere katkı sağlayan binlerce insan, bağışlarını herhangi bir şahsın özel mülküne dönüşmesi amacıyla değil, ümmetin istifadesine sunulan hizmetlerin devamı niyetiyle yapmıştır.
Bu nedenle kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen mülkiyet, tasarruf ve hukuki statü tartışmaları yalnızca belirli kişileri değil, bağışçıları, hizmete destek veren vatandaşları ve kamu vicdanını da yakından ilgilendirmektedir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey tartışma değil, açıklıktır. İddia değil, şeffaflıktır. Sessizlik değil, kamu vicdanını rahatlatacak açık bilgilendirmedir.
Bu kapsamda;
Kasr-ı Ârifan Külliyesi ve benzeri hizmet müesseselerinin hukuki statüsünün,
Söz konusu taşınmazların hangi hukuki çerçevede yönetildiğinin,
Bağışçıların iradesi ve kuruluş amaçlarına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının,
Vakıf kültürü ve kamu yararı açısından gerekli inceleme ve denetimlerin yapılıp yapılmadığının,
ilgili kurumlar tarafından araştırılarak kamuoyunun bilgilendirilmesini talep ediyorum.
Çünkü halkın bağışlarıyla meydana gelen eserler hakkında soru sormak suç değil, vatandaşlık hakkıdır. Emanetin nasıl korunduğunu öğrenmek fitne değil, sorumluluktur. Şeffaflık talep etmek ise herkesin en doğal hakkıdır.
Hakikat araştırmadan korkmaz. Emanet denetimden kaçmaz. Kamu vicdanında oluşan soru işaretleri ancak açıklık, şeffaflık ve hukukun ortaya koyacağı gerçeklerle giderilebilir.
Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
@VakiflarGM
15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz.
Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı.
Türkiye’nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir.
Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz; aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız.
Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz.
İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.
Filistinli kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız...
YTB (@yurtdisiturkler) ile imzaladığımız protokolle, "Türkiye Bursları" kapsamında, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki 200 Filistinli öğrencimizin tüm eğitim, barınma ve seyahat masraflarını Baykar olarak üstleniyoruz.
YTB ile 2022'den beri yürüttüğümüz ve 18 ülkeden 200 gencimize destek veren Ortak Teknoloji Bursumuz da kesintisiz sürüyor.
Her yıl @T3Vakfi bünyesinde 5.000, @CanSagligiVakfi ile 4.500 ve @kumevakfi ile 450 öğrencimize burs sağlamaya devam ediyoruz.
Hayırlı olsun. 🇹🇷🤝🇵🇸
Bugün açılışını yaptığımız Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkemize, şehrimize, hat üzerindeki yerleşim yerlerimize ve tüm İstanbul’a hayırlı olmasını diliyorum.
Yılmaz Özdil:
“Bu akşam Sözcü televizyonunda canlı yayına çıkacak olan Kılıçdaroğlu’nun -eğer ilk defa hayırlı bir iş yapmak istiyorsa- CHP kasasından 755 milyon lira ödenen televizyonları, gazeteleri ve gazetecileri isim isim açıklaması lazım”
Evet bunu bilmek hepimizin hakkı, Chp kasası demek milletin vergisi demek. Parayla hırsızları kime savundurmuşlar bilelim! Bu trolleri öğrenelim!
@kilicdarogluk
Filistinli öğrenci kardeşlerimize eğitim hayatlarında destek olmak için Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile iş birliği protokolü imzaladık. 🇹🇷🇵🇸
"Türkiye Bursları" ile dost ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize destek verenlerden Allah razı olsun.
Öğrenci kardeşlerimizin yolları da bahtları da açık olsun.
We have signed a cooperation protocol with the Presidency for Turks Abroad and Related Communities (YTB) to support Palestinian brothers and sisters in their educational journeys. 🇹🇷🇵🇸
May God bless all those who support our brothers and sisters in friendly and kindred lands through "Türkiye Scholarships."
May our brothers and sisters find open roads and bright fortunes ahead.
Kim ne derse desin, İstanbul’u kaderine terk etmemekte kararlıyız.
İstanbul’un trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz.
Dünyanın göz bebeği olan İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz.
Önceki gün birisi çıkmış, kendi kötü siciline bakmadan sosyal medya hesabından bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi yapmakla itham ediyor.
İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor.
Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.
İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık; aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik.
Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık.
Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Daha kavgasız gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz.
Siz gidin kapasitenize, kalibrenize uygun işler kovalayın.
Becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin.
Mahkemeyi kazandık!
Migros marketler zincirinin bir şubesini, son kullanma tarihi geçmiş ve bozuk ürün sattığından dolayı 3 gün kapatmıştık.
Migros yetkilileri, marketi kapatmamızın hukuksuz olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurmuş; ilk derece mahkemesi ise Şahinbey Belediyemizi haklı bularak yapılan işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiş ve davayı reddetmişti.
Migros yetkilileri, bununla yetinmedi ve davayı bir üst mahkemeye temyiz etti. İstinaf Mahkemesi de davayı yine reddederek, Şahinbey Belediyemizin “bozuk ürün ve son kullanma tarihi geçmiş ürün satan iş yerlerini kapatma kararının” kanuna ve hukuka uygun olduğunu oy birliğiyle tescil etti ve karar kesinleşti.
Bu emsal bir karardır.
Biz, halkımızın sağlığını korumak için denetimlerimize devam edeceğiz. Bundan sonra son kullanma tarihi geçmiş ve bozuk ürün satmak isteyenler düşünsün.
#Şahinbey #Gaziantep
Hayatın başlangıcı ve sonu ile ilgili çok çarpıcı bilimsel verilere ulaşıldı. Anne sağlığı tehlikede değilse, bebeğin engelli doğacağı tespit edilse bile kürtaja fetva kesinlikle yoktur.
Bu ölümsüz gerçeği köpek sevici ve savunucular da bilmeliler ki dinimizce de necis kabul edilen köpeklerin sebep oldukları hastalıklara düçar olurlarsa, sırf engelli çocuğa bakmaktan kaçınarak gebeliklerini sonlandırmanın, yani kendi öz çocuklarını öldürmenin feci sonuçlarına katlanırlar.
🔴 Geçtiğimiz Hafta Mecliste grup toplantısı yapabilmek için birbirlerine etmedikleri hakaret kalmamıştı.
Bu hafta Kılıçdaroğlu tarafı Grup toplantısı yapmayacağını açıkladı, İmamoğlucular da grup toplantısı yapmadılar.
Anlaşılan, Özgür Özel Ak partililer ile yaptığı arka kapı diplomasisinden sonuç alamayınca Kılıçdaroğlu tarafı ile yapıyor.
Sokakta, Sosyal medya da tabanda birbirini yemeye devam etsin...
Genel Merkez Teşkilat Başkanımız Sayın @abuyukgumus’un katılımlarıyla Batı Anadolu Bölge Strateji Toplantılarımızı Ankara’mızda gerçekleştirdik.
Üç gün boyunca verimli istişarelerde bulunduğumuz, tecrübelerimizi paylaştığımız programımıza katkı sunan tüm başkanlarımıza teşekkür ediyorum.
Çalınan paramızla satın aldıkları @zaytung hesabı, İmamoğlu yandaşı olmayan herkesi engelliyor. Sağlam bir engelleme akımı ile görüntülemesini sıfırlayıp hesabı çöp haline getirebiliriz bence.
Buyrun ben başladım. Engellemeden önce spam olarak bildirmeyi ihmal etmeyin.
İran’a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı, diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk.
Provokasyonlara gelmedik, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik.
Neticede kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı.
Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız.
Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz.
Türkiye’yi dışarıda ve içeride vakarla temsil edecek, şartlar ne olursa olsun her platformda ülkemizin çıkarlarını cesaretle savunacağız.
Dikleşmeyeceğiz ama dik duruşumuzu da hiçbir zaman bozmayacağız.