Çok basit görgü kurallarına bile hakim olmayan, üslubu bozuk, yaklaşımı negatif, anlayışı kıt, konuşmak için konuşan, kelimeleri özensiz, beyni düzensiz, adabı muaşeretten yoksun, çözümün parçası olmak yerine sürekli problemin taraftarı olan her kişiden biraz tiksiniyorum.
Hislerim mi kuvvetli, kalbim mi temiz bilmiyorum ama arkamdan çevrilen şeyler genelde önüme düşer, söylenen yalanlar bir bir ortaya çıkar. İsteyerek kötülük yapan her türlü belasini bulur; hepsini de genelde evde ayaklarımı uzatmış bir şekilde otururken öğrenirim ve görürüm.
‘Karnının doymayacağı yerde, açlığını belli etme.’ demiş eskiler. Aynı şekilde kalbinin doymayacağı insanlara duygularını anlatma, merhem olamayacaklara yaralarını açma.
Hiç kimseyi anlamaya, hiçbir şeye anlam yüklemeye çalışmıyorum artık. Hiçbir şeyi anlatmaya çalışmıyorum. Yaşıyorum. Burası dünya ve burası bu kadar. Burada her an, her şey olabilir ve herkes her şeyi yapabilir. Olacak olan olur. Olursa olur, olmazsa da olur.
Geç kalınmış her şeyden uzaklaşır ve soğurum. Bir buluşma planından tut, yapılması gereken bir davranışa kadar. Zamanında olmayan her şey gözümde önemsizleşir, elimde değil.