Meslektaşımızın ücretlerini alamadığı ve kötü çalışma koşullarına sahip mekanları ifşalamaya devam ediyoruz.
Güvenceli çalışma ve yaşam istiyoruz!
#kafebarçalışanları
E iyi de en basitinden ben belki orda kıyafetin düğmesini bağlamadan çıkacağım ama insan içine öyle çıkmıyorum ? Ayrıca örtülü bir sürü insan var. Belki o kadın tesettürsüz kıyafet deneyecek ?
bikini deniyor bile olsan bak en ekstrem noktadan bakalım. O bikini ile sahilde gezeceksin insanlar içinde.
O an oradaki görmese seni yüzlerce sahildeki insan görecek. Senin orada karşı cinse görünmekten utanacağın herhangi bir kıyafetle zaten sokakta da plajda da rahat edemeyeceğinden giyemeyeceksindir. Bu sana kalmış bişey, diğer insanlara değil.
orada sevgilin/eşin bişey deniyor, sana göstermek istiyor nasıl oldu diye.
Ki bunun tam tersi de oluyor tek yönlü değil. Erkek deniyor eşi kadın da orada olmuş olmamış da diyor.
Bu global bir olaydır ve normaldir.
Büyük ve açık rahatsız olduğun bişey giydiysen zaten aynada bakmana gerek var mı o da ayrı konu da oraya girmeyelim hiç.
yobazlaşmayalım ülkece, zaten yeterince yobazlaştırmaya çalışıyorlar.
Bu akşam Harbiye Açık Hava’da The Imperial Russian Ballet Company'nin Romeo ve Juliet Bale’sinin sahnesinde müthiş bir misafir vardı 😻 Kediler size aşığım♥️♥️♥️
Üyemiz Av. Kerim Bütün hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek ‘’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçlamasıyla açılan davanın bugün 2. duruşması görülmüştür.
Duruşmada savcı tevsi tahkikat talebinde bulunmuş, bu talep mahkeme tarafından reddedilmiştir. Mahkeme mütalaa verilmesi için dosyayı duruşma savcısına tevdi etmiştir.
Davanın üçüncü duruşması 15.10.2026 tarihinde saat 11.30’da Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.
Kadıköy merkezden girip Suadiye’den çıktığın hatta bir delilik yaşanıyor. Koca semt sanki gizli bir tarikat toplantısında bir araya gelmiş de, "Arkadaşlar Kadıköy’ün acil, ama çok acil bir kahveciye daha ihtiyacı var, ben espresso makinesinin kolunu çekmezsem bu çark dönmez!" diye yemin etmiş.
Mahallede terzi vardı, pantolon paçası kısaltırdık. Gitti. Yerine ne geldi? kahveci. Ayakkabı tamircisi vardı, topuk çakardık. O da gitti. Yerine ne geldi? kahveci!
Kardeşim ben paçamı kahveye mi batırayım? Ayakkabımın topuğuna filtre kahve mi süreyim? Caddebostan'dan Suadiye'ye yürü, attığın her adımda bir barista sana latte art yapıyor. Kalp çiziyor köpüğe. Kalbime çiz onu, kira 80 bin TL!
Bir de dönerciler türedi. 100 gram döner 600 lira. Adam danayı kesmiş, şişe dizmiş, karşıma geçmiş gram hesabı yapıyor kuyumcu gibi. "Kaç gram olsun abi?" Kaç gram olsun ne demek, sarrafa mı geldim ben? Bir de işin komiği, Tatar Salim'de porselen tabakta yediğinle köşedeki Barış Büfe'de ayakta, kola kutusunu koyacak yer bulamadan yediğin tombik aynı para!
Dondurmacıları hiç sorma. Pardon, dondurmacı değil, Gelato. Çünkü dondurma dersen 50 lira, gelato dersen 250 lira oluyor, sistem bu. Dükkan limon sarısı, tabela el yazısı, isim İtalyanca, bir top 200 lira. Bir top, tek top!
O sırada Değirmendere'de Öz Serbesler amca üç topu 100 liraya veriyor, süt kokuyor ama olmaz, biz gidip limon yeşili dükkanda "fıstıklı gelato" yiyeceğiz, çünkü Instagram'a Öz Serbesler koyunca olmuyor :)
Yeter valla yeter. Bir tane de nalbur açın, bir tane. Vida lazım bana, vida.
Yoldaşım Av. Kerim Bütün @Kerimbutunn hakkında, 19 Mart sürecinde sosyal medya hesabından zenginlere yönelik yaptığı esprili paylaşımlar gerekçe gösterilerek ‘’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçlamasıyla dava açıldı.
Bu dava AKP'gillerin hukuk bürosuna çevirdiği Yargı eliyle ülkedeki tüm muhalif, devrimci demokratik insanlarımıza susturma politikasının sonucudur.
Ama susturamazmar!
Avukatlığını büyük bir onur ile yapacağım Kardeşimin davasının ikinci duruşması 11.06.2026 (Yarın) tarihinde saat 10.30’da Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.
Bütün meslektaşlarımızı ve halkımızı dayanışmaya çağırıyoruz...
Meslektaşımız Av. Kerim Bütün hakkında, sosyal medya hesabında paylaştığı beyanları gerekçe gösterilerek, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçundan dava açılmıştır.
Davanın ilk duruşması 11.06.2026 günü (Yarın) saat 10.30’da Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.
Üyemiz Av. Kerim Bütün hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek ‘’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçlamasıyla dava açılmıştır.
Bu dava ifade özgürlüğünü hiçe sayan baskıcı politikaların bir sonucudur.
Davanın ikinci duruşması 11.06.2026 (Yarın) tarihinde saat 10.30’da Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.
Bütün meslektaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz.
Bir müvekkil hamileliğinin 4.ayında terk edilmişti. Evleri erkeğin çalıştığı iş yerinin lojmanıydı. Erkek işten de ayrılmış, kadın ortada kalmış. Doğum yapabilmek için bir yakınından kendisini sgklı göstermesini istedi, erkekse babasının yanında kayıt dışı çalışmaya başladı +
📢 Vergi incelemelerinde avukatların karşılaşabileceği güncel riskler, uygulamada sık yapılan hatalar ve korunma yöntemlerinin ele alınacağı eğitimimize tüm meslektaşlarımız davetlidir.
📅 17 Haziran 2026 Çarşamba
🕖 19.00
📍 İstanbul Barosu Kültür Merkezi (Galata)
Sosyal medya hesaplarımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
🗣️Almanya'da yazar Claudia Wuttke'nin eski eşinin bilgisayarında bulunan görüntüler, 16 yıl boyunca uyuşturularak cinsel istismara uğradığını ortaya çıkardı.
Fransa’da dünyayı ayağa kaldıran Gisèle Pelicot davasıyla birebir benzerlik taşıyan olay, Almanya'daki büyük bir yasal boşluğu ortaya çıkardı:
❗️Savcılık, 67 suçtan 65'inin 'zaman aşımı' nedeniyle yargılanamayacağını açıkladı.
https://t.co/jIrKyACMHi
Özgür Özel, Ferdi Zeyrek'in anmasına gitmek yerine Grup Toplantısı yapacağını açıklarken sesi titredi:
"Çok düşündüm, ne yapmalıyım diye...
Ferdi'nin sesini duydum, 'Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz' diye.
O yüzden ben burada lazımım."
Silivri'de 9 no'lu infaz kurumunun kayıtların alındığı kısmında (Ziyaretçi Merkezi denir, bir nevi bekleme odasındadır), doğduğundan beri sağolsun infaz memurlarıyla ve avukatlarla el birliğiyle büyüttüğümüz bir kedi vardı. Adını "Tahliye" koymuştuk. Bir köşede küçük bir evi, mama-su kabı vardı. Genelde evrak dolabının üzerinde uyurdu. Tuvaletini dışarı gider yapardı. Fındık farelerini bazen yakalar, bazen de onlarla oynardı. Çok sevecendi, ziyaretçi merkezini evi olarak benimsemişti. Özetle, yaklaşık 1,5 yıldır merkezin maskotu, hepimizin neşesiydi. Geçtiğimiz hafta bir baktım Tahliye yok. Eşyaları da yok. Ziyaretçi merkezinde avukatlar saatlerce bekledikleri için birkaç koltuk koymuşlardı, onları da götürmüşler, yerine sandalye koymuşlar. “Ne oldu? Tahliye nerede?” diye sordum panikle memurlara. “Bilmiyoruz, biz de çok üzgünüz” dediler. Başladım ağlamaya. Çünkü biliyorum ki onları götürüp çorak yerlere atıyorlar. Tahliye ev kedisi gibi büyüdü ve kediler yaşadıkları kişilerden ziyade yeri benimserler. Ne yapar dışarıda, nasıl yaşar, diye hüngür hüngür ağladım. Aslında yalnız buna değil, hepimize iyi gelen bir kediye bile tahammül edemeyecek kadar kötü olmalarına, asla idrak edemeyeceğim kadar kötü olabilmelerine, bu kadar kötülüğün dibimize kadar sokulmuş olmasına ağladım. Vallahi o gün her şeye birden çok ağladım.
Ben somut adalet için çalışırım ama ilahi adalete de inanırım. Dualiteye, aydınlıkla karanlığın dengesine, karmaya yani insanın ne ederse onu eninde sonunda bulacağına inanırım. Bu kadar kötülüğü yapanların karşılığını bulacağı günleri sabırla bekliyorum. Çok büyük bir sabırla. Biz göremesek de veya bu dünyada değilse de başka bir zamanda yaşayacaklar bu karşılığı. Umarım şahitlik etme şansına nail oluruz. Umarım.