İslam dini hoşgörü dinidir, doğrudur, ancak bunun sınırları vardır.
"Şaka yapıyoruz, espri yapıyoruz" adı altında en kutsalımıza saldırmanın bir karşılığı olur.
Kabul etmeyiz, sessiz kalmayız.
Selam olsun Hazreti Ömer-ül Faruk efendimize...
“Aynı günde doğan bir Türk çocuğu ile bir Yahudi çocuğunu aynı terbiye müessesine alıp ikisine de yalnız Esperanto dili öğretseler ve aynı şartlar altında aynı terbiyeyi verseler bile muhakkak ki Türk çocuğu yine yiğit, Yahudi yine korkak olacaktır.”
— Nihâl Atsız
At ile Eşeğin birleşimin meydana gelmiş kıyamet alameti suratınla kapalı kadınlara “imha edilsin” diyen at yaprağı burnunu her şeye sokan paçoz… senin deden o boku yiyemedi sen kimsin?
Bugün Dünyaca Ünlü Türk nişancı Yusuf Dikeç.
Tam Teçhizatlı Alman rakibi
Karşısınds Hiç Teçhizat kullanmadan yenip #altın madalyayı Türkiye'ye kazandırdığı anlar 🇹🇷🥇
Tüm dünya bunu konuşurken
bizde haber bile olmadı 🥹👇
Bence paylaşmayı çoktan hak etti
Zamanın birinde bir yerde kuraklık baş göstermiş. Yağmur dualarına çıkılmış, kurbanlar kesilmiş ama bir damla yağmur yağmıyor. O beldede yaşayan arif bir zata gitmişler, “Böyle böyle efendim, yapmadığımız şey kalmadı, yağmur yağmıyor” demişler. Arif zat “Tamam” demiş ve beldede yaşayanların tek tek kapısını dolaşmaya, herkese bir ihtiyacı olup olmadığını sormaya başlamış. En son yıkık dökük bir evin kapısını çalmış, içeriden bir anne ve kızı çıkmış. Arif zat ihtiyaçlarını sormuş. Anne utana sıkıla “Kızımın bir ayakkabıya ihtiyacı var” demiş. Arif zat anneyle kızı yanına alıp pazara götürmüş, kıza ayakkabı almış. Kız ayakkabıyı giyer giymez gökten boşalırcasına yağmur yağmaya başlamış. Arif zat durumu anlamış, kıza dönüp “Evladım, senin Allah’a ettiğin bir dua var mıydı?” demiş. Kız “Allah’ım yağmur yağdırma diye dua ederdim, çünkü ayakkabılarım yırtık olduğu için ayaklarım hep ıslanıyordu” demiş….
İbrahim kardeşin bu paylaşımını görünce aklıma bu kıssa geldi. Allah (ﷻ) bu kıssadan hissemizi almayı nasip eylesin…
Dedi 270 küsür gün boyunca küçük bir sulu kese içinde yaşayıp şimdi oradan çıkıp Tanrı'sına iş öğretmeye kalkan canlı et yığını döl parçası. Ayrıca o 40 gün değil 3 gün, 2 milyar değil, 4.5 milyar. Zoruna gittiyse masaya çık tepin, gerçekler değişmeyecek.
Allah, kulunun zannı üzeredir. Sen O’nu nasıl bilirsen, O sana öyle tecelli eder. Bu yüzden kalbini karartan düşüncelerle değil, rahmetine yakışır bir umutla düşün. Kendin için affedemediğin ne varsa O’nun koşulsuz affettiğini düşün. Senin dağınık sandığın hayatını aslında en ince ayrıntısına kadar hikmetle dokuduğunu düşün. Kendini en yalnız hissettiğin anlarda bile, seni senden daha iyi bilenin seni gözlediğini düşün.
Gazze'deki gazeteciler dünyaya sesleniyorlar:
-"Filistinlileri asarak öldürmeyi öngören İsrail yasası Nazilerden daha kötü."
Farkındalığı artırmak için lütfen bu videoyu yayalım.
Derdin var diye üzülüyor musun?
Gazze’de bir çocuk yalın ayak, tek başına ailesine su taşıdı.
Bu mazlumların derdiyle dertlenip çözüm üretemeyen cümle "ümmet"e yazıklar olsun...
Ben burslu okudum ve öğrencilik hayatım boyu çok zorluk gördüm. Şimdi karşılaştığım bu manzara benim asla kabul edemeyeceğim bir davranış. 3 kuruş tutarlar için öğrencilerin adını ve soyadını açıkça yayınlamak kabul edilebilir değil, yasal değil, hiçbir etiğe ve ahlaka sığmaz. Hiçbir eğitim/öğretim kurumunda böyle bir şey olamaz.
Ben söz veriyorum, gittiğim tüm illerde üniversite üniversite gezeceğim ve buna benzer manzaralar yaşanmasına engel olacağım. Destekleriniz ve yanımızda olduğunuz için ayrıca teşekkür ederiz.