bu ülkede sürekli kendimi akıl sağlığımı korumaya çalışırken buluyorum kendimi ya bi kitaba veriyorum ya bi diziye veriyorum ve bu o kadar BENCİLCE hissettiriyor ki. dümdüz yaşamaya devam ederken bile utanç duyuyorum. bize insanca yaşamayı bile çok gördünüz
ülkenin köylüsünden öğrencisine herkes kan ağlıyor. okul camından atlayan çocukla, toprağını korumak için iş makinesinin önüne yatan köylü kadının yaşadığı şey aslında aynı. devlet halkı koruma derdinde değil sadece güçlünün mülkiyetini güvence altına alan sistemi besliyor
ikbal ölümü hak etmiş densin diye kızın surlara gittiği videonun her anını detay detay paylaştınız şimdi bu çocuklara ne diyeceksiniz kendi ayaklarıyla OKULA gittiler mi? meşrulaştırdığınız her şey çığ gibi büyüyor ve her gün canlarımızı yitirmeye devam ediyoruz
Deprem oluyor, insanlar ölüyor siyaset konusu yapmayın. Madende kaza yaşanıyor işçiler ölüyor şimdi siyasetin zamanı değil. Kadınlar öldürülüyor siyaset malzemesi yapmayın. Okullarda silahlı saldırıda insanlar ölüyor, siyaset konusu yapmayın! Bu siyasetin konusu tam olarak ne?
sabahtan akşama kadar “neden evlenme/doğum oranları düştü” diye kafa ütülüyorlar, aklı selim bir insan bu ülkede çocuğunu güvenle büyüteceğine nasıl inanabilir? kadını, çocuğu, ağacı, hayvanları, yol güvenliğini ve daha birçok şeyi koruyabilecek bir tane yaptırım yok bu ülkede
hiç kimsenin ne ile mücadele ettiğini bilmiyoruz, boşluğa bakarken ne düşündüğünü, aynada ne gördüğünü, duanın kabul olacağına inandığı vakitlerde ne söylediğini, gece uykudan uyandıran derdini bilmiyoruz. yandığı ateşi görmüyoruz göremeyiz de