Bakın bu Eren, EREN ÖĞRETMEN!
Sözde Eğitim Bakanının mülakat müsameresiyle gasp ettiği kadroları için,
özel okul patronları daha çok kar etsin diye gasp edilen taban ücret hakları için Ankara’da 7 gündür açlık grevinde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının başkanı!
Valiliğinden polisine bakanından sarayına var gücüyle patronlara çalışan bir devlette hakkını arayan bir öğretmen!
@eren_edebali
#ÖğretmenlerGözaltında
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
Haklarını almak için aylardır direnen madenciler seslerini duyurabilmek adına yaşamlarını ortaya koydukları en çaresiz mücadelelerini yerin 1.200 metre altında veriyor. Patron madencilere kör sağır dilsiz. #EdirneUzunKöprü#Madenci
@_baskan_06@mustafaciftcitr Yollamayın çocuklarınızı bu soysuzların yanına diye yıllardır haykıran, dilinde tüy biten onca aydın boşa konuşmuyor. Kendilerini bir halt oldum sanıyor eline azıcık güç geçince bu tür mahluklar. İyi ki beni buralara yollayan cahil anne ve babam yok.
Ya cenazemizi alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!
1200 metre yer altında açlık grevindeki maden işçisi sesleniyor:
“Yer üstünde çözüm bulamadık. Buradan ancak bizim cenazemiz çıkar. Açız, sadece suyla duruyoruz.”
Aylardır maaşlarını alamayan, coplanan, gözaltına alınan, sesleri duyulmasın diye iletişimleri kesilen madenciler artık yaşamları pahasına direniyor.
#KiremitçiyeHuzurYok
İtalya Ahmet’ten sonra okullarda farkındalık programı başlattı.
Bizde eğitim sisteminin haberi bile yok! Kahramanmaraş’ı bile önleyebilirdik.
#YasayıDeğiştirin Podcast’in kendisi (tam bölüm) RaiPlay Sound’da a ve Spotify’da 10 Haziran’dan itibaren yayınlanacak. @tg2rai@abakingurlek@MahinurOzdemir
Bugün bir anne binlerce kez daha ölecek kendi içinde.
Çünkü oğlu öldürüldü.
Çünkü oğlunu öldüren kişiyle aynı yerde olacak.
Çünkü adalet istiyor.
Adalet yerini bulursa, oğlu geri gelmeyecek biliyor.
Başka evlatlar ölmesin, evladının ruhu huzurla uyusun diye adalet istiyor.
CAN ATALAY KİMDİR BİLİYOR MUSUNUZ?
Mağdurların Avukatıdır.
Aladağ'daki kız yurdunda
diri diri yanmıṣ çocuklarımızın daha cenazesi kaldırılmamıṣken yurdun dolabında kalan
35 Kilo eti isteyenlere
"Ben o eti sizin burnunuzdan getirecem diyendir.
301 madencimizin öldüğü Soma faciasında ve ardından Ermenek Maden kazasında
“Adalet ve Hak"
peṣinde koṣandır.
Çorlu tren kazasında
hayatını kaybedenlerin Avukatlığını üstlenendir.
Havai fiṣek fabrikası patlamasında hayatını kaybeden 7 iṣçinin, yaralanan 127 iṣçinin ailesinin avukatlığını yapandır.
Gezi parkı planlarını
iptal ettirendir.
Validebağ Korusu'nu,
Emek sinaması'nı
korumak isteyendir.
Seçilmiṣ Milletvekilidir.
Ait olduğu yere gelmelidir!
#CanAtalayaÖzgürlük
#CanAtalay Onurumuzdur
“Metin’e bir gün ‘Oğlum, gazeteden ayrılsan. Başına bir iş gelecek’ dedim. ‘Yok anne’ dedi. ‘Ben bu gazeteyi çok seviyorum. Evrensel’i çok seviyorum.’ Ben de bir daha bir şey demedim… Metin’den sonra çocuklar gelirdi eve. Metin’in gazetesini getirirlerdi. Soğukta geziyorlardı. Üşüyorlardı. Çay yapardım. Camdan çağırır yemek yedirirdim. ‘Fadime Ana biz gidiyoruz, gazete satacağız’ derlerdi. Metin’in gazetesini satıyorlardı. Ben o çocukları çok seviyordum.”
Evrensel bugün 31 yaşında. Kuruluşundan yalnızca 7 ay sonra haber takibi sırasında gözaltında katledilen muhabiri Metin Göktepe’nin adı ise hâlâ gazetenin hafızasında yaşıyor.
Kuruluş yıldönümünde, yalnızca Metin’in değil, gazetecilerin de annesi olan en değerlimiz Fadime Göktepe’nin kapısını çaldık. Oğlunu, kayıpları, öldürülen gazetecileri ve bitmeyen adalet arayışını anlattı.
Röportajın tamamı için link: ⬇️
https://t.co/KaPVyr3XWi
Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi, kadınların yaşam güvencesine yönelik yeni bir saldırıdır.
Kadınlar bugün düşük ücretlere, güvencesiz çalışmaya, işsizliğe ve görünmeyen bakım emeğine mahkûm edilirken; tartışılması gereken haklarımız değil, kadın yoksulluğunu üreten düzendir.
Boşanma sonrasında kadınları yoksulluğa iten koşullar ortadan kaldırılmadan haklarımızın sınırlandırılması, eşitsizliği derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmaz.
Kadınların kazanılmış haklarına göz dikenlere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
2 HAZİRAN 2013 — Bu gece Eskişehir’de, Gezi Parkı direnişi sırasında 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz darbedilerek katledilecek.
Katledenler aramızda… Kimisi sivil polisti, kimisi esnaf. Biri emri verdi, biri çelme taktı, birileri tekmeledi, birileri tedavi etmedi.
Aldığı tekmeler sonucu hastaneye kaldırıldı, tedavi edilmedi ve 38 gün süren yaşam mücadelesinin ardından, 10 temmuz’da hayatını kaybetti.
Kardeşimsin Ali İsmail…
Unutmayacağız.
Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’e çok anlamlı destek…
Sanatçı Rojda’nın bu gece Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konser sırasında, sahne ekranında Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in fotoğrafları gösterildi. Sanatçı Rojda’nın, “Adelet yerini buluncaya kadar karanlıkları aydınlığa çevirelim” çağrısının ardından konsere gelen binlerce kişi aynı anda cep telefonlarının ışıklarını açarak Gülistan ve Rojin için adalet arayışına destek verdiler.
Rojda, daha sonra cep telefonlarının ışıkları eşliğinde Gülistan ve Rojin için duygusal bir Kürtçe şarkı seslendirdi. Konser alanında duygu dolu anlar yaşandı.
Teşekkürler #Rojda 🙏🏻
Patron söz verdi, üç bakan
garantör oldu; paralar yine ödenmedi: Madenciler 1 Haziran’da yeniden yollarda
Ankara’da hakları için günlerce eylem yapan, polis saldırısına uğrayan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerine verilen sözler tutulmadı.
125 işçinin patronun verdiği söze ve üç bakanın garantörlüğüne rağmen kıdem tazminatı ile 45 günlük maaş alacağı ödenmedi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır,
“Verilen sözlere inandık, yanlış yaptık.
1 Haziran’da ailelerimizle birlikte yeniden eyleme başlıyoruz. Bu kez paralar hesabımıza yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız”.
Hakan Tosun ölürken bile umudu büyüttü.
Organ bağışıyla karaciğerini verdiği Umut, Çanakkale’de toprağa emek veren bir zeytin çiftçisi olarak yaşamı üretmeye devam ediyor. Hakan Tosun şimdi yalnızca anılarda değil; toprağa düşen her filizde, yaşattığı her nefeste umut olmaya
Hala bu durumu ekonomi şöyle olur, böyle olur diye anlatmaya çalışanlar var.
Onlar için halkın sefaleti falan önemsiz, tek dertleri daha fazla iktidarda kalabilmek. Halkın açlıktan öleceğini bilseler yine de iktidarı teslim etmek istemezler.