Fon skandalında yeni perde
Fatma Betül Sayan Kaya neler almış neler...
Kaya, son genel seçimlerde Muğla'da Ak Parti'nin 3. sıra milletvekili adayı olan Eylem Tan ve eşi Mehmet Tan ile Dalaman’da lüks bir otel aldı.
Bu kadarla da yetinmedi Fethiye ve Dalaman'da milyarlarca liralık çok sayıda arsa da satın aldı. 👇
➖Tera'nın kurduğu bir başka soygun düzeni:
➖2026'nın ilk 6 ayında 2,25 milyar lira zarar eden şirketin borsadaki hisse değerini 3,72 milyar liradan 60,79 milyar liraya çıkarmışlar.
➖Şimdi tepetaklak olan hisse değerleriyle küçük yatırımcı milyarlarca lira zarar etmiş, rant şebekesi ise semirmeye devam etmiş.
➖ANELE üzerinden yapılan vurgunu bir soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdık.
https://t.co/f8oMMOtNvn
Serkan Bayram eski dostum olan bir milletvekilidir.
Bu çıkışını önemsiyor ve kendisini tebrik ediyorum.
Siyaset sahada mertçe demokratik rekabet koşulları içinde yapılır.
Milletten kaçarak yargının arkasına saklanarak siyaset yapmak başımızdaki felaketlerin ana sebebidir.
📌Kulaklarınıza inanamayacaksınız ama Akp İstanbul milletvekili Serkan Bayram:
“Engelli arkadaşlarımızın hakkını elinden aldık; Fatma Betül yesin diye mi?...Bu işlerin üzeri örtülemez. Örte örte bu hale geldik...Daha çok kişi var”
Özgür Özel: "Tayyip Erdoğan, sizi seviyor mu? Tayyip Bey; fakir sevmez, zengin sever. AYM önünde canına kıyan emeklinin sesini duymaz, fonlarda parası olanları sever ve onları korur."
Bu gece çoğu AKP içinden biraz kulis bilgisiyle vaktinizi alacağım.
Soygunun ortaya çıkmasından sonra bilgi sahibi olmadığı konuyu anlamaya çalışan Erdoğan’a ekonomi kurmayları sistemin nasıl işlediğine dair sunumlar yaptı. Adalet Bakanlığı en tepe bürokrasisi tarafından yapılan sunumda da Fatma Betül Sayan Kaya’nın sistemin içine nasıl dahil olduğunu ve neler yaptığı belgeleriyle anlatıldı. Çekirdek ailesinden sonra gelen halkada bulunan değer verdiği ailelerden gelen bir isim olan Kaya’nın adının karışmasına çok sinirlenen Erdoğan öylece Sayan’ın üzerini çizdi. “Bir rezilliğe bulaştık yakalandık” diye değil neden kendisinin kurban seçildiğini düşünen ve kendi mahallesi tarafından vebalı muamelesi gören Fatma Betül Sayan Kaya’nın görüşme talebi de Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildi.
Adalet Bakanlığının sunumunda Nihat Zeybekçi’nin adı da “şüpheli” olarak gündeme getirildi. Ancak Erdoğan’a yakın bazı isimlerin uyarısı üzerine konunun araştırıldığı, kendisiyle görüşülmesinin ardından Zeybekçi’nin dolandırılanlar arasında olduğu anlaşıldı. Ancak kısa süre sonra oğlu Mustafa Yazıcı’nın şüpheliler arasına katılmasıyla konu Hayati Yazıcı’ya uzandı. Mustafa Yazıcı’nın malvarlıklarına tedbir konulması kararı alınmadan önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorularak onay alındığı ancak uygulanan tedbir kararının birkaç saat içinde kaldırılmasında ise Gürlek’e sorulmadan yapıldığını da ekleyelim.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın fonlardan vurgun yaptığının belgesinin sızdırılmasının Adalet Bakanlığı bürokrasisi üzerinden olunduğunda ortak kanaat var. Aynı şekilde yine Adalet Bakanlığı bürokrasisinin sızdırmaları olduğu düşünülen Nihat Zeybekçi’nin fonlarda dolandırılanlar arasında olduğu ve Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığı üzerinde tedbir kararı alınması gibi uygulamaların da AKP içine mesaj verme amaca taşıdığı düşünülüyor.
Fon soygununa bulaşanlar arasında AKP ve devlet bürokrasisi içinden önemli isimlerin de olduğu bilgisi Recep Tayyip Erdoğan’a iletildi. Sorunu temizlemenin ve kontrolünü ele almanın çok zor olduğu düşünülüyor. Bugüne kadar konuşulanlar dışında AKP ve devlet bürokrasisinin tepsine doğru uzanan çok sayıda isim belirlenmiş durumda. Mesela kendi adıyla değil bir yakını üzerinden fon soygun sistemine dahil olan bir üst düzey AKP’linin ismi, o yakınının kendisine yaptığı yüklü miktarda EFT havaleler üzerinden tespit edildi. Bazı isimlerin yurtdışına para aktardığı ya da elde ettikleri kazancı başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde yatırıma dönüştürdüğü de belirlendi.
Fon vurgununda bazı Yargıtay üyelerinin de ismine ulaşıldı. 400 bin ile 160 milyon TL bandında kâr elde eden Yargıtay üyelerinin isimleri tespit edildi.
Fon soygununa adı karışan şirketlerden Bulls Yatırımın, Enver Çevik ve Kemal Akkaya ile birlikte ortakları arasında eşi Neslihan Mumcu’nun da olduğu eski Kültür Bakan Yardımcısı ve şimdiki BTK üyesi Batuhan Mumcu da AKP’de dikkatlerin üzerinde toplandığı isimlerden. Her ne kadar kurulan sistem içinde “alt kadro” olarak görüldüğü belirtilse de Mumcu’nun üzerine gidilmesi halinde konunun nereye varacağı ve hangi üst düzey isimleri kapsayacağı bilindiği için ciddi endişe var. Bu şekilde ne kadar kontrol altında tutulacağı da belirsiz. En çok çaba harcanan konu AKP’li üst düzey isimlerin sızmamasıyla ilgili.
AKP ve devlet bürokratlarının para zaafları görerek iştahını açıp sisteme dahil eden kişi olarak Erdin Özel’in simi telaffuz ediliyor. “Konuşmaması gerekenler arasında” diye kodlanan Erdin Özel, Tera’ya ait şirketlerde yönetim kurulu başkanı olmasına rağmen tuhaf biçimde adli kontrol kararı uygulanarak serbest kalmıştı. Erdin Özel’e sağlanan bu koruma Fatma Betül Sayan Kaya ifşa olana dek sürdü ve ardından tutuklandı. Erdin Özel’i kim ya da kimlerin korumaya çalıştığı ise hala ortaya çıkmadı. En son Mersin operasyonunda gördüğümüz üzere muhalefete yönelik her türlü operasyonun görüntü ve bilgileri Mehmet Kap sahte kimliğiyle Furkan Torlak’ın yönettiği trol+medya organize suç şebekesine sızdırılırken Erdin Özel’in ifadelerine ise hâlâ kimse ulaşamadı.
Fon soygununun, Erdoğan’ın “Atlatalım” dediği kaybettireceği görüşü hakim. Bu yüzden çeşitli örtbas etme girişimleriyle seçimlerin olabilecek en geç zamanda erkene alınarak yapılması fikri daha belirginleşmiş halde. Ülke gündemini belirlemek (Fon soygunu uluslararası finans kuruluşunun raporuyla patladı) konusunda olduğu kadar değiştirmek konusunda da hayli mahir olduğunu iktidarı süresince çeşitli biçimlerde kanıtlayan AKP’nin ne tür hamlelerle bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini zaman içinde anlayacağız.
Fethulahçı çete, AKP ile iktidara ortak olduğu zamanda kumpas soruşturmalarında önlerindeki engelleri temizlemek için Recep Tayyip Erdoğan’ı, kendisi ve ailesine ilişkin çok sayıda sahte suikast raporlarıyla rehine haline getirmişti. Akın Gürlek’te bu Fethullahçı çete taktiğini, Adalet Bakanı koltuğuna oturtulmasından sonra AKP’li olarak bilinen bazı isimlere karşı yapılan operasyonlarla uyguladı. Erdoğan’ın etrafını “temizleyerek” güç kazandı. Kendisinden önce de “En sıkı ve güvenilir Erdoğancı görünen” aralarında bakanların da olduğu birçok ismin şu an esamisi okunmuyor. Gürlek de kendisinden öncekilerin başlarına gelenlerin deneyimiyle hareket edip kendini sağlama aldığını düşünüyor olabilir ama AKP ve bürokrasi içinde Erdoğan’ın belirlediği alanın sınırları içinde ve onun tanıdığı süre kadar güce sahip olunabileceğini zamanla anlayacaktır.
NOT: Şurada; https://t.co/PpHOzh5Q0L
Akın Gürlek’e, “Tutuklu şüphelilerden Emre Tezmen ve Muhammed Yarız ile tutuksuz Erdin Özel (sonradan tutuklandı) ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde kaç kez görüşmüştür? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?” diye sormuştuk.
Elbette sessiz kalındı. Bu kez görüşmelerin yapıldığı otel Shangri La İstanbul ve Hilton Bomonti olabilir mi diye otel adlarını vererek soralım bakalım yanıt gelecek mi?
Fon soygunu soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan isimlerden biri olan Bilal Çalışkan’la birlikte göründükleri fotoğrafla ilgili “Adalet Bakanlığı kaynakları” adıyla yapılan açıklamalarda Gürlek’in “Çalışkan’ı şahsen tanımadığı ve fotoğrafın program sırasında anlık olarak çekildiği” belirtilmişti. Emre Tezmen, Muhammed Yarız, Erdin Özel ve eğer gerçekten yakalanıp Türkiye’ye getirilirse Bilal Çalışkan’ın kullanımında olan telefonların yapılacak HTS incelemelerinde Bakan Gürlek’le herhangi bir görüşme trafiği olup olmadığı da belirlenecektir. Öyle ya, “Ucu nereye kadar giderse gitsin” denilen bir fon soygunu soruşturması var.
AKP'li isimden partisine 'fon vurgunu' ve 'belediye başkanlarına gözaltı' çıkışı!
📌"Bir sürü insanın, engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi?"
📌“Genel başkan yardımcıları var deniyor, bürokrasiden kimseler var deniyor, bakan yardımcılardan var deniyor. Kim varsa bunun içinde temizlensin"
📌"Yazık, belediye başkanı seçilmiş. Sabah alıyoruz, niye alıyoruz? Çağırsan gelir zaten ya. Bütün belediye başkanlarımız için geçerli bu."
https://t.co/RZL5FjZXBQ
Paranın aktığı kanallar çıkıyor
🔴Fon vurgunu üzerinden 2,2 milyarlık bir gelir elde ettiği belirtilen Fatma Betül Sayan Kaya'nın, Dalaman’da lüks bir otele ortak olduğu, Muğla'da çok sayıda arazi satın aldığı ve bölgedeki gayrimenkul hareketliliğinin arkasındaki isim olduğu iddia edildi.
https://t.co/RhnPms7bpV
AKP'li Fatma Betül, Bakan olduğu 776 günde 60 Özel Kalem değiştirmiş.
Bunlar kısa süre sonra KPSS'ye girmeden memur/müdür/uzman vb. kadrosuna KALICI DEVLET MEMURU olarak geçebiliyor.
Ekrem İmamoğlu: "Yargının ve devletin bütün kurumlarını kullanarak, Adalar ve Üsküdar'dan sonra, Eyüpsultan Belediye Başkanı'nın da göz altına alınmasıyla devam eden belediyelere çökme operasyonunun herkes farkındadır."
Eski sözde Aile Bakanı Betül Sayan Kaya ile ilgili bir skandalı daha yazayım.
Bakanlığı döneminde bir şehit derneği başkanını tam 7 SAAT kapısında bekletti, sonra 7 dakika odasında tuttu, dernek başkanı kadına avazı çıktığı kadar bağırarak “ sen dernek üzerinden şehit ailelerine yardım topluyorsun” diyerek çık dışarı diye bağırmıştı.
O dernek başkanı hanımefendi de başörtülüydü belirteyim de sonra kadın açıktı diye savunacak aptalca yorumlar duymayalım.
Ayrıca, Fatma Betül Soyan bakanlığı döneminde, yani 776 günde toplam 60 özel kalemi değiştirerek liyakatsizliğini tescilledi.
“ Ne var bunda?” demeyin. Çünkü özel kalem müdürlükleri istisnai memuriyet kadrolarıdır.
Buyrun size AK Fatma‼️
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, duruşmaları devam ederken dün gece 03.00 sularında Çorlu'daki kuyu tipi cezaevinden kimseye haber verilmeden apar topar Kandıra F Tipi'ne sevk edildi!
Yangından mal kaçırır gibi yapılan bu gece yarısı operasyonu, işkence ve kötü muamele yasağının, savunma ve adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Sadece müvekkilini savunduğu için tutuklanan bir avukata reva görülen bu eziyet açık bir işkence halini aldı.
Tüm avukatları, baroları ve meslek odalarını bu hukuksuzluğa karşı net, sert ve güçlü bir tepki koymaya davet ediyorum.
Savunma haktır, susturulamaz!
SORU TEMİNAT, CEVAP KREDİ!
Biz Ziraat Bankası’nın Tera’ya sağladığı 585 milyon liralık teminatı soruyoruz. Banka, kredinin geri ödenmediği iddiasını yanıtlıyor.
Sorduğumuz soruya cevap verin: Bu teminat hangi gerekçeyle sağlandı?
Kamu bankası milletin bankasıdır. Açıklama bekliyoruz, hesabını sormaya devam edeceğiz! @halktvcomtr
Eyüpsultan Belediye Başkanı Bülent Bey şu İstanbul'da parmakla gösterilecek kalitede bir belediye başkandır.
Ya benimsin ya kara toprağın siyaseti devam ediyor.
Hiç sıkılmadan bir de 12 Eylül'den bahsediyorlar.
Dünün mağdurları bugün zalim oldular.
Bir vurgundan daha fazlası: Düzen böyle dönüyor
160 milyon liradan fazla parayı hisse yatırımı için ayırabilecek, riske edebilecek bir servetten söz ediyoruz. Öncelikle bu konu sorgulanmalı. Bu devasa servet hangi faaliyetle elde edildi? Nasıl biriktirildi?
https://t.co/3KlMzmORHv
Berkant Gültekin yazdı
Cemil Tugay, AK Parti Genel Başkanı’yla buluştuğu akşam, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeliğinden de istifa etmiş. Bu sıradan bir üyelik kararı olarak görülemez. Bunun İzmir kamuoyunda yaratacağı anlam açıktır: 'Atatürk’ten vazgeçiyorum; dolayısıyla İzmir’in tarihsel ve siyasal değerlerinden de uzaklaşıyorum.' demektir