TBMM'de kabul edilen torba kanun teklifine eklenen yeni maddeyle, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31 kapsamındaki mal, hizmet ve ithalat süreçlerine ithalat kolaylığı, gümrük muafiyeti ile kurumlar vergisi istisnası getirildi.
AK Parti, vergi muafiyet ve indirimlerini kapsayan yeni kanun teklifini TBMM'ye sundu. Varlık barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren teklifte, yurt içi ve dışında bildirilen varlıklardan yüzde 0-5 arasında vergi uygulanması, vergi incelemesi yapılmaması öngörülüyor.
Ankara’da 1 Mayıs kutlamalarında Öğrenci Sendikası üyesi öğrencilerin "Asla Yalnız Yürümeyeceksin" sloganı attığı sırada, iki öğrenci Tandoğan Meydanı'na gidebilmek için refüjü aşması gereken tekerlekli sandalyeli bir arkadaşlarına yardımcı oldu
Ankara’da 1 Mayıs kutlamalarına katılan Doruk Madencilik işçisi:
“Çok mutluyuz, bu zamana kadar İşçi Bayramı'na gelememiştik. İlk defa iki bayramı bir arada yaşıyoruz”
Alman, İngiliz, Fransız ve Amerikan ajansların haberlerine bakıyordum. Haber içeriklerinde -şaşırtıcı olmayan bir şekilde- açıktan İsrail-ABD tarafını aklama ve İran'ı her şeyden sorumlu tutma hali var. Geçtiğimiz sene haziran ayındaki 12 günlük savaş öncesinde ve savaş süresince de benzer bir tutum vardı.
Bağımsız araştırma kuruluşu Declassified UK, BBC'nin 13-26 Haziran 2025 tarihleri arasındaki haberlerini incelemiş ve şu soruyu sormuştu: BBC, İsrail'in nükleer silahlarını neden gizliyor?
Bugünkü saldırı sürecinde de benzer bir tutum olduğu için çalışmadan birkaç notu hatırlamakta fayda var:
"İsrail Haziran 2025'te İran'a saldırdı. ABD de arkasından vurdu. Her iki ülke de gerekçe olarak 'İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek' dedi ama kimse şunu sormadı: Peki İsrail'in 90-300 nükleer başlığı yok mu?
Çalışmada İran ve İsrail etiketli 103 makale + 821 kısa haber analiz edildi:
-İsrail'in nükleer silahlarına yalnızca 6 makalede değinildi
-Bunların 5'inde tek bir cümle var: "İsrail'in nükleer silahları olduğu yaygın kanaat, ancak ne doğruluyor ne de reddediyor"
-821 kısa haberde ise yalnızca 3 kez geçiyor
Ancak SIPRI (silahsızlanma konularında araştırmalar yapan bağımsız bir uluslararası enstitü) verilerine göre İsrail'in:
-En az 90, belki 300 nükleer başlığı var
-Kara, deniz ve hava kuvvetleri nükleer kapasiteyle donanmış
-Denizaltıları nükleer füze taşıyacak şekilde modernize edilmiş
-Dimona tesisinde nükleer cephane yenileniyor
-İsrail, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nı (NPT) hiç imzalamadı. İran imzaladı.
BBC ise bu süreçte:
-İran'ın nükleer programı için harita, analiz, uzman görüşü sundu
-"İran'ın balistik füze siloları" başlıklı derinlemeli analizler yaptı
-İsrail'in 1.500 mil menzilli, İran'a ulaşabilen füzelerinden hiç bahsetmedi
Nükleer silahlı iki devlet (ABD + İsrail), nükleer silahsız bir devleti nükleer gerekçesiyle bombaladı. BBC bunu "askeri denge" haberi olarak sundu
Frank Gardner (güvenlik muhabiri), Jonathan Beale (savunma muhabiri) ve Orta Doğu büro şefi Jo Floto gibi BBC'nin en üst düzey gazetecileri, İran'ın nükleer programı üzerine yazdıkları makalelerde İsrail'in nükleer silahlarından hiç bahsetmedi.
Yani BBC'nin olayı örtbas etmesi tesadüf değil — kurumun en deneyimli, en kıdemli isimleri de aynı şeyi yapıyor. Bu sistematik bir tercih.
Akademisyen Tom Mills'in yorumu sert: "Mesele sadece İngiliz devletinin ve müttefiklerinin eylemlerine söz konusu olduğunda temel gazetecilik ilkelerinin uygulanmıyor olması değil. Olayları doğru bağlamına oturtmada sürekli bir başarısızlık var. Dolayısıyla bağımsız ya da eleştirel bakış açıları zaman zaman yer bulsa bile halk, yine de tamamen yanlış bilgilendirilmiş halde kalıyor."
BBC'nin yanıtı ise şu: "Çatışmanın odak noktası İran'ın nükleer kapasitesiydi ve bunu ayrıntılı işledik."
Yani kabul ediyorlar. Evet, odak İran'daydı."
Haber kılavuzunda açık bir şekilde 'Filistin' kelimesini yasak eden ve çocukların savaş hedefi olabileceğini yazan Alman DW'nin de İran'a dair haberlerinde benzer bir tutum aldığı görülüyor.
Bu ajanslar, ABD haydutluğunun ve İsrail saldırganlığının medyadaki araçlarıdır. İnsanların zihinlerine saldırıyorlar.
Gazeteciliğe 1. Körfez savaşı döneminde Anadolu Ajansı’nda başladım.Tıfıl muhabir olarak ilk gönderildiğim işlerden biri savaş zamanında Ankara Etimesgut askeri havaalandaki hareketliliği uzaktan izlemekti. Saatlerce bekleyip, kaç uçak indi, kaç uçak kalktı onu haber yapardık 👇
Meslektaşımız, üyemiz ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener, gözaltına alındı.
ANKA Haber Ajansı'nın özür dileyerek kamuoyunu bilgilendirdiği yayına ilişkin bir linç kampanyası yürütülmesini kabul etmiyoruz.
Gazetecilik refleksi ile yapıldığı açık olan yayına dair yürütülen soruşturmada önce Koza TV muhabiri Sergen Ölçer, Koza TV Genel Müdürü Mehlika Bilen’in ve ardından Kenan Şener’in de gözaltına alınmasıyla, gazetecilere dönük bir gözdağı verilmektedir.
Meslektaşımız Kenan Şener'in talimatla ifadesinin alınması mümkün iken Ankara'da gözaltına alınıp Adana'ya götürülmesinin, mesleğimize yönelik yeni bir suç oluşturma dalgası olduğu açıktır.
Gözaltındaki tüm meslektaşlarımız ifadesi alındıktan sonra derhal serbest bırakılmalıdır.
@ankahabera
ANKA Haber Ajansı’nın sosyal medya hesabından “İncirlik Hava Üssü’nde operasyon hareketliliği” başlığıyla yapılan canlı yayın nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişinin Adana Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube’de tutulduğu öğrenildi.
Gözaltına alınanların Koza TV muhabiri Sergen Ölçer, Koza TV Genel Müdürü Mehlika Bilen ve Adana Büyükşehir Belediyesi personeli Güral Bıçakçı olduğu bildirildi.
Ankara 9. İdare Mahkemesi, memur emeklilerine uygulanmayan seyyanen zamla ilgili işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddederek yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırılık iddiasını da kabul etmedi. İlgili haberim için 👇🏻
Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre, Türkiye'de Ocak 2026 yılı itibarıyla toplam 16 milyon 699 bin 84 işçi bulunurken, bunların yüzde 14,45'ine karşılık gelen 2 milyon 413 bin 490 işçi sendikalı olarak kayıtlara geçti.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ile Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki devlet katkı oranının düşürülmesini konuştuk.
Usta, düzenlemenin amacını, tasarruf oranlarını ve BES katılımcılarına etkilerini ANKA’ya değerlendirdi.
Hanehalkında kredilere artan talep, bankacılık sektöründe kredi hacmini belirgin oranda büyüttü. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları, 2025 yılında yaklaşık yüzde 45 artarak 5,5 trilyon liranın üzerine, takipteki alacaklar da yüzde 95 artışla 575 milyar liraya yükseldi.
Asgari ücretli çalışanın refah gücü artmazken fiyatlar da sabit kalmadı. Enflasyon da hükümetin hedeflediği seviyeye düşmedi.
📍2025 yılında asgari ücret, enflasyon karşısında 6 bin 574 TL alım gücü kaybı yaşadı. Reel alım gücü ise 11 ayda 15 bin 531 TL’ye geriledi.
Bürokratlara 30 bin TL seyyanen zam verilmesini öngören düzenleme, Genel Kurul görüşmelerinde geri çekilebileceği iddia ediliyor. Düzenlemenin, 19 Aralık’ta görüşüleceği, Genel Kurul’dan geri çekileceği, kapsamı genişletilerek yeniden TBMM gündemine getirilebileceği konuşuluyor.
Bütçe görüşmeleri başladı
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem:
"Bütçe, depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi ve afetlere dayanıklı şehirlerin inşasına kaynak ayıran bir bütçedir"
https://t.co/yFJjO6MPzp
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı Vergi paketi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuştu:
" Vergi adaletinin sağlandığı bir düzenleme olarak görmek gerçekten mümkün değil"
https://t.co/opXeVkBhO2