Sera Kadıgil, büyük bir soygunu ifşa ederek 1000 liralık elektrik faturasının nasıl bir tiyatro ile 2000 lira olarak tahsil edileceğini anlatmış.!
Allah belanızı versin Akp çetesi.!
Her kim hırsız ise yediği bu haram lokmalar boğazınızdan geçmesin, haram- zıkkım- zehir olsun‼️
Meclisin dişi panteri Sera Kadıgil, Sağlık Bakanını doğduğuna pişman etmiş
"Hastaneleri ticarethaneye çevirenler, para için bebek öldüren şerefsizlerin işlediği suçlarda en ufak bir sorumluluk almıyor
Masalı bırakın, hiç bir korkuya benzemez halkını satanların korkusu" #çürüdük
❗️❗️İstanbul l Eğitim öğretime hazırlık ödeneği (kırtasiye ödeneği olarak da bilinir) ödemeyen kurumları teşhir ediyoruz!
🔴 Beylikdüzü Bil Koleji, yasal zorunluluğa rağmen bu ödemenin gereğini yerine getirmemiş ve öğretmenin hakkından 4 bin 85 lira keserek kâr elde etmeye çalışmıştır.
Sendika olarak kuruma denetime giderek gereken uyarıları yaptık.
❗️Tekrar ediyoruz; oyalama yöntemlerine başvurmayın, sürecin takipçisiyiz!
❗️Öğretmenlerin emeğine el koymaktan vaz geçin!
@bilkolejleri@tcmeb@tcookgm
#SendikanVar
Eğitim-İş olarak, okullarda gerekli hijyenin sağlanması, temizlik sorunlarının giderilmesi, okulların daha güvenli olması, iş gücü uyum protokolünün iptal edilmesi, temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacının kalıcı kadrolu personelle sağlanması için, tüm velilerimizi, eğitimcilerimizi, demokratik kitle örgütlerini MEB (Milli Eğitim Bakanlığı) önünde 🗓️16 Eylül 2024 Pazartesi ⏰ 15.00’de yapacağımız basın açıklamasına katılmaya davet ediyoruz.
#SağlıklıEğitimGüvenliOkul
Mesleğinin onuruna sahip çıkan tüm meslektaşlarımızı, Cumhuriyete, eğitime ve geleceğine sahip çıkan tüm yurttaşlarımızı,
🗓️ 9 Temmuz Salı günü,
📍 TBMM yanında bulunan Milli Egemenlik Parkı’ndaki, meslek nöbetimize destek olmaya çağırıyoruz.
#ÖMKgeriçekilsin #MeslekNöbetindeyiz
Ankara'da toplanmışlar, Öğretmenlik Mesleğini tasfiye ediyorlar!
KABUL ETMİYORUZ!!!
Mesleğimize ve Geleceğimize sahip çıkmak için
🗓️ 9 Temmuz'da Ankara'dayız
#ÖMKgeriçekilsin#MeslekNöbetindeyiz
Öğretmene sormadınız, fikrini almadınız. Gerçekleri çarpıtarak ÖMK’yı meşrulaştırma çabanız işe yaramayacak!
Öğretmeni mesleksizleştirme, öğretmenliği bitirme kanununu isteyen tek bir tane bile öğretmen bulamazsınız! Teklifi geri çekin!
4 Temmuz Perşembe günü, saat 11.00’da, TBMM Çankaya kapısı yanında başlatacağımız meslek nöbetimize, orada oluşturacağımız öğretmenler odasına, gerçekleri duymaya cesaretiniz varsa, bekleriz Sayın Bakan @Yusuf__Tekin@tcmeb
#ÖMKgeriçekilsin
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu toplantısında "Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi" üzerine yapılan görüşmelere katıldık. Saat 14.00’da başlayan toplantıda, 22.30’a kadar sendikalara söz hakkı verilmedi. Söz hakkı geldiğinde de önceki dönemde Milli Eğitim Bakanı olan Komisyon Başkanı Mahmut Özer, konuşma süresini 5 dakika ile sınırlandırmak istedi.
Gerçekleri ve itirazlarımızı dinlemeye bile tahammül edemediler! Bunun gerçek anlamda bir meslek kanunu olmadığını, mesleği bitirme, öğretmeni mesleksizleştirme kanunu olduğunu, tüm engellemelere rağmen söz verdiğimiz gibi yüzlerine karşı ifade ettik.
“Burada öğretmenlerin meslek kanunu konuşuluyor ama içerisinde sadece öğretmenin adı var, kendisi yok, talepleri yok, fikri yok” dedik. “Bu bir öğretmenlik meslek kanunu olmaz, bu öğretmeni mesleksizleştirme, öğretmenliği bitirme kanunudur. Bu meslek kanunun arkasında duranlara bir kez daha soralım, bu kanunu isteyen bir tane bile öğretmen bulabilir misiniz?” diye sorduk!
Orada ucuz prodüksiyonlu bir tiyatro oynandığını, iktidar partisi mensuplarının el kaldır indirle kanunu geçirmek istediklerini çok net şekilde gördük! Bu garabet kanuna karşı mücadeleyi kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz! Öğretmenler ve öğretmen adayları, öğretmeni mesleksizleştirme, öğretmenliği bitirme kanununa imza atanları, talimatla onay verenleri asla unutmayacak, asla affetmeyecek!
Eğitim-İş olarak herkesi, Cumhuriyetin öğretmenlerine, eğitim emekçilerine sahip çıkma sorumluluğuyla hareket etmeye davet ediyoruz! Yarın, saat 11.00 itibarıyla TBMM Çankaya kapısı yanında meslek nöbetimizi başlatıyor, öğretmenler odamızı kuruyoruz! Eğitime ve geleceğine sahip çıkan herkesi bekliyoruz! Bizler, kararlılıkla mesleğimizin onuruna sahip çıkmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz! #ÖMKgeriçekilsin
Eğitim Nöbetimizin 38. gününde Öğretmenlik Meslek Kanunu TBMM Eğitim Komisyonu'nda görüşülürken,
haklarımız için @tcmeb önünde oturma eyleminde olan arkadaşlarımız sert müdahale ile gözaltına alındı.
#öğretmenlergözaltında
Öğretmen diploma alacak
KPSS’ye girecek hatta Türkiye birincisi olacak, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile getirilmek istenen Milli E��itim Akademisi’ne alınacak.
Akademi hangi ilde varsa oraya gidecek.
Kendisine ev ya da pansiyon vs. bulup kalacak.
Akademi 1-1,5 yıl sürecek.
Bu süre içinde 14.200TL ödenecek
Bu miktar daha önceki teklifte 22.300 TL idi. Bu bile barınmayı geçelim yemeğe yetmez derken, 14.200 TL’ye düşürüldü.
Bu 1-1,5 yıl içinde teorik sınavı geçecek,
uygulama sınavını okulda ve akademide geçecek.
Geçemezse hepsi seneye sil baştan…
Geçerse, buradan alınan puan ile tercih yapacak.
İlk girişte KPSS puanı ile 1. iken, akademiden belki sonuncu olarak çıkıp kerhen istediği bir yere atanacak,
3 yıl sözleşmeli öğretmen olacak.
Evli ise 3 yıl eşinden, varsa çocuğundan uzak kalacak, tayin isteyemeyecek
3 yıl sonra kadroya geçecek.
Bu bir öğretmenlik meslek kanunu değil öğretmenlik mesleğini bitirme kanunudur! Kamu personel rejiminde, Anayasaya aykırı köklü bir değişikliğin başlangıcıdır, iktidarın memurunu yaratma projesidir! Yurttaşlık haklarını gasp etmedir. Siyasi iktidarlar devletin sahibi değildir! Cumhuriyet karşıtı bu uygulamalara karşı mücadelede asla geri adım atmayacağız. 1 Temmuz Pazartesi günü, saat 11.00’da, TBMM önünde eylemdeyiz!
#ÖğretmenlereTabanMaaş
Biz bu toplantı kaç saat sürerse sürsün, buradayız @Yusuf__Tekin@tcmeb
Talebimiz herkes açısından meşru ve kabule hazır artık!
Biz sizle görüşmek için çok adım attık, artık sizden adım bekliyoruz.
Bir aydır nöbetteyiz ve çözüm bekliyoruz.
Taban Maaş hakkımızı geri alacağız!
#EğitimNöbetindeyiz
📣 Duyuru
Bakan Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin ile görüşmek için Mogan Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi Uygulama Oteli önünde saatlerdir sürdürdüğümüz nöbet eylemimiz sonuç verdi.
MYK’den üç arkadaşımız Bakan ile görüşmek için otele giriş yaptı.
Taban maaş hakkımızı geri alacağız!
Yüz binlerce öğretmen taban maaş bekliyor!
❗️Görüşme sonuçlarına dair gerekli bilgilendirmeyi yapacağız.
#EğitimNöbetindeyiz @tcmeb
#ÖğretmenlereTabanMaaş
Bu talep asgari ücret ortalama ücret olamaz kavgasıdır, bu kavgayı büyütelim. Öğretmenin itibarı, ekonomik haklar, eğitimin geleceği kavgamızda!
Taban Maaş hakkımızı geri alacağız!
@Yusuf__Tekin@tcmeb
Sendika üyelerimiz Milli Eğitim Bakanlığının içine girdi ve taban maaş hakkının ÖMK'nin içine dahil edilmesini talep etti. Güvenliğin saldırısına uğrayan öğretmenler oturma eylemini @tcmeb önünde devam ettiriyor.
@Akparti , @tcmeb ve @Yusuf__Tekin başta olmak üzere tüm yetkililere, siyasi partilere ve vekillere sesleniyoruz.
Asgari ücret ile öğretmenleri çalıştırmak öğretmenlik mesleğine saldırıdır. Düşmanca bir tutumdur.
◾Taban Maaş ÖMK'ye!
Başka Yolu Yok!
#EğitimNöbetindeyiz
Öğretmene “bir miktar” diye hitap edenlerde eser miktar adalet, eser miktar hak, eser miktar liyakat yoktur! Beklenen atama, gerçek ihtiyacın karşılığı atama bu mudur? Olmadığını herkes biliyor! Gençlerin umudunu tükettiniz, yazık!
Cumhurbaşkanının, bir ülkenin geleceğinin mimarı öğretmenlerin atamalarıyla ilgili “bir miktar” ifadesini kullanmasını, AKP iktidarının öğretmene verdiği değerin göstergesi olduğunu söylemiştik. 20 bin öğretmen ataması yapılacak olması önceliklerinin öğretmen ve eğitim olmadığını göstermiştir. Her zaman atamaları müjde havasında törenle açıklayan Cumhurbaşkanı bu sayıyı kendi de az bulmuş olmalı ki, topu Yusuf Tekin’e attı.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki gerçekten ihtiyacı karşılaşayacak şekilde bir atama yapılacak olsaydı, gür sesleriyle coşkulu bir şekilde atama sayısını açıklarlardı.
Bir devletin geleceğe yönelik politikalarının en önemli göstergesi planlamadır. Eğitimde planlamayı yapmak da öncelikle MEB’in görevidir.
En son Sayıştay raporunda 138 binin üzerinde ihtiyaç tespit edilmişti, artık Sayıştay da öğretmen açığını tespit etmez hale geldi. Geçen yıl 23 bin 670 öğretmen emekli, istifa, ölüm vb. sebeplerle sistemin dışına çıktı. 20 bin atama, sistem dışına çıkan öğretmenlerin bile yerini doldurmuyor.
İktidara geldiğinde 60 binin biraz üzerinde atama bekleyen öğretmen varken “Atanmayan öğretmen kalmayacak” diyenler, bu sayıyı 1 milyona yaklaştırmış, eğitimle istihdam, meslekler ve refah arasındaki ilişkiyi koparmıştır.
En fazla kontenjan ayrılan beş branş arasında ihtiyaç olmadığı halde din kültürü ve ahlak bilgisinin yer alması, yine bunun bilimsel bir hamle olmadığını göstermektedir. Üstelik iktidarın her atamada bir ritüel haline getirdiği bu adaletsiz, mantıksız kontenjan dağılımı, birçok kritik branşta görev bekleyen eğitim emekçileri için bir mağduriyete dönüşmektedir.
Bugün umutsuz ve gelecekten kaygılı öğretmen adayları yaratan eğitim politikaları, ne öğretmen açığını kapamaya ne de atanmayı bekleyen öğretmen sayısında bir iyileşme sağlamaya dönükt��r.
Atanmayan her bir öğretmenin, farklı işte çalışırken yaşamını kaybeden, psikolojik sorunlar yaşayan her bir gencin, kamuda ücretli öğretmenlik, özelde düşük ücretlerle ve güvencesiz çalıştırılmanın, öğretmensiz bırakılan her bir çocuğun sorumlusu AKP iktidarıdır.
Öğretmenliği değersizleştiren bu anlayış, ülkenin bugününe ve geleceğine en büyük kötülüğü yapmaktadır.
Eğitim geleceğe uzanan köprüdür, öğretmenler geleceğin mimarıdır. Öğretmene saygı!!!
Işığa tuttuğunda, Atatürk’ü görmediğin Türk parası sahtedir!
İçinde Atatürk’ün, Cumhuriyet’in,
yurttaşlığın olmadığı müfredat, Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim müfredatı değildir, olamaz, “sahtedir!”.
Eğitimin tüm bileşenleriyle paylaşmadan kapalı kapılar ardında yandaş sendikalarla hazırladığınız ve öğretmenin adının olduğu, düşüncesinin olmadığı sözde Öğretmenlik Meslek Kanunu’yla, kariyer basamakları adı altında farklı unvanlarla öğretmenleri ayrıştırıp çalışma barışını bozdunuz.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen hala gerçekçi bir çözüm de üret(e)mediniz.
Artık daha fazla geç kalmaya hakkınız yok! Eğitime ve eğitim emekçisine yeni sorunlar getiren değil çözümler üreten bir düzenlemeyi acilen gerçekleştirmek zorundasınız!
Çünkü eğitimcisinin itibar görmediği bir ülkenin, eğitim sisteminin iyi olma ihtimali; eğitim sistemi iyi olmayan bir ülkenin de dünya ülkelerinden itibar görme ihtimali yoktur!
Aynı işi yapan, aynı müfredatı anlatan ve zaten bir ihtisas sahibi olan öğretmenleri, ücretli, sözleşmeli, kadrolu, uzman ve başöğretmen unvanlarıyla ayrıştırmak ne bir mesleki yükselmedir ne de öğretmenin kendini gerçekleştirmesi olarak değerlendirilebilecek bir olgudur!
Mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi yeni mağduriyetlerin oluşmaması için üyesi olsun olmasın tüm eğitim emekçilerinin hakkını, hukukunu savunan Eğitim-İş’in ilk günden itibaren yaptığı uyarıları ve önerilerini artık dikkate almak zorundasınız.
Tüm öğretmenlerin ekonomik kaygıdan uzak, eşit işe eşit ücret ilkesine uygun, kıdem ve liyakatını esas alacak, gelişim süreçlerini teşvik edecek, insanca yaşayacak bir ücretle, kadro güvencesiyle ayrıştırılmadan çalışmasını sağlayacak gerçek bir mesleki düzenleme bir an önce hayata geçirilmelidir.
Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir, uzmanlık belgemiz diplomamızdır, tek başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür! @tcmeb@Yusuf__Tekin