Son dönemde yaşanan “Fon” meselesini “finansal” ve hatta görünür yüzüyle “sistemik çürümeden” ibaret bir kriz olarak değerlendirmek büyük hata olur.
Toplumsal düzlemde büyük bir psikolojik kırılma yaşanıyor. Henüz ne iktidar ne de muhalefet tarafı durumu tam olarak kavramış gibi görünüyor. Politik sarkaç günü kurtarmak ya da kullanmak arasında gidip geliyor.
Oysa;
Özellikle hem küresel düzlemde hem de ülkemizde orta sınıfı sallayan dönüşüm, yapay zekanın ve teknolojik dönüşümün zorladığı yeni bir uygarlık sıçramasının baskısı altında şekilleniyor.
İlk kaybımız geleceğe dair umudumuz. Orta sınıf var olduğundan bu yana önce eğitim, sonra iş ve gelir, sonra aile, sonra çocuklar ve onların geleceğine dönük bir kurgu ile yaşamını şekillendirirdi. Belli koşullara uyarsa hem kendisinin hem de çocuklarının daha iyi şartlarda yaşama imkanı vardı. Artık bu model aynı vaadi getirmiyor. Daha iyi eğitim, daha iyi gelir, daha iyi yaşam ileri doğru aktarılabilir olmaktan çıktı. En azından ahlaki ve yasal bir yoldan mümkün değil. Gelecek bitti.
İkincisi,
Sorun “mutlak yoksulluk” korkusu olmaktan çıktı ve diğeri ile mukayese edilen yoksulluğa dönüştü. İnsan kendisini geçmişteki yaşamıyla, çevresindeki insanlarla ve kendisine vaat edilen gelecekle karşılaştıran bir varlık. Beklenti ile gerçekleşen hayat arasındaki mesafe açıldığında göreli yoksunluk ortaya çıktığından diğerinin yaşamı da önemli. Herkes diğerini görüyor, izliyor. Azınlığın sergilediği lüks çoğunluğa daha da fakir hissettiriyor.
Dolayısıyla orta sınıfın öfkesi çoğu zaman açlıktan değil, bozulan beklentilerden kaynaklanıyor. Eğitim alsa da, çalışsa da, kurallara uysa da iktidara yakın olduğu söylenen (sayıları düşünüldüğü kadar çok değil) dokunulmaz politik oligarşinin sahip olduklarına ulaşamıyor. Birikim yapamıyor, çocuğuna kendisininkinden daha iyi bir hayat garanti edemiyor. Öfkesi 3-5 ayrıcalıklı kişi üzerinden devletin bütününe yöneliyor.
Üçüncüsü,
Ontolojik güvensizlik. Toplumun büyük kesimi kendisini değersiz hissediyor. Aşağıya doğru statü kaybı korkusu ile tetiklenen bir kaygıyla “bu dünyada benim yerim neresi” sorusunun cevabını bulamıyor. İnsanın ihtiyacı sadece fiziksel güvenlikten ibaret değildir. Hayatın devamlılığına dair güvence altına alınmış bir hikayesinin de olması gerekir. Bu konuda devletten destek talebinde bulunur. Devlet onu hiçe saydığı anda fırtınanın ortasında sokağa atılmış bir ruh haline girer.
Kısaca ekonomik, sosyolojik ve yasal bir krizin ortasında aslında dev bir psikolojik sorunumuz olduğunu görmemiz gerekiyor. Kriz doğru yönetilmez, sığ ve sembolik önlemlerle geçiştirilirse “toplumsal sözleşme” krizine doğru genişler. Bu da çözümü çok daha zor sorunlar yaratır.
@nedimpolat63@gantepvaliligi@GaziantepBeld Nedim beyin yerden göğe kadar hakkı var. Gramaj falan diyip olayı çarpıtmayın.
Gaziantep, gastronomi şehri denildiğinden beri bu şehirde yemek ücretleri abartılı bir şekilde arttı. Kimse de müdahale etmiyor.
Konu ciddi.
Her yerden üvez (küçük böcekler) ile ilgili kötü görüntüler geliyor.
Acilen şehir genelinde özellikle de şehrin kıra yakın mahallelerinden başlayarak planlama yapılmalı ilaçlama artırılmalı.
Roberto Mancini, Gazze için çağrıda bulundu:
"Bu vahşeti; masum çocukların ve kadınların öldürülmesini hiçbir şey aklayamaz.
Saldırıları hemen durdurun, yardım geçişlerine izin verin."
Teşekkürler Muslera…
14 yıl önce geldiğinde daha bizler de gençtik. Sen kalemize geçtin, biz ekran başına… Sen her kurtarışınla bizlere ‘oh’ dedirttin, biz her maçta sana güvendik. Bugün, çocukluğumuzdan gençliğimize, hayatımızın tam 14 yılına eşlik eden bir efsaneye teşekkür ediyoruz.
8 Süper Lig, 6 Süper Kupa, 5 Türkiye Kupası… Tam 19 kez sarı kırmızı renkler altında kupalara uzandın. Geldiğin ilk sezon şampiyonluk yaşarken, ne güzel ki, giderken de kupalar ile gidiyorsun. Yıllar geçiyor ama değişen hiçbir şey yok... Galatasaray tarihinde bir kaleciden çok daha fazlası oldun. Bize sadece kurtarışlar değil, karakter, aidiyet ve bağlılık ne demek onu öğrettin.
Seninle büyüdük Muslera. Sevinçlerde, hüzünlerde hep sahadaydın. Kimi zaman yumruğunu havaya kaldırdın, kimi zaman gözyaşlarımızla birlikte seninle ağladık. Galatasaray’a kalbini verdin, biz de kalbimizin en güzel köşesini sana ayırdık.
Bugün seni kupalarla uğurluyoruz. Ama bil ki, kazandığın en büyük kupa bizim kalbimizdeki yerin.
‘Son anda Muslera!’ Bir neslin hafızasına kazınan o anlar, o ses… Sonsuza dek bizimle!
İyi ki geldin, iyi ki Galatasaraylı oldun. Yolun hep açık, kalbin hep bizimle olsun…
Teşekkürler efsane. Teşekkürler Florya’nın son kaptanı, Fernando Muslera! 💛❤️
Profesyonel futbolcu Victor James Osimhen ve kulübü SSCN Napoli SPA ile oyuncunun bedelsiz geçici transferi konusunda anlaşmaya varılmıştır.
Futbolcuya, 2024-2025 sezonu için net 6.000.000 euro sezonluk ücret ödenecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
BATMAN PETROLSPOR ŞAMPİYON OLDU!
Deplasmanda karşılaştığı Turgutluspor’u 3-2 mağlup eden Batman Petrolspor şampiyonluğunu ilan ederek 2.Lige yükseldi
GURURLUYUZ…
MUTLUYUZ…
#ŞampiyonBatmanPetrolspor
🚨Mardin Büyükşehir Belediyesi'nin ilk belediye meclisi toplantısında İstiklal Marşı provakasyonu yaratan ve bunu basına yanlış şekilde servis eden kişinin Hayrettin Demir olduğu ortaya çıktı.
AKP’li Hayrettin Demir, 1 ay önce kadın personellini makam odasında taciz eden görüntüleri çıkmıştı.