Vali Yakup Canbolat, ilçelerde sürdürdüğü ziyaret ve incelemelerine Ankara’nın merkezinde yer alan ve tarihsel anlamda simge mekânlarını bünyesinde barındıran Altındağ ilçesini ziyaret ederek devam etti.
Programına Altındağ Kaymakamlığında başlayan Vali Canbolat, Kaymakam Bülent Bayraktar’dan ilçenin genel durumu, kamu hizmetleri, devam eden ve planlanan yatırımlar ile öncelikli olarak ele alınması gereken kamu hizmetlerine ilişkin brifing aldı.
Kaymakamlık programını takiben Altındağ Belediye Başkanlığına geçen Vali Canbolat, Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’den ilçede yürütülen belediye hizmetleri ile hayata geçirilen ve planlanan projeler hakkında bilgi aldı. Programının devamında Altındağ Belediyesince restore edilerek hizmete alınan ve kültürel ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapan Ulucanlar Cezaevi Müzesi ve Yerleşkesi’ni, Altındağ Müftülüğü Fidan Gençlik Merkezi ile Altındağ Belediyesine ait Lügat Kitap-Kafe’yi ziyaret eden Vali Canbolat, bu merkezlerde yürütülen faaliyetleri yerinde değerlendirdi.
Vali Canbolat, Valiliğimiz ve Altındağ Belediyesi iş birliğinde yapımı devam eden kreş inşaatında da incelemelerde bulunarak çalışmaların mevcut durumu ve tamamlanma sürecine ilişkin yetkililerden bilgi aldı.
Altındağ ilçesindeki ziyaret ve inceleme programını Kale Mahallesi’nde bulunan, Anadolu Selçuklu devrinin önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki kültür varlıklarımızdan olan Ahî Şerafeddin Camii veya halk arasında bilinen adıyla Arslanhane Camii’nde sürdüren Vali Yakup Canbolat, cuma namazının ardından programını tamamlayarak ilçeden ayrıldı.
Türkiye Kamu-Sen Yayınevi ve Türk Dünyası Akademisi kuruldu.
Bu iki önemli çatının ilk eseri olan “Türk’ün Zaferler Ayı: Ağustos” kitabımız baskıya girdi.
Ağustos, başkaları için yazın en sıcak ayı olabilir; Türkler için ise zaferler ayıdır.
Tarihimizin şanlı sayfalarını, zaferlerimizi ve Türk milletinin asırlara uzanan yürüyüşünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla çıktığımız bu yolun ilk eseri sizlerle buluşuyor.
Türkiye Kamu-Sen Yayınevi ve Türk Dünyası Akademisi’nin ilk eseri “Türk’ün Zaferler Ayı: Ağustos”; Türk memuruna, Türk milletine ve Türk dünyasına hayırlı olsun. 🇹🇷
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa ÇİFTÇİ, Genel Müdürlüğümüzü ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen çalışmalar ve vatandaşlarımıza sunulan kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
Heyecanımızı ve çalışma azmimizi arttıran Sayın Bakanımıza ziyaretleri ve teşkilatımıza verdiği destekten dolayı şükranlarımızı sunarız.
#HayatınızınHerAnında
Sahte Değerleme/Ekspertiz Operasyonu ve Usulsüz Vatandaşlık İşlemleri Hakkında Basın Açıklaması
16 ilde sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz vatandaşlık sağlayan şebekeye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 72 şüphelinin yakalanması üzerine kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu şahısların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçleri; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunı’nun 12’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20’nci maddesi hükümleri doğrultusunda titizlikle yürütülmektedir. Bu kapsamda, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 31’inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alan yabancılar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocukları; mevzuatta belirlenen tutarlarda sabit sermaye yatırımı, taşınmaz edinilmesi, döviz mevduatı yatırımı, Devlet borçlanma aracı yatırımı, gayrimenkul/girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı yatırımı veya bireysel emeklilik sistemi yatırımı yaparak Türk vatandaşlığına başvurabilmektedir.
Yatırım türlerinin her birinde ilgili kamu kurumları tarafından yatırım uygunluk belgesi düzenlenmekte olup; Yönetmeliğin 20’nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında belirtilen tutarda gayrimenkul yatırımı yapan yabancılar için, SPK tarafından lisanslanan değerleme şirketleri (2024 yılı itibarıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) koordinesinde TOKİ Başkanlığı iştiraki olan Gayrimenkul Değerleme A.Ş. (GEDAŞ) tarafından düzenlenen değerleme raporları üzerine TKGM tarafından uygunluk belgesi tanzim edilmektedir.
Uygunluk belgesinin alınmasına müteakip Emniyet Genel Müdürlüğü ile Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı aracılığıyla başvuru sahipleri hakkında kapsamlı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmakta; araştırmanın olumlu sonuçlanması hâlinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onay aşamaları tamamlanarak Türk vatandaşlığı kazanılmaktadır.
Sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla süreci suistimal etmeye çalışan odaklara karşı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler neticesinde; muvazaalı veya usulsüz işlem gerçekleştirdiği tespit edilen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş ve aile fertleri dâhil toplam 5.391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir.
Vatandaşlık kazanımı sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından haklarında kamu düzeni ve millî güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı hukuki şartların oluşmadığı gerekçesiyle geri alınmıştır. Böylelikle toplamda 1.413 yatırımcı ve aile fertleri ile birlikte 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı 5901 sayılı Kanunun 31. ve 40. maddeleri uyarınca iptal edilmiş ya da geri alınmıştır.
11.02.2026 tarihinden itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ile aile fertleri olmak üzere toplamda 1.358 kişinin Türk vatandaşlığı iptal edilmiş, 7 kişinin ise haklarında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bildirilmesi nedeniyle vatandaşlığı geri alınmıştır.
Operasyona konu olan hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimlerinden ibaret olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir.
Bakanlığımız, millî güvenliğimizi ve kamu düzenini koruma anlayışıyla her türl�� illegal yapı ve usulsüzlükle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mamak,Elmadağ,Sincan,Bala,Keçiören,Pursaklar,Altındağ,Kahramankazan,Beypazarı ve Polatlı İlçe Müdürlerimiz İl Müdürümüz Sayın Hüsamettin ERKINAY’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz.
@AnkaraValiligi@TC_icisleri@TCNufus@h_erkinay1
👏"Halka hizmet, Hakk'a hizmettir" düsturu, insanı merkeze alan bir görev ahlakı ve devlet geleneğidir. Nüfus Müdürlüğümüze gelemeyen değerli vatandaşlarımızın adreslerine konuk olmaya devam ediyoruz.
@mustafaciftcitr@YakupCanbolat@ankara_il@MustafaGungorlu@drltsc
Ankara İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğümüzü ziyaret ettik.
#Nüfus hizmetleri, doğrudan vatandaşımıza dokunan en temel kamu hizmetlerinden biri. Kimlikten adres işlemlerine, vatandaşlıktan veri altyapısına kadar geniş bir alanda yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdik.
Amacımız; vatandaşlarımızın işini kolaylaştıran, hızlı, güvenilir ve güçlü bir hizmet altyapısını daha da ileri taşımak. #TürkiyeYüzyılı vizyonuyla çalışmaya devam ediyoruz.
@TC_icisleri@TCNufus@ankara_il@MustafaGungorlu
👏"Halka hizmet, Hakk'a hizmettir" düsturu, insanı merkeze alan bir görev ahlakı ve devlet geleneğidir. Nüfus Müdürlüğümüze gelemeyen değerli vatandaşlarımızın adreslerine konuk olmaya devam ediyoruz.
@iggultekin@ankara_il@MustafaGungorlu@drltsc#HayatınızınHerAnında
‼️ NÜFUS; MÜSTAKİL BÜTÇELİ BAŞKANLIK (bağlı kuruluş) OLMALI, NÜFUS VAKFI KURULMALIDIR.
📌 Genel Başkanımız Türkeş Güney, Genel Başkan Yardımcımız Özkan Ulupınar, Ankara 7 Nolu Şube Başkanımız Oğuzhan Erbay ve şube yönetimi ile birlikte Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Sn.Levent Kepçeli’yi ziyaret ettiler.
📌 Ziyaretimizde; Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü personelinin verdiği Pasaport, Sürücü belgesi ve Kimlik belgeleri gibi değerli kağıt bedelleri ile kamu kurumlarımızın personel kimlik ve meslek belgeleri üzerinden devletimize sağladığı katma değeri dile getirerek, ancak nüfus personelinin sağladığı katma değer ile fedakarlığının karşılığı özlük haklarından, fazla mesai ücretlerinden, kariyer imkanlarından hak ettiği karşılığı alamadığını, görmediğini ifade ettik.
📌 Günlük yaklaşık 100.000 vatandaşımıza hizmet veren, bu hizmetlerin % 60 oranında değerli kağıt hizmeti dediğimiz pasaport ve sürücü belge düzenlenmesi olan, randevu ve barkod sistemiyle vatandaş ve sistem denetimli görev yapan; görev özellikleri itibarıyla bir çok kamu hizmetinden ayrılan nüfus çalışanlarının özlük hakları, fazla mesai ücretleri ile kariyer imkanlarının mutlaka görev yetki ve sorumluluğa uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
📌 Bu konularda sendikamızın teklifi ve talebi;
🔴 Nüfus da uzmanlaşmaya gidilmesi,
🔴 Fazla mesai ücretlerinin günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmesi, bu konuda sendikamızın TBMM’ye taşıdığı;
🔴 Bugünkü tutarla 22 bin TL’ye tekabül eden, gösterge rakamına bağlanmış bir fazla mesai ücreti verilmesi,
🔴 Personel istihdamında üniversitelerin nüfus bölümü mezunlarına öncelik verilmesi,
🔴 Personel eksikliğinin giderilmesi,
🔴 İdarecilerin 375 s. KHK’ya ekli 2 sayılı cetvelde ihdas edilmesi,
🔴 Temsil ödeneği verilmesi ve nüfus vakfı kurularak değerli kağıt bedelleri üzerinden sağlanan katma değerden personele pay verilmesi halinde nüfus personelinin hakları bir nebze de olsa düzeltilmiş olacaktır.
📌 Diğer yandan Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü idari teşkilatlanma yönünden; bütçe ile ödenek tahsis edilen, bakanlığa bağlı kuruluş olarak, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Başkanlığı olarak yeniden teşkilat kanuna kavuşmalıdır.
📌 Genel Müdürümüze misafirperverliği için teşekkür ederiz.
📌 Türk Büro-Sen’in açtığı dava bugün bu mücadelenin verilmesi adına önemlidir. Türk Büro-Sen Başkanı Türkeş Güney ve yönetiminin, ilk derece mahkeme kararlarının ardından konuyu Anayasa Mahkemesi gündemine taşıması da anlamlıdır.
📌 İlave Ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması mücadelemizi köşe yazısıyla kamuoyunun gündemine taşıyan, meseleyi tüm boyutlarıyla değerlendiren ve destek veren Prof. Dr. Cem Kılıç’a teşekkür ediyoruz.
Yazının tamamına ulaşmak için👇
https://t.co/uxiRqlhbud
@CemkilicDr
📌 Türk Büro-Sen’in açtığı dava bugün bu mücadelenin verilmesi adına önemlidir. Türk Büro-Sen Başkanı Türkeş Güney ve yönetiminin, ilk derece mahkeme kararlarının ardından konuyu Anayasa Mahkemesi gündemine taşıması da anlamlıdır.
📌 İlave Ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması mücadelemizi köşe yazısıyla kamuoyunun gündemine taşıyan, meseleyi tüm boyutlarıyla değerlendiren ve destek veren Prof. Dr. Cem Kılıç’a teşekkür ediyoruz.
Yazının tamamına ulaşmak için👇
https://t.co/uYa7CJug38
@CemkilicDr
📌 Ülkemizde 300 tane memur sendikası var; ancak sadece Türk Büro-Sen, Temmuz 2023'te memurlara verilen ancak memur emekli maaşlarına dahil edilmeyen ilave ek ödemenin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.
📌 İLAVE EK ÖDEMENİN EMEKLİ MAAŞINA YANSITILMASI MÜCADELEMİZİ ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞIDIK
📌 Genel Başkanımız Türkeş Güney, Genel Başkan Yardımcılarımız Tarkan Ömer Bankur ve Mustafa Demirhan, Hukuk Birimimiz, süreçte fikrini ve desteğini esirgemeyen kıymetli hocamız Prof. Dr. Cem Kılıç ile birlikte Anayasa Mahkemesine resmen başvurduk.
📌 Başvurumuz sırasında Genel Başkanımız Türkeş Güney; “Türk Büro-Sen olarak İlk Derece Mahkemesinde başlattığımız, İstinafta ikiye bir oyla aleyhimize sonuçlanan davayı bugün anayasa mahkemesine götürdük.
📌 İlave ek ödeme nedir? Emekli maaşına yansıtılması nedir? 2023 Temmuz ayında memur maaşlarına ilave ek ödeme adı altında ortalama memur maaşının yaklaşık %85’ine tekabül eden o günkü tutarı 8077₺ olan bir ek ödeme kalemi eklendi.
📌 Bu ek ödeme kalemi memur emekli maaşlarına yansıtılmadı. Memur emekli maaşları 2023 Temmuz ayında me ortalama memur maaşına %85 en düşük devlet memuru aylığına %115 zam yapılırken, memur emeklisine %17 zam yapıldı. Bu durum haliyle memur emeklilerini mağdur etti. O günden bugüne mücadelemiz devam etmektedir.
Diğer yandan da Türk Büro-Sen olarak bugün ülkemizde bulunan 300’e yakın sendikanın içinde tek Türk Büro-Sen bunu yargıya taşıdı. Hukuk yoluyla da mücadelesini başlattı. Önce ilk derece mahkemesinde davamızı açtık. Ondan sonra istinafa gitti. Davamız İstinafta da Mahkeme Başkanının lehte oyuyla ikiye bir aleyhte kararla bugün davamızı Anayasa Mahkemesine getirmiş bulunuyoruz.
📌 İlave ek ödeme memur emekli maaşına yansıtılmaması nedeniyle görev maaşının %45’i emekli maaşı olarak bağlanmaktadır. 02/11/2011 tarihinde yayınlanan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden önce görev maaşının %90’ı emekli maaşı olarak bağlanırken, bu oran önce 2 Kasım 2011’de 666 Sayılı KHK ile %75’e 2023 Temmuz ayında ihdas edilen ilave ek ödenin emekli maaşına yansımaması nedeniyle de %45’e düşmüştür.
📌 Bugün görev maaşıyla zar zor geçinen geçinmeye çalışan memurlarımız emekli olduklarında görev maaşının %45’ine düşen emekli aylıklarıyla geçinmekte zorluk yaşamaktadır.
📌 Bugün 65 yaşından önce hiçbir memurumuz bu emekli maaşlarının düşmesi nedeniyle emekliliği hayal dahi edememektedir. 65 yaşına geldiğinde de görev maaşının %45’ine tekabül eden emekli maaşıyla nasıl geçineceğini kara kara d��şünmektedir. 2023 Temmuz ayında 100 binlerce memurumuz emekli dilekçesi vermişlerdi. Ancak ilave ek ödemenin emekli maaşına yansımaması nedeniyle dilekçelerini geri çektiler. Bugün 65 yaşından önce hiçbir memur emekli maaşını düşünemediği için yaş ortalaması yüksek bir memur kitlemiz, ancak sokaklarda da boş gezen gençlerimiz bulunmaktadır. Biz ilave ek ödemenin memur emekli maaşlarına mutlaka yansıtılmasını talep ediyor bugün hukuk mücadelemizi de bu amaçla anayasa mahkemesine taşıyoruz. İnanıyoruz ki yüksek yargı Anayasa Mahkememiz bu hak kaybını telafi edecek bir karar verecek memurlarımız da 65 yaşından önce emekliliği hayal edebilecek, emeklilikte de insanca yaşayabileceği bir emekli maaşına kavuşacaktır.
📌 Türk Büro-Sen olarak mücadelemizi sonuna kadar gittiği yere kadar götüreceğiz.
📌 Memur ve memur emeklilerimize saygıyla duyurulur.”
👏"Halka hizmet, Hakk'a hizmettir" düsturu, insanı merkeze alan bir görev ahlakı ve devlet geleneğidir. Nüfus Müdürlüğümüze gelemeyen değerli vatandaşlarımızın adreslerine konuk olmaya devam ediyoruz.
@iggultekin@MustafaGungorlu@ankara_il@drltsc
“Müslümanlık bizim sayemizde dikili duruyor. Biz olmasak bitmiştik zaten. Çok açık.”
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamız, son konuşmalarından birini üniversitemizde yapmıştı. Hocamızı ve bilgeliğini özleyeceğiz.
İLBER HOCA'NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ ; DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve de yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri hem aydınlatmak ve hem de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazdım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı, fakat bunu birilerine göstermekten hassaten ictinab ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların da haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihi bir hadisedir. İlber hocamız 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği senenin Ramazan ayında Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duasını okuttu. Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı o gün yaşananları şöyle anlattı: “2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız ve siz de gelir misiniz’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra Hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız gelir misin’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber hocanın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber hocanın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır, bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesepleri kesilmiştir, kimseleri de yoktur' dedi'.
İlber Ortaylı hocamız müdür olduğunda başlattığı bu âdedi sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her Cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak Saray’ın o dönemdeki “çalışanları da” bulunurdu. Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından idi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık”.
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ın da ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” yazmış.