Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı’nda Dede Korkut'un duasını okudu ⤵️
— Kara dağların yıkılmasın. Gölgelice büyük ağacın kesilmesin. Taşkın akan görklü suyun kurumasın
— Koşar iken ak-boz atın sendelemesin. Vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın çentilmesin. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak bürçekli ananın yeri cennet olsun
— Ahir sonu arı imandan ayırmasın. Kadir Mevlam seni namerde muhtaç eylemesin
https://t.co/wstUW1PKYT
Ortak Tarih, Ortak İstikbal!
Bizi birbirimize bağlayan; yüzyıllara dayanan ortak hafızamız, kültürümüz ve sarsılmaz kardeşliğimizdir.
#TürkDevletleriTeşkilatı Türk dünyasının küresel sahnedeki yarınlarını inşa ediyor; #TDTAnkaraZirvesi2026 ile bu birliktelik daha da güçleniyor.
Dilde, Fikirde, İşte Birlik” vizyonuyla, kültürden enerjiye uzanan güçlü bir geleceği birlikte kuruyoruz.
Ankara’daki #TürkDevletleriTeşkilatı 13. Zirvesi, kardeşlik bağlarımızı somut projelerle taçlandıracak.
#TDTAnkaraZirvesi2026, ortak geleceğimize yeni ufuklar açacak.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantımızda gündemimizdeki konuları ve çalışmalarımızı değerlendirdik.
Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Denizli için toplu konut seferberliğini başlatıyoruz!
Emeği geçen Bakanımız Sn. Nihat Zeybekci’ye, milletvekillerimize ve sonsuz desteği için
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz. @RTErdogan@ZeybekciNihat@akpartidenizli
İzmir’e hizmet yolunda sorumluluğumuz da heyecanımız da büyük.
AK Parti’mize katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’a hoş geldiniz diyor, bu birlikteliğin şehrimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, “Vakit İzmir Vakti” diyerek İzmir’imizin dört bir yanını eser ve hizmetlerle buluşturmak için birlikte çalışacağız.
AK Parti’miz her zaman “doğru”ların yanında “yanlış”ların karşısındadır.
AK Parti’mizin “kuruluş felsefesi” ve “varlık sebebi” budur.
Fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir.
Bu değerlendirmeleri yaparken temel ilkemiz, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesidir.
Bu ilke çerçevesinde, her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir.
Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır.
Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır.
Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir.
Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır.
Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaları kapsamlı bir şekilde yapıyoruz.
Tüm denetim kurumları görevinin başındadır. Şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerini koruyacak ve güçlendireceğiz. Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz.
AK Parti’mizde “siyasetimizin alfabesi” her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir.
🍂 Böcek akımıyla sonbahar akımını birleştirdik.
Yazı geride bırakıp, Eylül’ün eşsiz renklerine merhaba dedik. 🌿🍁
Ama küçük bir hatırlatma da ekledik:
🔥 Yangın riski hâlâ devam ediyor.
🚫 Yangına sebep olmayın,
🌲 sonbaharın güzelliklerinden mahrum kalmayın.
#SebepOlma #YeşilVatan
Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilecek ilk HÜRJET, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda ilk uçuşunu gerçekleştirdi
🗣️ Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ⤵️
❝Bu gururda emeği bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza, TUSAŞ personelimize, mühendislerimize, teknisyenlerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum❞
Başkomutan Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/J3KHBsX7tJ
AK Parti Denizli İl Başkanımız Sn. Muhammet Subaşıoğlu, Merkezefendi İlçe Başkanımız Sn. Duygu Canbaz, İl Kadın Kolları Başkanımız Sn. Hilal Tütüncü, Merkezefendi İlçe Kadın Kolları Başkanımız Sn. Hümeyra Bakmallı ve teşkilat mensuplarımızla birlikte Hilal Camii’nde düzenlenen
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.
Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.