Vehhabi Sadullah Ergün, yeter ki Ehl-i Sünnet ulemanın aleyhinde olsun ve vehhabilere destek olsun vehhabi çocukların paylaştığı her şeyi alıp paylaşan biridir.
Paylaştığı yazıda bile çocuksu (futbol) bir arka plan kullanmış.
@YagirHasaAga@EmrahDemiryent Pabucumun ağası, hocanız ilmî cevap veremeyince siz itlerini beşinci kol faaliyeti için mi yolladı. Ula adam İbnussalahtan delil verdi. Hadisi senin hocaların ibnussalahtan daha iyi biliyorlar. Helal bee
أخطر شيء يهدد الوجود الإسلامي في ��مريكا وأوروبا وأستراليا هو الأصولية الحرفية التي تطبق نصوص الدين بشكل حرفي متشدد مثل موضوع اللحية، وللأسف هؤلاء أصبح لهم وجود كبير في الدول الغربية، وهم صورة سيئة للإسلام، وبمعنى دقيق كرهوا البشر في الدين.
هل بدأ حصاد المباهلة مبكراً؟
تخيلوا حجم الورطة التي أوقع محمد شمس الدين نفسه فيها؛ أقدم على مباهلةٍ غليظة، وأشهد الله عليها، ودعا بالهلاك واللعنة على نفسه وعلى أهله، واليوم.. يتبرأ منه أقرب حلفائه!
عبد الرحمن الدمشقية، -م�� فجوره في الخصومة- نسف أساس هذه المباهلة، وسجّل اعتراضه على محتواها وألفاظها، وقال لصاحبه: هذه فيها جرأة، أنا لا أقبلها!!
• ففي الوقت الذي يباهل فيه شمس الدين على كفر الحافظ السيوطي، يرد عليه الدمشقية قائلاً: "ماذا لو كان في علم الله أن السيوطي مات على الإيمان! شو بدّك بهالشغلة؟!".
• وفي الوقت الذي يباهل فيه شمس الدين على بدعية الإمام أبي حنيفة، يسكته الدمشقية بتصريحه: "نقول عنه -أبي حنيفة- (رحمه الله)، بناء على ما ثبت أنه تراجع! وما عندنا مشكلة مع أبي حنيفة! وهذا من أخطاء محمد شمس الدين".
إذا كان هذا هو الإنكار العلني، فما الذي يدور إذن في الخفاء؟ مما يشير إلى حالة من التخبط والانقسام الداخلي لديهم غير المسبوق.
ولتقريب الصورة أكثر:
تخطئة الدمشقية لمحمد شمس الدين، يعني ��زوماً: أن الدمشقية يرى أن شمس الدين مخطئ متجرئ، وهو بهذا يستحق نزول اللعنة والهلاك عليه وعلى نسائه!!؟؟ هل أدركتم الآن حجم الخذلان، و��مق الورطة؟!
وهنا يبرز السؤال الأهم:
أي جرأة عمياء دفعت هذا المسكين ليستجلب اللعنة والهلاك لنفسه وأهل بيته، دفاعاً عن أفكار عجز عن إقناع أقرب حلفائه؟ لم يكتفِ شمس الدين بشذوذه عن إجماع الأمة السنية وعلمائها، بل شذّ اليوم حتى عن طائفته! حتى بات وحيداً يتجرع تبعات مباهلته وتناقضاته!
يا محمد شمس الدين.. أدعوك إلى مراجعة نفسك، والتفكر في مآلات منهجك التكفيري، وإعلان التوبة، والعودة إلى منهج أهل السنة والجماعة، والتزام فتاوى العلماء الأكابر، والتخلّي عن طيش الشباب واندفاعه، فالرجوع إلى الحق شرفٌ ونجاة، والتمادي في الباطل مهلكةٌ، فتدارك أمرك، وأنقذ نفسك، قبل فوات الأوان، وقبل أن يحل بك ما دعوت به على نفسك.
@Baris10711 Ulan pi# herif, bu bir hikaye ve sofiler https://t.co/D9O910J2Ey 99 u bu hikayeyi hiç duymamış bile. Senin iddiana göre sofiler karılarını seyhine sunuyor.
Allah senin belini kırsın.
@RcalZeyd28403 Allah dilese sivrisineğin kanadına oturabilir ama sivrisinek onu kaldıramaz diyen Osman bin Sait darimi ile Ebu Hanife rahimehullah ayni mı!
Allah belini kırmasın bu nasil bir saçmalık
Maturidi ve Eşarileri tekfir ediyoruz ama bunu bir elin diğer eli çırparak temizlemesi gibi düşünmeli.Hakaret değildir tekfir.İtikadını düzeltmeye davettir.Düzeltmezse hesabı Allah'a verir.Maturidi ve Eşariler de bizi tekfir ediyorlar. Kızmıyorum. Allah hidayet etsin der geçerim.
@hanifmuminn Allah'ın eli, yüzü vardır, Arş'a istiva etmiştir diye Allah kendisi söylüyor. Neye benzediği değil mesele. Biz bir mahluka benzetmiyoruz zaten. Lakin "Allah'ın eli yoktur, orada kastedilen şudur; Allah'ın yüzü yoktur, orada kastedilen budur." demek ayete ihtilaf eden tevillerdir.
Allah'ı Tenzih Etmeden Tevhid Gerçekleşmez❗️👇
Tevhidin özü, Allah Teâlâ'yı zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir mahlûka benzetmemektir. Bu sebeple tenzih, tevhidin ayrılmaz bir parçasıdır. Kur'an-ı Kerim şöyle buyurur:
"O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işiten ve hakkıyla görendir." (Şûrâ, 42/11)
Bu ayet hem Allah'ın sıfatlarını ispat eder hem de O'nu yaratılmışlara benzetmeyi kesin olarak reddeder. Ehl-i Sünnet âlimleri, Allah'ın sıfatlarını kabul ederken keyfiyetini mahlûkatın sıfatlarına benzetmez keyfiyyet vermez. Cismi akla getiren manaları kabul etmez ve O'na cisim, yön, mekân, sınır veya uzuv nispet etmez.
Allah Teâlâ mekânı yaratandır; yarattığı mekâna muhtaç olması düşünülemez. Sınır, yön ve cisim gibi özellikler yaratılmışların vasıflarıdır. Bunları Allah'a nispet etmek, O'nu mahlûkatın özellikleriyle niteleme tehlikesini doğurur.
Bu nedenle "Allah gökyüzünde bir yöndedir", "mekândadır" eli, gözü baldırı, ayagı vardır demek veya O'na yaratılmışlara mahsus özellikler isnat eden anlayışlar, Ehl-i Sünnet'in tenzih esasına aykırıdır. Tevhid sadece Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmek değil, aynı zamanda O'nu yaratılmışların bütün özelliklerinden tenzih etmektir.
İmam Ebû Hanîfe rahimehullah'ın ifade ettiği gibi, Allah Teâlâ yaratılmışlara benzemez; O, mekân yaratılmadan önce de vardı ve mekân yaratıldıktan sonra da değişmemiştir.
Sonuç olarak, tenzihsiz tevhid eksiktir. Allah'ı yaratılmışların özelliklerinden arındırmadan yapılan bir tevhid anlayışı, Kur'an'ın "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur" ilkesini tam olarak yansıtmaz. Gerçek tevhid, Allah'ı hem birlemek hem de O'nu bütün noksanlıklardan ve mahlûkata ait özelliklerden tenzih etmektir.
@mertsoykan187
@XYZjumy@EmrahDemiryent Hoca Kürt diline laf etmiyor ki hatta hoca her sohbetinde muhakkak Kürtçe konusur.
Sen kimin itisin de kerbakan üzerinden havliyorsun. Kerbakan da seni gibidir