@TK_TR YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!
Bugün öğle civarı Samsun’da arabama yakıt alırken, servisin müdürü yanıma geldi.
60 yaş üstü bir vatandaş, kendisini tanıttı ve pat diye Özgür bey partiyi ne zaman kuruyor diye sordu. Cuma heralde dedim. Ya daha fazla uzatmasınlar artık dedi. Neden dedim. Çevremde gördüğüm herkes Özgür Özel’in kuracağı partiyi bekliyor. CHPli olanların zaten hepsi sahipleniyor da AKP ve MHP’li diye bildiğimiz insanlar hevesle bekliyorlar. Hele emekliler Özgür Özel diyor başka bişey demiyorlar. Çok büyük rüzgarı var dedi.
Kayyumcular, ciddi kuşkularınız hala devam ediyor mu?
İBB soruşturmasında tutuklandıktan sonra "etkin pişmanlık" kapsamında tahliye edilen Mehmet Karataş'ın Devlet Su İşleri'nden 21/b usulüyle 1 milyar 579 milyon liralık ihale almış..
İftiracıya milyarlık ihale verilmiş. Murat Emir yaptığı açıķlamada
"Bu, iftiracı olmanın karşılığıdır. Bir kişi düşünün, ihaleye fesat karıştırmaktan yargılanıyor ama diğer taraftan bu kişiye 1,5 milyar liralık ihale veriliyor" demiş!
Kuşkusu devam edenlere, idialarla mahküm edenlere duyurulur..
@oktay_saral YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Açık söylüyorum.
Öncelikle söylemlere ve ilkelere bakarım.
İlk yalanda ve samimiyet eksikliğinde terk ederim.
Kim olursa olsun.
Destekleyeceğim siyasi görüşün 1.ilkesi; "BİZ ASLA YALAN SÖYLEMEYECEĞİZ" olmalıdır.
Yoksa, gelirim kapınıza "İN ORADAN AŞAĞI" derim vallahi.
Yeni bir siyasi hareketin; demokrasiyi güçlendiren, katılımı artıran ve topluma yeniden umut veren bir iklim oluşturmasını diliyorum.
Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; kutuplaşmanın yerine diyaloğun, tek sesliliğin yerine çoğulculuğun, siyasetin dar kalıpları yerine demokratik katılımın güçlendiği yeni bir siyasal iklimdir.
Yeni bir yolun, yeni bir heyecanın ve yeni bir dinamizmin ülkemize güç katmasını temenni ediyorum.
Yeni Parti’nin kurulmasında en büyük pay sahibi olan, değişim talebini güçlü bir şekilde ortaya koyan aziz milletimize teşekkür ediyorum. Ayrıca, bu demokratik iradenin önünü açma cesaretini gösteren Sayın Özgür Özel’e ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na da ortaya koydukları siyasi sorumluluk ve demokratik liderlik dolayısıyla teşekkür ediyor, ülkemizin geleceğine katkılarının devamını diliyorum.
Yolu açık, umudu büyük olsun.
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
🔎 İBB Başkan Vekilimiz Sayın Nuri Aslan ve Meclis Üyelerimizle birlikte, günlük 290.000 m3 kapasiteli İKİTELLİ TERFİ MERKEZİ inşaat çalışmalarımızı inceledik.
💧 Hayata geçirdiğimiz bu yeni yatırımla İkitelli İçme Suyu Arıtma Tesisimizde arıttığımız suyu, yeni yaptığımız 14 km’lik isale hattıyla yine yeni yaptığımız Esenyurt İçme Suyu Deposuna doğrudan ulaştırarak iletim altyapımızı güçlendiriyoruz. Enerji dostu projede sona doğru yaklaşıyoruz.
Musul Lozan'da kaybedilmedi.👇
1. Dünya Savaşı sonunda 1918'de işgal edilen Musul, dönemin koşulları içinde bir daha geri alınamadı ki kaybedilsin. 1918'de İngilizler Musul'u işgal ederken Padişah Vahdettin'di. 1. Dünya Savaşı yeni bitmişti. Kurtuluş Savaşı daha başlamamıştı. Musul işgal edildiğinde Lozan Antlaşması'na yaklaşık 5 yıl vardı.
Türk heyeti, Kasım 1922'de Lozan'a giderken Musul askeri olarak kurtarılmış değildi.
Türk heyeti Musul için Lozan'da büyük bir mücadeleye girdi. İsmet Paşa'nın deyişiyle Lozan'da masa başında bir "Musul savaşı" verildi. Ancak konferansın başlarında yapılan görüşmeler tıkandı. Böyle olunca Musul konusunun Lozan sonrasında İngiltere ve Türkiye arasında ikili görüşmelerde çözülmesine, olmazsa Milletler Cemiyeti'nin sorunu çözmesine karar verildi. Yani Musul Lozan da kaybedilmedi.
Lozan'da Musul'la ilgili madde, Musul konusunun Lozan sonrasında Türkiye ve İngiltere arasında görüşüleceği, sonuç alınmazsa Milletler Cemiyeti'ne gidileceği yönündeydi.
Lozan sonrasında Türkiye ve İngiltere arasında Musul görüşmeleri başladığında Türkiye'nin güney sınırında İngiliz destekli Nasturi İsyanı çıktı.
Musul sorunu Milletler Cemiyeti'ne aktarıldığında da bu sefer Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesinde Şeyh Sait İsyanı çıktı.
Musul konusundaki Türk tezi Türk-Kürt kardeşliği teziydi. Şeyh Sait İsyanı bu tezi zayıflattığı gibi yarattığı güvenlik endişesiyle Türkiye'nin yeni toprak kazanmak yerine yeni kurulan Cumhuriyeti ve mevcut Misakı Milli sınırlarını koruma refleksini güçlendirdi. Türkiye Cumhuriyeti bir an önce Türkiye - Irak sınırının çizilmesine odaklandı. Bu sırada Milletler Cemiyeti, Musul'un Irak'ta kalmasına karar verdi.
1926 yılında İngiltere ile imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul İngiltere mandasında Irak sınırları içinde kaldı. Buna karşın Türkiye Musul petrol gelirlerinden 25 yıl süreyle yüzde 10 pay alacaktı.
1926 yılında, henüz daha 3 yıl önce kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, Milletler Cemiyeti'nin müdahil olduğu bir konuda diplomatik yollarla kurtarılamayan Musul için askeri operasyon yapmayı ulusal çıkarlar açısından doğru bulmadı. Çünkü bu durumda hem daha 3 yıl önce Lozan Barış Antlaşması ile 10 yıllık savaşın ardından sağlanan barış bozulacak hem de çok daha önemlisi Türkiye Cumhuriyeti uluslararası arenada Milletler Cemiyeti kararlarını tanımayan "barış yıkıcı" bir devlet damgasını yiyerek bütün dünyanın tepkisini üzerine cekecekti. Savaştan yeni çıkmış, kendi ayakları üstünde durmaya çalışan, Şeyh Sait İsyanı ile sarsılan ve henüz daha 3 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti'nin o yıllarda Musul için bir maceraya atılması büyük bir hata olurdu. Atatürk ve dava arkadaşları ile TBMM bu hataya düşmedi.
Gerçek şu ki!
Lozan'da Türk askerinin koruduğu ve fillen Türkiye'nin elinde olan hiçbir toprak kaybedilmedi. Daha önce 1. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında kaybedilen Batı Trakya, Musul, Adalar kurtarılamadı. Buna karşın Gökçeada, Bozaccada ve Tavşan Adaları Lozan'da kurtarıldı. Ayrıca Hatay da Lozan'dan sonra Atatürk'ün büyük cabadiyla 1938'de kurtarıldı, 1939'da Türkiye'ye bağlandı. Lozan'daki Boğazlar komisyonu ve Boğazlardaki askersizleştirilmiş bölgelere de 1936 Montrö ile son verildi.
Cumhuriyeti kuranlar, Atatürk ve dava arkadaşları toprak kaybetmedikleri gibi toprak da kazandılar; Hatay'ı kurtardılar.
Silivri Cezaevi’nden Kandıra Cezaevi’ne, oradan tekrar Silivri’ye, şimdi de yeniden Kandıra’ya…
Üstelik 17 Ağustos’ta Silivri’de başlayacak duruşmalar nedeniyle benzer bir nakil sürecinin tekrar yaşanmasını bekliyoruz.
Her seferinde, kişisel eşyaların kısa sürede toplanması, güvenlik ve kabul işlemleri, ring aracıyla yapılan uzun yolculuklar, cezaevine giriş prosedürleri ve ardından yeni hücrenize alışmaya çalışma…
Aile ve avukat görüşlerini zorlaştırmak, eziyet etmek ve yıldırmaya çalışmaktan başka hiçbir amacı olmayan, tamamen keyfi bir uygulama...
Sadece 25 gün için ailelere, avukatlara haber verilmeden yapılan bu nakil işlemlerinin, bu eziyetin hukukta yeri yok. Peki insan vicdanında yeri var mı?
OECD nin yıllar önceki raporunda diyor ki;"Az gelişmiş ülkelerde seçimle başa gelenler, kendilerini Tanrının görevlendirdiğini"zannediyorlar
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın en yakınındaki isim dahil 7 kişi istifa etti https://t.co/HR1Gvxoebw #gazetesozcu@gazetesozcu aracılığıyla
Sayın genel başkanımız @eczozgurozel liderliğinde kuracağımız yeni partiyle iktidara yürüyeceğiz.
Kimsenin bundan en ufak şüphesi olmasın.
Milletten büyük hiç kimse yoktur.
Ülkece yenilenme zamanı🇹🇷
📍 Silivri Boğluca Deresi Batık Sisteminde Çalışmalar Yerinde İncelendi
Kanalizasyon Dairesi Başkanlığımız tarafından Silivri İlçesi Boğluca Deresi batık sistem kesiminde sürdürülen dere temizlik çalışmaları, Daire Başkanımız Hüseyin Ağdoğan tarafından yerinde incelendi.
Çalışmalarla dere kesitinde biriken teressubat temizlenerek sistemin hidrolik kapasitesinin korunmasına yönelik faaliyetler sürdürülmektedir.
Güçlü altyapı, güçlü İstanbul.
#İSKİ #KanalizasyonDairesi #Silivri #BoğlucaDeresi #DereTemizliği #Altyapı #İstanbul