Çankaya zaten saraya benzemediği için kıymetlidir. Çankaya, saltanatın ve kulluk düzeninin kuvvetli reddi; Cumhuriyet’in kurucu makamıdır. Asıl küf de Çankaya’da değil, yoksul halkın sırtına yüklenen debdebe ile kendi cılızlığını örtmeye çalışan avam zihniyetindedir.
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
SON DAKİKA | Mahkeme Başkanı: Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203 uyguluyorum, çıkarın salondan.
Salondan zorla çıkarılan İmamoğlu: Benim Ankara'da yargılayacaklarım buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. adalet millete aittir. ben millete konuşuyorum. millete yüzümüzü dönelim.
(Gamze Altunay)
@MektebiGala Can Uzun hem yerli hem genç hem çok potansiyelli hem de Galatasaraylı. Yaz kış her transfer dönemi aynı şeyi yaşamaktan bıktık bütün sevinçler burnumuzdan geliyor yeter artık ya
@MektebiGala Ya peki çok merak ediyorum almayıp ne yapacaksınız ? Bu pozisyonda eksik var yabancı kontenjanı dolu gel gör ki boş olsa bile bu bölgeye alınacak hangi adam 30 dan aşağıda olacak veya 30 dan aşağı alınacak adamdan nasıl bir katkı alacaksın ?
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
@MektebiGala Böyle bir durum varsa hiç zaman kaybetmeden bu iş bitmeli. Günümüzde kimlere ne paralar ödeniyor artık 30 40 Avrupa’da başarı yakalamak isteyen takımlar için bir şey değil. Yönetim her transfer dönemi 100 150 milyon bütçeden bahsediyor ama ağustos ayından önce biten transfer yok
Güya TRT'den yayınlayıp Ekrem İmamoğlu'nu rezil edeceklerdi. İddianame çıkınca rezil olan başkası oldu. Şimdi TRT'den yayınlamayı bırak, adamı duruşma salonuna bile getiremiyorlar. Çünkü orada yaptığı çıkışlarla, sorduğu sorularla davayı her gün daha da çökertiyor. Yakında savunmasını koğuşundan yazılı versin biz okur karar veririz diyecekler.
Bu yaşananlar beni şaşırtmıyor. Çünkü amaç en başından beri bir suçu yargılamak değil, Ekrem İmamoğlu'nu göz önünden çekmekti. Göz önünden çekersek unutulur ve halk desteğini kaybeder sandılar. Ama bu gerçekleşmedi. O yüzden de TRT'den yayını geçtim, adamı artık duruşma salonuna bile getiremiyorlar. Doğum belgesini iptal edip, hiç doğmamış, hiç yaşamamış gibi farz edelim diyecekler sonunda.
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayıyım.
Bunu zihinlerine kazıyacaklar.
NATO toplanıyor yarın Ankara’da.
Ne anlatacak bu ülkenin başındaki misafirlerine? “Bak, rakibimi hapse attım, 20 tane de dava açtım mı” diyecek?
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
Deniz Göktaş, Erdoğan’a diktatör dediği için mi gözaltına alınmış yoksa oğlu Burak Erdoğan, Sevim Tanürek’i öldürdüğünde oğlunu kurtaran iyi baba olduğunu söylediği için mi?
Bir bilgi geldi mi gözaltı sebebi hakkında?
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Komedyen Deniz Göktaş, geçtiğimiz günlerde yayınlanan stand-up gösterisinin ardından önce yandaşlar tarafından hedef gösterildi, az önce ise yurt dışından döndüğü havaalanında gözaltına alındı.
Eleştirel fikirlere ve mizaha tahammülü olmayan Saray Rejimi’nin sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın!