‼️Yetki Var, Kazanım Yok: 16 Yılın Sessiz Çöküşü
Değerli öğretmenlerimiz, eğitim çalışanlarımız ve kıymetli kamu görevlileri;
⚠️Bugün size çok basit bir soru sormak istiyorum:
Öğretmenliğin, memurluğun kıymeti gerçekten kalmadı mı?
Hayır!
Öğretmenlik hâlâ bu ülkenin geleceğini inşa eden en kıymetli mesleklerden biridir.
Ama ne yazık ki öğretmenin emeğinin karşılığı, alım gücü ve mesleki itibarı yıllar içerisinde ciddi biçimde aşındırıldı.
Bugün öğretmen geçinemiyor.
Memur enflasyon karşısında yoksullaşıyor.
Yeni atanan öğretmen görev yerine sevinçle gitmesi gerekirken,
“Bu maaşla kiramı nasıl ödeyeceğim?” diye düşünüyor.
Bir tarafta ekonomik kayıplarımız büyürken diğer tarafta mesleki itibarımız zedeleniyor.
Öğretmen şiddete uğruyor.
Mobbinge maruz kalıyor.
Tayin bekliyor.
Ailesinden ayrı yaşıyor.
Sözleşmeli öğretmen kendisini yeterince güvende hissetmiyor.
2008 sonrası göreve başlayan kamu çalışanları emeklilik geleceklerini düşünüyor.
👉Millî Eğitimde ise sorunlar çözülmek yerine birikiyor.
Atama sistemi değişiyor, Akademi sistemi yeni belirsizlikler oluşturuyor.
Tayin sistemi tıkanıyor, aileler ayrı kalıyor.
Liyakat tartışılıyor.
Soruşturmalarda yapılan hukuki ve usule ilişkin yanlışlar mahkemelerden dönüyor; bunun bedelini hem çalışan hem kamu ödüyor.
Bir tarafta düşük öğrenci sayısıyla eğitim veren okullar varken, diğer tarafta çocuklarımız kalabalık sınıflarda eğitim görüyor.
Proje okulları uygulamalarıyla yılların oluşturduğu okul kültürü ve kurumsal hafıza zayıflatılıyor.
Peki bütün bunlar bir günde mi oldu?
Hayır!
👉Yaklaşık 16 yıldır eğitim çalışanlarının örgütlü gücünü temsil etme iddiasıyla yetki kullanan sendikal anlayışa artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
16 yıllık yetkinin sonunda öğretmenin kazandığı nedir?
Alım gücümüz mü arttı?
Mesleki itibarımız mı yükseldi?
Tayin problemimiz mi çözüldü?
Mobbing mi sona erdi?
Liyakat mi hâkim oldu?
Emeklilik geleceğimiz mi güvence altına alındı?
O hâlde artık öğretmen de memur da sendikal tercihini sorgulamak zorundadır!
Değerli meslektaşım;
👉Sendika tercihi bir alışkanlık değildir.
Bir müdürlük, müdür yardımcılığı ya da görevlendirme beklentisi hiç değildir.
Sendika tercihi;
emeğine, ailene, mesleğine ve geleceğine sahip çıkma tercihidir.
Bugün mobbinge uğrayan arkadaşın için susarsan, yarın sıra sana geldiğinde yalnız kalırsın.
Bugün liyakatsizliğe bireysel çıkarın için göz yumarsan, yarın adalet aradığında sesini duyuramazsın.
Artık bireysel kazanımları değil, toplumsal kazanımları büyütmek zorundayız.
Öğretmenin yoksullaşmasına alışmayacağız!
Memurun enflasyona ezilmesine alışmayacağız!
Mobbinge, liyakatsizliğe, baskıya ve adaletsizliğe alışmayacağız!
Çünkü böyle gelmiş olabilir…
Ama böyle gitmek zorunda değil!
Öğretmen güçlü olursa eğitim güçlü olur.
Eğitim güçlü olursa Türkiye güçlü olur.
Buradan bütün eğitim çalışanlarına sesleniyorum:
Susma!
Korkma!
Sendikal tercihini sorgula!
Bireysel çıkarın için ortak geleceğinden vazgeçme!
Emeğine sahip çık!
Mesleğine sahip çık!
Geleceğine sahip çık!
Çünkü artık;
👉16 yıllık yetkinin hesabını sorma vaktidir!
Uğur Başar
Hürriyetçi Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı
@HurEgitimSen@HurSenGenelMerk@TRogretmen@ogretmenlersyfs@Ogretmenler_oda
#SONDAKİKA
‼️KAMU ÇALIŞANLARI HER AY DAHA DA YOKSULLAŞIYOR!
⚠️İSTANBUL’DA EV KİRALARI NEREDEYSE ÖĞRETMEN MAAŞI KADARDIR!!!
Temmuz ayına ilişkin enflasyon verileri TÜİK tarafından aylık %1,78, yıllık %31,75 olarak açıklanmıştır. ENAG ise aynı dönem için aylık enflasyonu %3,07, yıllık enflasyonu %50,49 olarak hesaplamıştır.
Temmuz ayında kamu çalışanlarına %7 toplu sözleşme zammı ve %6,09 enflasyon farkı yansıtılmıştır. Ancak daha ilk aydan itibaren, TÜİK verilerine göre dahi bu artışın %1,78’i erimiştir. Önümüzde maaşların yeniden düzenleneceği tarihe kadar beş uzun ay bulunmaktadır.
Resmî veriler neyi gösterirse göstersin, vatandaşın gerçek hayat deneyimi çok daha ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır. Market fiyatları, kira giderleri, ulaşım ve fatura yükü kamu çalışanlarının alım gücünü her geçen gün daha da aşağı çekmektedir.
Bugün yoksulluk sınırı 120 bin TL’ye dayanmış, büyükşehirlerde kiralar neredeyse bir öğretmen maaşına ulaşmıştır.
Eğitim çalışanları başta olmak üzere tüm kamu görevlileri ciddi bir geçim sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Bu durum kabul edilebilir değildir.
Buradan hükümete ve toplu sözleşme sürecinde yetkiyi elinde bulunduran sendikal yapılara açık çağrımızdır:
Kamu çalışanlarını yılda yalnızca iki kez yapılan maaş artışlarına mahkûm etmeyin!
Gerçek enflasyonun esas alındığı, alım gücünü koruyan, adil ve sürdürülebilir bir ücret sistemi derhal hayata geçirilmelidir. Kamu çalışanlarının geçmişten gelen kayıpları telafi edilmeli, refah payı uygulaması devreye alınmalı ve acil seyyanen zam yapılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki; yoksullaşan memur, zayıflayan kamu hizmeti demektir. Kamu çalışanlarının insanca yaşayabileceği bir ücret düzeni artık ertelenemez bir zorunluluktur.
@HurEgitimSen@HurSenGenelMerk@tuikbilgi@csgbakanligi@tcmeb@TBMMresmi@TBMMGenelKurulu
Hürriyetçi Eğitim Sen’i kurduğumuz günden beri eğitim çalışanlarının sesi olmaya devam ediyoruz.
Eğitim çalışanlarımızın teveccühü ile 2026 Mayıs mutabakatlarında 30 bin üye sayısını aşan, istikrarlı büyüyen sendika olduk.
Bu istikrarlı büyümede İstanbul 3 Nolu Şube olarak üzerimize düşen sorumluluğun hep farkında olduk, ciddi mücadele ettik. Aynı inanç ve kararlılıkla yetki yolunda mücadelemiz devam etmektedir.
Bizlere güvenen eğitim çalışanlarına teşekkür ederiz.
@HurEgitimSen
Üye sayısını en fazla artıran şube İSTANBUL3!
Bugün elde ettiğimiz bu başarı asla tesadüf değildir.
Gece gündüz demeden eğitim çalışanlarına ulaşarak, kurum kurum gezerek mücadelemizi anlattık. İmzasını aldığımız her bir değerimizin yanında olduk. Bu mücadelemizi her geçen gün güçlendiriyoruz.
İnançla, kararlılıkla ve yutkunmadan haykırarak; yetki yolundaki mücadelemizi büyütmeye, emeğimizi başarıyla taçlandırmaya devam edeceğiz.
Teşekkürler İstanbul3!
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VE KAMUOYUNA,
👉Küçükçekmece İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, bir kamu kurumunun gelmesi gereken tarafsızlık noktasından ne kadar uzaklaştığının açık ve acı bir vesikasıdır.
Kanunen her yıl mayıs ayında yapılan idari bir mutabakat sürecini, adeta bir sendikanın zafer kutlamasına ve gövde gösterisine dönüştürmek; ne devlet ciddiyetiyle ne de kamu yönetimi etiğiyle bağdaşmaktadır.
Bu sorumsuz yaklaşım karşısında, sorumluluk makamında oturanlara açıkça soruyoruz:
1.Anayasal ve Kanuni Çerçeve Nerede? Anayasa’nın 129. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesinde yer alan "Kamu görevlilerinin tarafsızlığı" ilkesi ayaklar altına alınırken, İlçe Müdürlüğü bu paylaşımla neyi amaçlamaktadır?
2.Çalışma Barışı Neden Göz Ardı Ediliyor? Söz konusu ilçede görev yapan, yetkili sendika dışındaki binlerce eğitim emekçisi bu devletin, bu kurumun personeli değil midir? Resmi makamlar eliyle yürütülen bu açık tarafgirlik, okullarımızdaki çalışma barışını açıkça dinamitlemek
Resmi kurumların sosyal medya dillerine sirayet eden bu üslup; eğitimde liyakatin yerini sendikal aidiyetin, adaletin yerini ise yandaşlığın aldığının kurumsal bir itirafıdır. Devletin makamları, koltukları ve bütçesi hiçbir yapının şahsi mülkü değildir. Kamu gücünü arkasına alarak diğer sendika üyesi öğretmenleri dışlayan, ötekileştiren ve yok sayan bu anlayışa karşı hukuki, demokratik ve sendikal haklarımızı sonuna kadar savunacağımızı ilan ediyoruz.
👉Çağrımızdır:
Devletin makamları ve kurumsal kimliği istisnasız her eğitim çalışanına aittir. Küçükçekmece İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere, tüm resmi makamları derhal devlet ciddiyetine, kurumsal tarafsızlığa ve hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz.
Eğitim camiası, birilerinin arka bahçesi olmayacak kadar saygın ve büyüktür.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@tcmeb@TC_istanbul@istanbulilmem@KucukcekmeceMeb
İstanbul3 Nolu Şube olarak mutabakat verilerimizdir.
Şube yöneticilerimizin, ilçe başkanlarımızın, kurum temsilcilerimizin ve emeği geçen tüm değerlerimizin emeklerine sağlık 👏👏👏
Birlikte Yetkiye,
Ant Olsun Hürriyete…
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
@HurSenGenelMerk@HurEgitimSen
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VE KAMUOYUNA,
👉Küçükçekmece İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, bir kamu kurumunun gelmesi gereken tarafsızlık noktasından ne kadar uzaklaştığının açık ve acı bir vesikasıdır.
Kanunen her yıl mayıs ayında yapılan idari bir mutabakat sürecini, adeta bir sendikanın zafer kutlamasına ve gövde gösterisine dönüştürmek; ne devlet ciddiyetiyle ne de kamu yönetimi etiğiyle bağdaşmaktadır.
Bu sorumsuz yaklaşım karşısında, sorumluluk makamında oturanlara açıkça soruyoruz:
1.Anayasal ve Kanuni Çerçeve Nerede? Anayasa’nın 129. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesinde yer alan "Kamu görevlilerinin tarafsızlığı" ilkesi ayaklar altına alınırken, İlçe Müdürlüğü bu paylaşımla neyi amaçlamaktadır?
2.Çalışma Barışı Neden Göz Ardı Ediliyor? Söz konusu ilçede görev yapan, yetkili sendika dışındaki binlerce eğitim emekçisi bu devletin, bu kurumun personeli değil midir? Resmi makamlar eliyle yürütülen bu açık tarafgirlik, okullarımızdaki çalışma barışını açıkça dinamitlemek
Resmi kurumların sosyal medya dillerine sirayet eden bu üslup; eğitimde liyakatin yerini sendikal aidiyetin, adaletin yerini ise yandaşlığın aldığının kurumsal bir itirafıdır. Devletin makamları, koltukları ve bütçesi hiçbir yapının şahsi mülkü değildir. Kamu gücünü arkasına alarak diğer sendika üyesi öğretmenleri dışlayan, ötekileştiren ve yok sayan bu anlayışa karşı hukuki, demokratik ve sendikal haklarımızı sonuna kadar savunacağımızı ilan ediyoruz.
👉Çağrımızdır:
Devletin makamları ve kurumsal kimliği istisnasız her eğitim çalışanına aittir. Küçükçekmece İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere, tüm resmi makamları derhal devlet ciddiyetine, kurumsal tarafsızlığa ve hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz.
Eğitim camiası, birilerinin arka bahçesi olmayacak kadar saygın ve büyüktür.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@tcmeb@TC_istanbul@istanbulilmem@KucukcekmeceMeb
Kişisel Verilerin Korunmasın Kanunu;
kapsamında okul ve kurumların internet sayfalarında yer alan Teşkilat Şeması ve bazı bölümlerinde, okul sosyal medya adreslerinde, eğitim çalışanlarının kişisel verileri (isimleri, sınıf bilgileri, branşları, ders programları, öğrenci-öğretmen fotoğrafları, proje adı altında yapılan paylaşımlar vb.) açık bir şekilde yer almakta dolayısıyla paylaşılmaktadır. Kişinin açık rızası olmadan bu tür bilgilerin, okul veya kurumların internet sitelerinde ve sosyal medya adreslerinde yer alması doğru olmadığından gerekli düzenlemelerin yapılması için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuruda bulunduk.
@HurEgitimSen@leventkuruoglu@TC_istanbul@istanbulilmem@MucahitYentur
Eğitimde şiddetin son bulması için Ankara’dayız. Yürüyüşümüz barikatlarla engellendi. 3 saattir bekliyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığına yürüyerek sesimizi duyurmak için tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, tüm sivil toplum kuruluşlarını, tüm milletvekillerini Ziya Gökalp Caddesine bekliyoruz.
Barikatlar açılana kadar mücadelemiz devam edecektir.
@HurEgitimSen
🔥Eğitim Çalışanlarımızın İradesi Pazarlık Konusu Değildir!
👉15 Mayıs sendika mutabakatları yaklaştıkça okullarda görünmeyen bir trafik başlıyor. Rakamlar konuşuluyor, tablolar yapılıyor, hesaplar tutuluyor. Oysa unutulan bir şey var: Öğretmen bir istatistik değildir. Öğretmenin iradesi, hiçbir sendikal denklemin pazarlık kalemi olamaz!
👉“2-3 aylığına geçin”, “Şimdilik destek olun”, “Yetkiyi alalım sonra bakarız…”
Bu cümleler masum bir rica gibi sunulsa da, özünde iradeye müdahaledir. Sendikal tercih; geçici bir formalite değil, anayasal bir haktır.
👉 Makamın gölgesine sığınıp öğretmenden geçici sadakat isteyenler bilmelidir ki güç, baskı kurabildiğiniz ölçüde değil, adil kalabildiğiniz ölçüde saygı üretir.
👉4688 sayılı Sendikalar Kanunu açık: Hiç kimse sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi de açık: Sendikal hakkın engellenmesi suçtur.
👉Daha da önemlisi, vicdan açıktır.
Bir okul yöneticisinin makamı, öğretmenin özgür iradesinden üstün değildir.
👉 Öğretmenin iradesini eğip bükebileceğini düşünen anlayış, aslında kendi yöneticilik zafiyetini ele verir.
👉Sevgili Eğitim Çalışanları;
Siz bir rakam değil, bu ülkenin geleceğini inşa eden asli gücüsünüz.
Geçici üyelik telkini, kalıcı bir tavizdir.
Bugün sessiz kalınan baskı, yarın alışkanlığa dönüşür.
⚠️Unutmayın: Hak verilmez, korunur.
Ve irade, ancak sahibinin cesaretiyle anlam kazanır.
‼️ Unutmayalım ki ; Şahsiyetli insanlar, Hürriyetine düşkündür!
2026 Ocak enflasyonu
TÜİK’e göre %4,84,
ENAG’a göre %6,32.
Memura verilen toplu sözleşme zammının önemli bir kısmı daha ilk ayda buharlaştı.
Toplu sözleşme masasında oturan “konfederasyonlar”,
iktidarla kol kola girerek memuru sefalete, emekliyi açlığa mahkûm etti.
Bu tablo tesadüf değildir; yanlış tercihin ve suskunluğun sonucudur.
Biz HÜR-SEN olarak buradayız!
Alın terinin ezilmesine, emeğin yok sayılmasına, memurun ve emeklinin aklıyla alay edilmesine razı değiliz.
İşveren–sendika el ele düzenini değiştireceğiz.
Alın size terörsüz Türkiye...
Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez. Türk bayrağı onurumuzdur, şerefimizdir, haysiyetimizdir. Yaşananlar kabul edilemez bu bayraksızlara, soysuzlara, sopsuzlara
gereğinin yapılmasını devletimizden bekliyoruz.
#TerörProvokasyonu#Nusaybin
#MHP Genel Başkanı Sn. #Devlet#Bahçeli’yi ziyaret ederek çalışmalarımız ve eğitimin gündemine dair bilgiler arz ettim.
#Türk Dünyasının, Eğitimin ve eğitim çalışanlarının meselelerine dair her zaman yakın alaka gösteren Sayın #Genel#Başkanıma nazik kabulleri, ilgi alaka ve misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum.
@cebe58@TalipGeylan06 Sendikamıza üye olurken gönül verirken sizin gibi nedüübelirsizler den icazet mi aldık da; siz dediniz diye doğru bildiğimiz yoldan dönelim hadi oradan başka kapıda havlayın
LİSE EĞİTİM SÜRESİNİN REVİZE EDİLMESİ SÜRECİ PAYDAŞLARIN GENİŞ KATILIMIYLA, UZLAŞI İÇİNDE VE YETERLİ ZAMAN AYRILARAK YÜRÜTÜLMELİDİR. https://t.co/mkUnMp8eVX @Türk Eğitim Sen aracılığıyla
ENGELLERİ KALDIRALIM❤️
Bahçelievler Özel Eğitim Okullarımızın Engelliler Haftası vesileyle düzenledikleri programa katıldık.
Özel Eğitim Öğretmelerimizi bu farkındalığa sahip çıkıp özel öğrencilerimize gösterdikleri üstün gayretlerinden dolayı takdir ediyor, Özel öğrencilerimizin gözlerinden öpüyorum.
Engel sadece ve sadece bedenen olmaz, Asıl ve en büyük engel zihniyet ve vicdanlardaki engeldir.
Tüm engellerin ortadan kalkması dileğiyle...