HAKİME HANIMI SAVCININ KURŞUNUNDAN HÜKÜMLÜ ÇAYCI KURTARDI
Bugün saat 13:00 sıralarında İstanbul Anadolu Adliyesinde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, Bölge adliye Mahkemesi 23. Ceza dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı, hakime Kahraman’ın odasında oturdukları sırada 1 el silahla ateş ederek kasık bölgesinden yaraladı.
İkinci atışı yapmak istediği sırada odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü çaycı Yakup Karadağ isimli şahıs tarafindan engellendi.
Bir genç kıza canavarca tecavüz edip vahşice 20. Kattan atan insan bozuntusu sadece 4 yıl kapalıda yatıyor.
Sonrasında bildiğin yatılı okuldan farksız bir yer olan açık cezaevine alınıyor. Haftasonu izni alıp gezip tozuyor. Ona bu ayrıcalıkları verenlere soruyorum; aynısını kızınıza, torununuza yapsa buna izin verir miydiniz?
Zalime merhamet mazluma eziyettir. Yapmayın, etmeyin lütfen.
Şule Çet davasında cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, tecavüze yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 1 yıl olmak üzere toplamda 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Berk Akand yaklaşık 7 yıl 3 ay sonra tahliye edilmiş.
Öyle bir infaz sistemimiz var ki suçlulara "cesaret" veriyor.
▪️Bir erkek cezaevinden izinli çıkıyor.
▪️Daha önce şiddet uyguladığı kadını öldürüyor.
▪️Başsavcılık da "biz haber verdik, koruma talep etmedi" diye kendini korumaya çalışıyor.
Görevinizi yapmanız için kadınların sizden "güvenlik talep etmesi" mi lazım? Salih Aybas silaha nasıl ulaştı? Denetim yoksa, neye güvenerek izin veriliyor?
iktidarın işlediği en büyük kent suçlarını, nefes alınabilen, depremde insanların kaçabileceği tüm alanları betona hapsedip ranta açmasını da bir zahmet güzellemeyin. gar terminalinin 500 metre ötesinde binlerce kafe, restoran varken trenden, metrobüsten iner inmez ağzınıza kahveyi, yemeği koymasanız bir şey kaybetmezsiniz.
söğütlüçeşme'deki bu avm alanında yüzlerce meyve ağacı vardı, bir gecede 500'e yakın ağacı kesip tırlara koyarak kaçırdılar. arkeolojik sit alanı olarak belirlenen yer için önce viyadük yapılacak dediler, günün sonunda yüzlerce dükkanın olduğu bir avm'ye dönüştürerek, inşaatından işletmelerine kadar yandaş müteahhit ve sermayaye peşkeş çektiler. avm inşaatı yapılırken yayaların yürüyebileceği bir alan dahi bırakmadılar, yıllarca her gün on binlerce insan birbirinin üzerine, çamura, suya basarak can güvenliği hiçe sayılarak, trafiğin kilitlendiği yola taşarak işe gidip geldi.
istanbul'un yaşanacak bir kent olmaktan çıkarılıp herkesin zihnine sadece tüketimi soktukları için, kentin insan, çevre ve yaşam odaklı geleceğini kurgulayan nitelikli şehir plancıları cezaevlerinde çürütüldüğü için, günün sonunda iktidarın bu pespaye rant anlayışına övgü dizer hale geliniyor.
kamusal alan, kent belleği nedir bilmeyen, kentteki yoksulluğun boyutunu, para harcamadan insanların gidip oturacağı, nefes alabileceği alanların temel bir anayasal hak olduğunu tahayyül edemeyenlerin, yaşamla ilişkisini yalnızca tüketim endeksli kuranların, şehri rant ekonomisiyle betona hapseden iktidar politikalarının birer payandasına dönüşmesi de kaçınılmaz oluyor.
bu kentin kültürel mirasına önemli katkıları bulunan mahir polat'ın da altını çizdiği soruyla aynı kaygıyı içtenlikle paylaşan ve yaşayanlarla ancak yaşanabilir bir kent olgusunu inşa edebiliriz: “adımınızı attığımız yerde para harcamak zorunda mıyız? istanbul'un üstünde çatısı olan, para harcamadan kamusal olan bir mekanı yok. bir insan evinden çıktıktan sonra para harcamadan bir mekana gidemez mi bu şehirde?”
AVUKAT DAVANIN TARAFI DEĞİL
ADİL YARGILAMANIN GÜVENCESİDİR
Hiçbir acı ve haklılığın hiçbir şekli, savunma hakkının reddi için gerekçe olamaz.
Maktul, katil, hırsız, mağdur, haklı ya da haksız demeden herkesin adil yargılanma hakkının temini ve adaletin gerçek anlamda tecellisi için savunma hakkından yararlanma hakkı mutlaktır.
Bu hakkın yerine getirilmesinin güvencesi olan avukatlara saldırılmasını,
avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesini,
bir gün herkesin ihtiyaç duyabileceği avukatların hedefleştirilmesini kabul etmiyor ve kınıyoruz!
Meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileğimizi sunarız.
#AvukatlıkSuçDeğildir
#AvukataŞiddeteSon
#AvukatlarınAvukatıyız
#AvukatHakları
ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ BAŞKANIMIZIN YANINDAYIZ!
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Kardelen Ateşci’nin “Suça sürüklenmiş çocuklar mağdurdur. Bu laf hoşunuza gitmese de gerçek budur.” şeklindeki ifadesi, çocuk adalet sisteminin temelini oluşturan evrensel bir gerçeğe işaret etmektedir.
Bu sözlerin bağlamından koparılarak, ötekileştirici ve hedef gösterici görseller eşliğinde sosyal medyada dolaşıma sokulması; kabul edilemez bir linç kültürünün tezahürüdür.
Unutulmamalıdır ki çocuk adalet sistemi; cezalandırma değil, onarma, koruma ve topluma kazandırma ilkelerine dayanır. Bu ilkelere yönelik her saldırı, yalnızca bireyleri değil, tüm çocukların geleceğini hedef almaktadır.
Çocukların yaşam hakkını savunmak ve onlar için güvenli bir gelecek inşa etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. İstanbul Barosu olarak, bu sorumluluk bilinciyle çocukların her türlü suçtan korunması ve haklarının güvence altına alınması için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Bilimsel verilere ve insan haklarına dayalı çocuk adalet sisteminden asla taviz verilmemelidir. Çocuk Hakları Merkezi Başkanımızın yanındayız. Ayrıca, Başkanımızı ölümle tehdit eden, kişisel verilerini hukuka aykırı biçimde ifşa eden ve yayan kişiler hakkında gerekli hukuki sürecin başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İSTANBUL BAROSU
Ben erkeklerin iki yüzlüklerinin unutulmasini istemiyorum. Dün sitede sabahtan akşama kadar uyumadan yumruk atan iki adamın peşine düştüler. Hiç bu kadar birlik gördünüz mü onları hiç bu kadar nefret dolu gördünüz mü? Ee bu kadının yanında da çocuğu var niye sustunuz?
Temsili bir işkenceye dönüştürdüler bu kadına yapılanları. Bir ibret vesikası yaratmak istiyorlar. Esila ve diğer tutsak öğrenci gençliğe yapılanlara izin verilmemeli.
🔴 Engelli tuvaleti için öğrenciye “bağış bulun” denilmişti: Kocaeli Üniversitesi, 10 aylık araç kiralamaya 12 milyon lira harcamış
https://t.co/Ix4Z7E5Iyo
#SONDAKİKA | Giresun'da bir lisede hizmetli kadrosunda çalışan şahıs, kantinde çalışan iki kız kardeşi silahla vurarak öldürdü.
Saldırganın bir süre önce cezaevinden tahliye olduğu ve eski hükümlü kadrosundan topluma kazandırılmak için okulda işe alındığı öğrenildi.
Yardım çığlıklarına kimsenin kulak vermemesi..
Sokak ortasında gözler önünde eski kocası ve arkadaşları tarafından kaçırılmaya çalıştı, direndi ve öldürüldü.
istanbul şişli de bir kadın sokak ortasında zalimce öldürüldü!!
#BaharAksu#yeter
Başka Canımız Yok Topluluğu olarak amacımız adalet arayışımızı tanıtmak ve halkımızın desteğini kazanmaktır.
Sorumluların bulunmasını, suçluların cezalandırılmasını, güvende hissedebilmemiz için tüm önlemlerin alınmasını istiyoruz. #baskacanimizyok
İSKİ, Kanal İstanbul şantiyesine yıkım tebligatı gönderiyor. Tebligatın gerekçesi, “su havzasını koruma yönetmeliğinin ihlali”
Dün olan bu tebligattan sonra bugün İBB 2.dalga operasyonu kapsamında ve İSKİ Müdürü de dahil 47 kişi gözaltına alındı.
Görüntüler depremin vurduğu Hatay’dan, bugüne ait…
Samandağ Mağaracık’ta “acele kamulaştırma” kararı ile köy sakinlerinin tapulu arazilerine el konuluyor. İnsanlar narenciyelerine, zeytin ağaçlarına, suyuna toprağına sahip çıkmak için kepçelerin önlerine yatıyorlar.
Jandarma genç yaşlı demeden müdahale ediyor; fenalaşanlar, baygınlık geçirenler, yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar var.
Depremin üzerinden 800 gün geçmesine rağmen Hataylıların çilesi de mücadelesi de bitmiş değil.
Video: @gulnursaydam