Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nu ilk kez doğrudan hedef aldı:
"Sayın Kılıçdaroğlu... Size bu kürsüden... Bu kürsüde siz görev yaptınız, konuştunuz, ben orada oturdum. Alay ediyorlar benimle, 'Aday oldunuz, ben burada gözyaşı döktüm...'
Bu kürsüden... Ama bu kürsünün ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Son sahibi ne benim ne sensin.
Mademki partilisin, mademki bölünmek istemezsin, mademki 'Bölünme olursa AK Parti'ye yarayacak' diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun... Buradan açıkça söylüyorum
İkimiz tüm üyelerle Genel Başkanlık yarışına girelim; kaybeden CHP'yi salsın, CHP'yi salsın!
Kaybeden siyaseti bıraksın!"
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)
Brezilya, Lula'yı hatırlayın.
Yargı eliyle mahkum edildi, seçime sokulmadı.
Sonra ne oldu?
Brezilya'nın kendi Yüksek Mahkemesi o yargılamanın taraflı olduğuna hükmetti. Birleşmiş Milletler adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini aynı bu davada olduğu gibi tespit etti.
Lula bugün nerede?
Cumhurbaşkanlığı koltuğunda.
Mahkum eden hakim nerede?
Tarihin çöplüğünde.
Yargı eliyle siyasi rakip tasfiye etmeye kalkan herkes tarihin çöplüğünde yerini bulur.
Ekrem İmamoğlu ve yargılanan tüm arkadaşlarımız daha çok büyüyorlar. O mahkemeler büyütüyor bizim arkadaşlarımızı.
Bugün, 9 Temmuz'da, Silivri'de yargılanan Ekrem İmamoğlu değil, yargılanan Türkiye'nin adil yargılanma hakkıdır.
Yargılanan Türk yargısının kendisidir.
Ve bu davada savunmaya ihtiyacı olan asıl Ekrem İmamoğlu değil, bu kararı verenlerdir.
Ekrem Başkan şu anda mahkeme heyetine açıklama yapıyor.
Söyledikleri şunlardır;
* Pazartesi iki mahkemem birden vardı.
* Ongun’un avukatına savunma yaptırmadınız.
* Keleş’in avukatının savunmasını kestiniz.
* Mahkeme ile bir olumsuz diyaloğum olmamasına rağmen yandaki cezaevinden duruşma salonuna getirilmedim.
* Keleş’in savunmasını dinleyemedim, soru sorma hakkım engellendi.
* 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğinizi söylüyorsunuz.
* Kalan birbuçuk günde kendi savunmamın, üç avukatın savunmasının, çarpmaz sorgu sürecinin tamamlanması mümkün değildir.
* Bu takvim değişmez diyorsanız, sorgumun yapılabilmesi ve savunmamın tamamlanabilmesi mümkün değildir.
* Selahattin Demirtaş, hiç kesilmeden 14 gün savunma yaptı.
* 143 eylem, 109 tutuklu, 20 ilişkili yargılamanın olduğu bir dava böyle görülemez.
* Bu koşullarda savunma yapılamaz, itirazlarımı kayda geçirmek istiyorum.
Heyet Başkanı ya savunma yapacaksınız, ya susma hakkını kullanacaksınız şeklinde cümle kuruyor.
Bir ceza davasında savunmanın kısıtlanması, hakkında 3 bin 739 sayfa iddianame yazılan kişinin savunmasının birkaç saate sıkıştırılmaya çalışılması, açık bir adil yargılanma ihlalidir.
Bu tutumun, herhangi bir ceza hükmü karşısında; esastan bağımsız, usul üzerinden bir bozma sebebi olacağı açıktır.
Mahkemenin bunu önemsememesi ve tutumunu ısrarla sürdürmesi, hukuk içerisinden açıklanamaz.
Hakim CMK 203 uygulaması yaparak, kimlik tespiti yapmaksızın salonu terk etti…
Salonun boşaltılmasına karar verdiler..
Duruşma salonundaki bekleyişimiz sürüyor…
"Ya çiftçiye saygı duyarsınız ya da bedelini ödersiniz!"
Seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarım politikalarından sorumlu kurul başkanımız Sencer Solakoğlu'nun "Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası"nın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü eliyle iptal edilmesi, iktidarın muhalif üreticiyi cezalandırma ve biat ettirme politikasının son perdesidir.
Geçtiğimiz Şubat ayında Samsun, Bafra, Vezirköprü ve Çarşamba’da çiftçimizle buluşup tarımda verimliliği, eğitimi ve üretimi konuşurken de görmüştük: Sencer Solakoğlu bu ülkenin toprağına, hayvancılığına ve üreticisine ömrünü adamış bir vatan sevdalisidir.
Üretenden, gerçeği söyleyenden korkuyorlar.
Baskıyla, cezayla, bürokrasiyi silah gibi kullanarak Sencer Solakoğlu’nu da bizleri de usturamayacaksınız! Karanlığın en zifiri anı, aydınlığın en yakın olduğu andır. Yol arkadaşımızın yanındayız! 🇹🇷 #SencerSolakoğlu Yalnız Değildir. @sencer_s
Komedyen Deniz Göktaş’ın bir stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanıp kuyu tipi cezaevine sevk edilmesi, NATO Zirvesi ile bağlantılı olarak yapılan tutuklamalar, tutuklu belediye başkanları ve muhalif politikacılar adaletin geldiği vahim noktayı tekrar tekrar gözler önüne sermektedir.
Türkiye Ceza Devletine Dönüştü: İnfaz Krizini Çözecek Köklü Bir Anlayış Değişikliği Şart!
Hazırladığımız “Türkiye'nin Ceza İnfaz Politikaları ve Suçun Sosyo-Ekonomik Dinamikleri" raporu, adalet sistemindeki yapısal çöküşü özetliyor:
🛑 Cezaevi nüfusu 427 bini aştı; Türkiye her 100 bin nüfusa 480-484 mahpusluk oranı ile Avrupa’da açık ara ilk sırada, dünyadaki en yüksek oranlar arasında yer alıyor.
🛑Cezası henüz kesinleşmemiş 64.256’dan fazla tutuklu cezaevlerinde tutulmakta.
🛑 Cezaevleri resmi kapasitesinin %42 üzerinde çalışıyor.
🛑 6 yaş altı 822’den fazla bebek anneleriyle parmaklıklar ardında.
🛑 Geniş ve muğlak yasalarla yargı, muhalifleri susturma aracına dönüştü.
🛑 649'u ağır, 1.605 hasta mahpus cezaevlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
Çözüm cezalandırıcı yargı anlayışında ve yeni cezaevleri inşa etmekte değil; sosyal refahı, eşitliği, adaleti ve insani rehabilitasyonu temel alan köklü bir zihniyet değişimindedir.
https://t.co/3W9iFYiXS8
@ibrahim_ozkan61 Ve bu konu üst düzeyde tartışılması gereken sosyal medya sayfalarında CHP nin gerçek emek verenlerinin öngörüsünü gerektiren çok önemli ve hassas bir konudur
@ibrahim_ozkan61 “Aynı çatı altında toplamak” çok göreceli bir kavram.Saydıklarınız sosyal demokrat bir parti oluşumu ile ilgili değildir.Tabiri caizse sap ile saman karışmamalıdır.Türkiye siyasi tarihi bu örneklerle doludur.Chp den ayrılarak oluşacak olan parti sizin tariflediğiniz model olamaz