“Samimiyet” kisvesi altında her aklına geleni söyleyen, inceliksiz davranan insan görmekten ikrah geldi. Sınır ihlali ve had bilmemeyi kendine eğlence haline getirmiş bi toplumuz.
Geçen eşim paketli bi şey yiycekti tabağa koy dedim. “Nasıl bi tabağa koymalıyım?” diye sordu. Yiyeceğin tipinden nasıl bi tabakta yenmesi gerektiği anlaşılıyo bence. Karın var diye akıl yürütme becerilerini bu kadar köreltemezsin ama ya..
Lisedeyken adını şu an hatırlamadığım bi çocuk bana hıçkırık tuttuğunda dilini üst dişlerinin arkasına koy ve nefesini tut hemen geçiyo demişti. Bu hayat kurtarıcı muhteşem bilgiyi bana verdiği için hala minnet duyuyorum. Eyvallah hıçkırık reis🫡
Dramdan drama sürüklemeyen ama dinlediğinde içine dokunan bi tarzı vardır. Mutlu aşk şarkıları deyince de ilk akla gelendir bence Yaşar. Harika bi adam vesselam🫶🏻
@uurroy Lisede sınıf arkadaşımdı çok tatlı bi insandı o zaman da. Tespitleri harika. Canın sıkıldıkça aç izle keyfin yoksa bile gülmen garanti. Nostaljik, tanıdık bi his veriyo bide
Babam arabasına şekilli şukullu jantlar alıp sonrasında gerek yoktu aslında diye pişman olmuş. Kendini teselli ederken “yapıcak bi şey yok o jantlarla yaşıycam artık” diyo. Adamın günlük olayları bile trajikomik
Jung’a göre insan dış dünyaya saçtığı ışık kadar içinde büyük karanlık taşıyordu. Bu yüzden mükemmellikle tutuşmuş persona’ların ardındaki muazzam sorunlara işaret ediyordu. Ona göre kusurlarını daha rahat sergileyen, mükemmel insan portresini reddeden kimseler hep daha iyilerdi.