🚢Bandırma Limanı’na yine binlerce angus geldi, ta Brezilya’dan.
➖21 gün yolculuk yapan angusların vücutları tamamen dışkıyla kaplanmış.
➖Yaz sıcağında şehir ağır bir koku altında ve her yeri sinekler istila etti.
🇹🇷Türk hayvan yetiştiricisini yok ederken, yabancıyı destekleyen, yandaşları zengin eden ve çevreyi perişan eden bu anlayıştan,
👉Bir an önce kurtulmak şart!
🔴 Adana’dan İstanbul’a 22 ton karpuz getiren kamyon şoförü, yükün 13 gündür alıcı tarafından teslim alınmadığını söyledi.
"Fiyatlar düştüğü için malımı almıyorlar, beni koruyacak bir kanun yok mu?"
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
Sarıyer’de yaşayan onlarca ailenin tapuları ihale yoluyla Pelit İnşaat ve Nar Enerji’ye devredildi. Boğaz manzaralı evler için sadece 1.2 milyon ile 2.5 milyon lira verildi.
Rezerv alan yasasıyla tapuları alınarak bir şirkete devredilen Sarıyerliler:
-Benim hiç aklıma gelmezdi. Sahibimiz var derdik, sahipsizmişiz.
-Benim ölmüş eşimin adına hesap açıp para yatırıp, tapusunu almışlar. Benim hiçbir şeyden haberim yok.
@kadirturokozdmr Hocam emeğinize saglık bu piyasalarda en önemlisi dürüstlük bunu bütün paylaşımlarınızda görüyor hergün yeni birşey öğreniyoruz engin bilginizden faydalanıyoruz Herşey gönlünüzce olsun.
Trabzon’daki AKP İl Danışma Meclisi toplantısında bir vatandaş; “23 yıl boyunca AKP’ye oy verdim, siz yalan söylüyorsunuz!” deyince yaka paça dışarı atıldı.
Kamuoyunu 7/24 CHP ile meşgul etmelerinin arkasında yatan en büyük neden budur.
Halk itiraz edip sesini yükseltmeye başladı ve bu git gide görünür hale geldi. Algıları çöküyor, çöktükçe baskıyı artırıyorlar, artırdıkça güç kullanmaya başlıyorlar. Bunu önceden sadece muhaliflere yapıyorlardı, şimdi kendi seçmenlerine yapıyorlar.
Ha iyi mi oluyor?
Evet iyi oluyor.
Halk AKP'nin gerçek yüzünü görüyor.
İzmir'de bir çiftçi, ihracatlık kirazına 15 TL fiyat verilince, kirazını kendisi 35 TL'ye satmaya başladı.
Bu kalitede kiraz İstanbul'da 300-500 TL'ye satılıyor.
Çiftçiden 15 TL'ye alınan ürün, İstanbul'da 500'tl'ye satılıyorsa o ülkede Tarım Bakanlığı diye bir bakanlık yok demektir!
Ali Mahir Başarır "Bize arının diyenler utansın
Vahit Kiler, 4 dönem Akp vekili
Halkbank'tan 100 milyon $ kredi çekmiş ödememiş
AVM’sini verip borcunu kapatmış
Sonra 100 milyon $’a devlete verdiği AVM’yi 48 milyon $’a geri almış
Bu adamın kapısı neden sabah 6'da çalınmıyor"
#SONDAKİKA
DEVLETİN ALTI DEVLETEN DAHA GÜÇLÜ MÜ OLDU?
Kamera Kaydı Olmasa Haklılığını Kanıtlayamayacaktı!
Polise yol vermediği iddiasıyla haksız yere ceza kesilen bir motosiklet sürücüsü, kask kamerası kayıtlarıyla birlikte karakola giderek şikayetçi oldu.
Görüntülerde trafik polisinin keyfi tavırları ve vatandaşı mağdur eden uygulaması açıkça görülüyor.
Vatandaşlar sosyal medyada İçişleri Bakanlığı’na seslenerek, halkı devlete ve kolluk kuvvetlerine karşı düşman eden, yetkisini kötüye kullanan bu ve benzeri memurlar hakkında derhal idari işlem yapılması çağrısında bulunuyor.
Devletin kurumlarını kendi kişisel egolarına alet edenler cezasız kalmamalı!
Sizce?
🔴Paris’te yapılan bu sokak röportajında bir Fransız vatandaş;
“Eğer Yahudiler üç bin yıl önce oradaydıysa, o zaman Amerika’yı da Yerli Amerikalılara verelim!”
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesinde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yılardır masa başı görevlerde çalıştırılan tün personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine;
Ak Parti ilçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ben ak parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız dedi.
Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa il Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak bu adam Ak Parti llçe Başkan Yardımcisi sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun Ak Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk' e yanlış birşey yapmadığımı, parti ve etnik köken farketmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim.
Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için baş kaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbing ve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu.
Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım kamuoyuna duyurulur
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*
📌YAZIKLAR OLSUN SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZA
Telefon 65 bin lira.
Vergisi 67 bin lira.
Gençler “sepete ekle” diyor, Ak Parti'nin kara düzeni “dur bakalım” diyor.
Telefonu üreten şirket, bunlar kadar kazanmıyor.
Bunu anlattığımız siteyi de, “milli güvenliğe tehdit” diye engelliyorlar.
Alın size https://t.co/3fezsVi562
KAMUOYUNA DUYURU
Ordu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak, OYAK tarafından 2025 yılı için açıklanan %37,1 NEMA oranını kabul edilemez bulduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.
OYAK’ın sahip olduğu iştirakler, yatırım gücü, finansal büyüklüğü ve piyasa gerçekleri dikkate alındığında; açıklanan bu oranın üyelerine beklenen reel getiriyi sağlayamadığı açıkça görülmekte olup maalesef OYAK Üye menfaatleri doğrultusunda yönetilmediğinin ispatı niteliğindedir.
OYAK, yalnızca bir yatırım kuruluşu değil; üyelerinin yıllarca süren fedakârlıklarıyla oluşmuş ortak birikim ve dayanışma kurumudur. Bu nedenle açıklanan NEMA oranı, yalnızca teknik bir finansal veri değil; aynı zamanda üyeye verilen değerin ve kurumsal yaklaşımın da göstergesidir.
Açıklanan %37,1 oranı;
Üyelere tatmin edici bir reel getiri sunmamış,
OYAK’ın büyüklüğü ve kârlılığı ile örtüşmemiş,
Üyelerin beklentilerinin gerisinde kalmıştır.
Özellikle son yıllarda üyeler arasında giderek büyüyen “aidiyet”, “temsil” ve “adalet” duygusundaki zedelenme, bu açıklamayla daha da derinleşmiştir.
Bizler, OYAK’ın gerçek sahibi olan üyelerin haklarının korunmasını, şeffaflığın artırılmasını ve üyelerin emeğinin karşılığını alacağı adil bir yönetim anlayışının benimsenmesini talep ediyoruz.
Ordu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak; üyelerimizin sesi olmaya, haklı taleplerini kararlılıkla dile getirmeye ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
OYAD YÖNETİM KURULU
Şehit analarının çocuklarının mezarına bile gidemediği ülkede, orospu çocukları sahte çakarlı arabalarla geziyor. Başka hiç bir şey canımı bu kadar yakmıyor.
ORDU YARDIMLAŞMA KURUMU (OYAK) !
OYAK tarafından açıklanan %37,1 nema oranı kabul edilemez.
Şehit olanın, gazi kalanının, zor şartlarda görev yapan Mehmetçiğin birikimi gerçek enflasyon karşısında erimemelidir.
Açıklanan oran; ENAG ve İTO verilerinin, hatta banka faiz oranlarının dahi gerisinde kalmıştır.
OYAK yönetimi şeffaf olmalı; yatırımlar yalnızca üyelerin menfaati doğrultusunda yönetilmelidir.
Yönetim ve denetim süreçlerinde temsil, üye yapısındaki dağılıma uygun şekilde sağlanmalıdır.
TSK personelinin alın teri ve çocuklarının geleceği yanlış bir yönetim anlayışına teslim edilemez.
Araba 1,2 milyon.
Vergi 1,5 milyon.
Sepete ekleyince fiyat: 2,7 milyon.
Hepsi artık https://t.co/xwt4gH8Mgz’da olacak…
Her hafta bir vergi soygunu ifşa olacak.
İzlemeye devam edin.
OYAK’ın bu yılki nema oranını %35-40 bandında tutacağı belirtilirken, kurumun kendi fon getirilerinin ise %82 civarında seyrettiği iddia ediliyor.
OYAK’ı sadece bir yardımlaşma sandığı değil, emeklilik döneminde tutunacak dal olarak gören askeri personel, enflasyona ezdirilmemiş bir tablo talep ediyor.