Türkçe kitap basan ilk kişi olan İbrahim Müteferrika 1731 yılında yazdığı kitapta Osmanlı’nın neden geri kaldığını şu maddelerle anlatıyor;
-Rüşvet
-Memuriyette adam kayırma
-Bilim adamlarına tahammülsüzlük
-Orduda disiplinsizlik
-İsraf
-Dış dünyadan habersizlik
Sevgili Halkım, dünden bu yana aralıksız çalışıyoruz. Sakın ola ki bir ümitsizliğe kapılmayın. Ben dik duracağım. Olan bitene dair net tespitlerimi size anlatacağım. Sonrasında da ayağa kalkıp hep birlikte bu seçimi alacağız. Her şeyin sonunda, sadece milletimizin dediği olacak.
Paris CDG’de birbirlerini ilk defa gören iki öğrenci Türk kızı Paskalya tatilinde İstanbul’a gitmek için uçaklarını beklerken birlikte bir şeyler çalıyorlar ve Dünya kısa bir süreliğine de olsa daha güzel bir yer oluyor.
Birileri video çekmiş,kemanı çalan bizim Kızımız @adaenon
Sayın Cumhurbaşkanımızın “Köprü yapmakla, baraj yapmakla bu iş çözülmez, soğan, patates kaç para” söylediğimi kastederek bana atfen profesör müsveddesi dediği söyleniyor. Sayın cumhurbaşkanımızın beni kastettiğini sanmıyorum, ben asla böyle bir şey söylemedim. Elazığ, Maraş ve Gaziantep depremlerininin yıllar önceden geleceğinğini öngörüp halkını uyaran bir bilimadamı olarak şunu söyledim “Az yol, köprü ve baraj yapalım ama önce halkımızın can güvenliğini sağlayan deprem dirençli kentler oluşturalım” benzeri şeyler söyledim. Yine de aynı şeyleri söylüyorum. Sevgiyle
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ESKİ BAŞKANI BURHAN ÖZFATURA KEMAL KILIÇTAROĞLU'NU ANLATIYOR;
''Bay Kemal!'' diye bağırıp suçlamak kolay ama,
Kemal Kılıçdaroğlu'nu Hesap Uzmanları Kurulu'nun ilk yıllarında tanıdım.
O dönemde de BAĞ-KUR dökülüyor. Turgut Özal, Altan Tufan ve ben konuşurken Kemal Kılıçdaroğlu'nun BAĞ-KUR'un başına geçmesini şöyle önerdik:
-'Bu adam istirahat bilmiyor, 7 gün 24 saat çalışıyordu'
Özal, Kemal Kılıçdaroğlu'nu BAĞ-KUR Genel Müdürü yaptı. Kemal Bey müthiş bir potansiyel gösterdi ve bu görevde gerçekten de çok başarılı oldu.
Kemal Bey ondan sonra başka büyük bir bataklığın SSK'nın başına getirildi.
O dönem SSK batıyordu. Kemal Bey, Tayyip Erdoğan'ın dediğinin tam aksine fevkalade başarılı oldu. SSK'yı düzene getirdi.
Kılıçdaroğlu'nun ekibi çok güzel bir tasarı hazırladı. Turgut Özal onu kanunlaştırdı.
Fakat nedense rahmetli Demirel 1990 seçimlerinde sistemi eski haline götüreceğim diye inat edince sistem eski haline döndü ve denge bozuldu.
Burada Kılıçdaroğlu'nun en küçük bir günahı yok.
BURHAN ÖZFATURA DEVAM EDİYOR ANLATMAYA;
1994'te İzmir'de tekrar seçimi kazandım. Baktık önceki başkan 5 yıl boyunca SSK primlerini ödememiş.
SSK alacağını tahsil etmek için direnen Kemal'e diyorum ki;
- Faizleri sil, benim hatırım hiç yok mu?
Kemal Bey diyor ki;
- 'Öl de öleyim ama SSK'yı korumalıyım. Benim yerimde sen de olsan kabul etmezsin.'
Sonuçta faizleri silmedi, 36 taksite bağladı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuka ve ahlaka aykırı hiçbir hareketi görülmemiştir.
Kemal Bey iktidarda olursa hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk gibi şeyler kalkar her şey düzelir Türkiye'de bu ülkeyi bu bütçenin yarısıyla idare eder.
Bugün bütçenin yarısı israf, rüşvet ve yolsuzluktur.
Kılıçdaroğlu iktidarında 1,5 yılda ekonomi de düzelir devlet yönetimi de düzelir.
Türkiye ekonomisine en büyük ihanet Kamu-Özel İşbirliği modelidir.
Beş-altı yandaş ülkeyi sömürüyor. Hepsi millete atılan kazık.
Türkiye varlık içinde yokluk çekiyor.
Türk tarihinde İslam dinine bu kadar zarar veren bir iktidar daha gelmemiştir. Türklüğe bu kadar düşman bir iktidar daha gelmemiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun harika bir devlet deneyimi var.
CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti bence iktidarda beraber olacaklar ve gerekli kadroları kuracaklar.
Ben CHP'li değilim, AKP'li hiç değilim.
Ben Kılıçdaroğlu'nun bu özelliklerini iyi biliyorum, yakından gördüm.
Kendisine birtakım iftiralar atılıyor.
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
Kemal Kılıçdaroğlu iyi bir vatan evladı, dürüst, iyi bir insan ve en önemlisi verilen her görevi de layıkıyla yerine getirmiş çok başarılı bir devlet adamıdır'
İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yapılan silahlı saldırıyı kınıyorum. Dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletirken, faillerin bir an evvel adalete teslim edilmesi beklentimizin de altını çiziyorum.
Devri iktidarınızda; evime, dava arkadaşlarıma yönelen tüm saldırılar cezasız kalmıştı.
Bugün de İstanbul İl Başkanlığımıza silahlı saldırı düzenlendi Recep Bey!
Tehditlerini vazife bilerek üzerimize gelen kurşunları çek; eğer geleceksen, sen gel!