yer ilkokul. ilkokul İKİ. boyuyla dalga gectigimi iddia eden vatandasin annesi okula geldi. benimle RINGE. iddia eden diyorum cunku kendisiyle aramizdaki bir santimden ibaret boy farkini alay konusu yapacak yetenek belki bende bile olmayabilir. her neyse. kadının bana dedigi.
dün ilber ortaylıyla alakalı yazılanları okuyan hocalar kim bilir ben ölünce arkamdan ne diyecekler diye düşünmüşler midir? siz de az işkence etmiyosunuz hiç hak etmeyen pırıl pırıl öğrencilerinize.
bi anı da benden gelsin. annem gsüye ziyarete geldiğinde hoca okuldan çıkıyordu. sevgili hocamızı ilk kez gören annem bi heyecanla iyi akşamlar hocam dedi. ilber hoca suratına uzun uzun bakıp hiçbir şey söylemeden devam etti. işte o kadar içimizden o kadar insan seven biriydi 🙏🏻
Lise 2'deyken İlber Hoca'nın cep telefonunu internette bulmuş, bir söyleşiye çağırmıştım. Hiçbir detay sormadan kabul etmişti. Heyecandan iki cümleyi bir araya getirmekte zorlanan bir çocuk sesini ciddiye almasına inanamamıştım.
Dört sene sonra üniversitede hocam oldu.
Hiç unutmuyorum, ilk derste "Hz İsa'nın konuştuğu dil neydi?" diye sordu, doğru cevaplamam üzerine beni lisede düzenlediğimiz o söyleşiden hatırladığını söylemişti. İkinci şoku da o zaman yaşamıştım.
Sonra yakından gözlemledikçe, tanıdıkça bu şoku yavaş yavaş atlattım.
İlber Hoca herkesle konuşuyor, herkesin telefonunu açıyor, kimseyi unutmuyor, içinde bulunduğu anı doruğuna kadar yaşıyordu. Birikimi, makamı, şöhreti; onu hayattan koparmamış, aksine çok daha sıkıca tutundurmuştu. Daha önce böyle çok az kişi gördüm.
İlber Hoca'nın kitapları, makaleleri, söyleşileri, tavsiyeleri, dersleri, bildiği dil sayısı, kütüphanesi etkileyiciydi, zihin açıcıydı. Ama farklı görüşten, kimlikten herkesin bir noktada kulak verdiği bir isim olmasının tek sebebi akademik derinliği değildi.
İlber Hoca, bilgiyi insanlara aktarmayı bilen ve seven yaşayan ve hayatın içinde bir entellektüeldi.
Her dönem gençlere seslenmeyi bilen, zamanın ruhunu inanılmaz iyi yakalayan; her ne kadar üstten anlatıyormuş gibi gözükse de aslında göz hizasına geçerek bildiklerini aktaran, popüler kültürü belki küçümse de bilgiyi popülerleştiren biriydi.
Hangi ülkede bir tarih profesörü gençler arasında popüler bir figüre dönüşebilir, sözleri, şakaları sosyal medyada trend olabilirdi ki? Abuk subuk kişilerin gündeme geldiği bir dönemde bunun yaşanması bile acayip ve İlber Hoca'ya özgü bir şeydi bence.
Hoca'nın çalan telefonunu her yerde, her yayında açmasının da sebebi buydu; herkesle konuşan, herkesle angaje olan, herkesi dinleyen ve herkesle paylaşan biriydi. "Ulaşılamayan" "telefonlara çıkmayan" insanların dünyasında, çok rahatlıkla kendisini kapatabileceği "fil dişi kulesine" çıkmayı reddetmişti bence.
Bu yüzden farklı kesimlerle temas kurdu, herkesle konuştu, her yerde konuştu.
Bulunduğu ortamdan, akan hayattan kopuk değildi.
Kitaplarını ortaokulda okumaya başladım, kendisini lisede tanıdım, derslerini üniversitede dinledim. Ama ondan öğrendiğim en büyük şey asla sadece kendisinden ders alma şansına resmen erişmiş küçük bir sınıfın "hocası" olmaması, herkesin hocası olmasıydı.
Büyük ihtimalle bu denli hayatla iç içe, kamusal alanın akışından kopmayan, herkesle diyalog halinde bir aydın, hocayla karşılaşmamız zor olacak.
Çok şey öğrendik, ama benim nezdimde aldığım en büyük ders buydu: Bilginin, makamların ışıltısına kapılıp hayattan azade fildişi kulelerine kapanmamak. Akıştan vazgeçmemek.
Mekanın cennet olsun İlber Hocam.
Allah rahmet eylesin.
daha iyi bir toplum düzeni mümkün değil. içinde en niyahetinde karar verici olarak insanın olduğu herhangi bir ideolojinin hayali artık çekici gelmiyor. efendi gibi ölüp gitmek artık en büyük hedefim.
yani ses çıkarmanız iyi güzel hoş da bizim ülkede de bazı ufak tefek tatsızlıklar olmuştu hiçbirinizin gıkı çıkmamıştı bize de lazımdı o hashtaglerden #insanhakları#özgürlük
Sessiz kalamam.
İran’da insanlar yalnızca duyulmak için
hayatlarını riske atıyor.
Manşetlerin ardında rakamlar değil, gerçek hayatlar var: aileler, öğrenciler, emekçiler… Hepsi onur ve özgürlük istiyor.
İran, yanındayız.
Seni görüyor,
seni duyuyoruz.
Yüzümüzü çevirmeyelim.
Bir ses olalım.
#İranlaDayanışma #İranınSesi #İnsanHakları #Özgürlük
Didn’t men from earlier generations keep saying they never wanted marriage, and that women somehow trapped them into it? Women heard them, watched how married women were treated, and stopped buying the idea that marriage works in their favor.
Now that we aren’t falling for it, it’s a problem?
maaşlar bölünüyo ne demek geri zekalı şirketler seni ucuza istihdam etmek için her şeyi yapar böyle kar ediyolar kadınlar olmasa çift maaş alacağını mı sanıyosun