@vekilince Siyasi Partiler Kanunu Md. 15’e göre parti genel başkanını sadece "Büyük Kongre" seçer.
Md. 14 uyarınca üyeler genel başkanı doğrudan seçemez; sadece ilk aşamada ilçe delegelerini seçerler. Genel başkanı belirleme yetkisi yasa gereği üyelerde değil, delegelerdedir.
Ne demişti ABD'nin yeni dünya düzeni kuramcıları Paul Henzeler, Samuel Huntingtonlar, Graham Fullerler?
"Atatürk'ün mirası laik Cumhuriyet'ten vazgeçin! Yeniden Osmanlı'ya dönün! Yüzünüzü Orta Doğu'ya çevirin!" demişti.
Ne diyor ABD'nin Ankara Büyükelçisi T. Barrack?
"Ulus devletten vazgeçin! Osmanlı millet sistemine dönün!" diyor.
"Orta Doğu'da güçten anlarlar! Burası için en iyisi merhametli monarşi ve meşruti monarşi!" diyor.
Ne diyor AKP iktidarının önde gelenleri "Artık Yeni Türkiye var, Eski Türkiye yook!" diyor.
Nedir "Yeni Türkiye?"
Atatürk'ün kurduğu üniter, laik, çağdaş ulus devletin yerine bir ABD Projesi durumundaki "Yeni Osmanlıcılık" çerçevesinde laiklikten, ulus devletten ve hatta demokrasiden vazgeçip yüzünü Orta Doğu'ya dönmüş Türkiye'dir. Son zamanlarda AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın Türk-Kürt-Arap vurgusu da buna yöneliktir.
Şimdi de Kılıçdaroğlu, "Türkiye Osmanlı coğrafyasında gitmek zorundadır!" diyor. " Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı," diyor.
Evet, özellikle Atatürk'ün CHP'sinin çok yönlü bir dış politikası vardı. Bu kapsamda Atatürk'ün CHP'si 1934'te Balkan ülkeleriyle Balkan Paktı, 1937'de İslam ülkeleriyle Sadabat Paktı'nı yapmış, İran'dan Afganistan'a İslam dünyası ile iyi ilişkiler kurmuştu. Doğrusu da buydu.
Ancak Kılıçdaroğlu'nun bugünkü söylemi, bugünün koşulları çerçevesinde Atatürk'ün CHP'sinin çok yönlü dış politikasının yeniden hatırlanması olarak değerlendirilemez. Bence Kılıçdaroğlu'nun bugünkü söylemi, altını çizerek vurguladığı " "Osmanlı Coğrafyası" , "Osmanlı'nın toprakları" ifadesi, CHP'yi, dış politikada iktidarla ve Cumhur ittifakıyla hizalama söylemiydi.
Görülen o ki, Kılıçdaroğlu ile CHP'nin de BOP planına, "Yeni Osmanlıcılık"a, "Yeni Türkiye" kurgusuna katılması amaçlanıyor.
Gerçek şu ki, hedef sadece CHP değil, hedef Atatürk'ün kurduğu üniter, laik Cumhuriyet'tir.
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
❌ Uber yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Airbnb yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok
Resmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabesinde bahsettiği tüm tehditler vücut buldu..! Bir insan ancak bu kadar ileri görüşlü olabilir…
O bir Deha!
"Se débarrasser des archives papier et les remplacer par des archives numériques leur permet de supprimer l’histoire. Un jour, vous trouverez le message « la page n’existe pas », et le lendemain, vous les verrez nier que cela ait réellement eu lieu".
Julian Assange
The islands belong to Greece, but it has promised not to arm them. Because the last great war created a status quo with its own realities. This status quo has granted a century of peace. If Greece begins to forget the past, Turkey might also begin to delve into irredentist thoughts. Because some islands are very close to the coast. Therefore, if I were in their place, I wouldn't tamper too much with the foundations of peace.
Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasını, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; Tele birin yağmalanması na engel olalım, bize sahip çıkın!
MERDAN YANARDAĞ
@fkadev 7 disketli Windows 3.1 işletim sisteminin duvar kağıtlarından biridir. İşletim sistemi aslında 5 disket olup, son iki disket yazıcı sürücüleridir. DOS üzerine geçirilmiş bir UI gibidir Windows 3.1. DOS açılır, win yazıp Windows çalıştırılırdı.