Bazen "acaba sosyolog olduğum için mi tpplumsal olaylardan bu kadar çok etkileniyorum?" diye soruyorum kendime. Biraz düşününce de toplumu önemsediğim için sosyolog olmayı seçtiğimi hatırlıyorum ve yolun sonunda, her şeye rağmen "iyi ki sosyoloji" diyebiliyorum. :)
Üç gün önce, bunca yıllık hayatımda, ilk defa sinir krizi geçirdim ben. Nasılsın diyorlar, "insan yorgunuyum" diyorum. Sadece anlamsız boş bir bakış atıyorlar...
İnsanın tahammül kapasitesi dolunca, üzerine tek bir tüy tanesi bile düşse onu taşıyamaz hale geliyor.
Ama her şeye rağmen sen hoşgeldin ey mübarek şehri ramazan...
Nasipsizlik, çaresizlik, elde var sıfırcılık derken, insan hayatı bir noktadan sonra öylesine bir boş vermişliğe doğru sürükleniyor ki. Ondan sonrasını toparlayabilene helal olsun.
Yas süreci dediğimiz şey, sanırım yaşanmışlık ile fazlasıyla orantılı bir süreç. Kar yağışı haberlerini ilk defa bu kadar hevessiz karşılıyorum. Çünkü dedemin üstüne de karlar yağdı...