Şöyle bir imkanımız olsa keşke, bu yazacağım kısa metin dahil
Karşılaşmayı izleyen yüzbinlerce Türk
onlarca, yüzlerce yorumcu bir karar alsa ve bunu gerçekten uygulasak 📌
Mesela şu an canlı yayın açacak olan istisnasız tüm Dünya Kupası yayınlarını yapan arkadaşlar
Nihat Kahveci, Serdar Ali Çelikler, Sinan Engin, Serkan Akkoyun, Socrates ekibi, Ersin Düzen'in NOW Spor kadrosu, Kafa Sports, Bülent Timurlenk, Batuhan Karadeniz.. Her kim varsa
Tüm içtenliğimle söylüyorum, tüm Türkiye, A Milli Takım için, tek 1 cümle kurmasa, yayın yapmasa, program yapmasa nasıl olur
Bence harika olur, olması gereken budur
Kayıtsız davranmalı, yok muamelesi yapmalı, varlıklarını hükümsüz saymalıyız
Herkes gibi ben de çeşitli notlar almış idim, fakat herkesten ricamdır, zamanınızı, kelimelerinizi, emeğinizi ziyan etmeyin, etmeyelim, 1 cümleye bile değmeyecek bir komünite var karşımızda
Yeşil Burun Adaları kadar bile futbol karakterimiz yok, Almanya'ya ya 7 - 1 yenilen Curacao kadar bile oyun şahsiyetimiz, zekamız, meselemiz yok
Avustralya maçının her dakikasının üzerine, medyaya konuşan her reklam yıldızı oyuncuda da Montella adlı amatör kümedeki hocalar kadar bile futbol zekası olmayan şahsın kurduğu her cümlede de TFF başkanının her cümlesinde de gördüğümüz her şey, toplu bir aldatmaca
Aziz Türk Milleti aldatılmıştır !
14 Haziran sabahı, sabah namazını kılan milyonlarca Türk ile, birasını içen yüzbinlerce Türk, aynı sabaha uyanmış, aynı büyük heyecanda omuz omuza hizalanmış idi
Yeryüzü haritasının her ülkesindeki hilalin altında buluşan yüzbinlerce Türkü aldatan bu komüniteden "Bizim Çocuklar" apoletini, nîşânını söküp almalı, muhatap dahî almamalı, yok saymalıyız...
Sakın ha sarıyı çıkarma…
Sakın ha kırmızıyı gösterme…
Sakın ha VAR’a gitme…
Sakın ha penaltı verme…
Sakın ha bazı konuları açma
“Sakın ha…”
Sezon boyu tüm kritik pozisyonlarınız askıdaydı.
Şimdi ‘ilişkiler askıya’…
Sıra bu maçta mı?
BATAKLIK
Trump’ın önüne muhtemel askeri planlar konulduğunda iki seçenek vardı.
-Sınırlı bir saldırı yapıp İran’ı masada teslimiyete zorlama umudu…
-Ya da oynuyorsak büyük oynayalım diyerek doğrudan rejim değişikliğini denemekti.
1 Şubat’ta tahmin ettiğim üzere rejim değişikliği operasyonu düğmesine basıldı.
*
ABD ve İsrail’in “rejim değişikliği” macerası her koşulda dış aktörlere dayanıyordu.
Havadan bombalasan da, İran’ı dümdüz etsen de…
Siyaset, ordu, halk veya tamamı harekete geçip rejimi yıkmaya niyetlenmeden bu maceranın başarıya ulaşma şansı hiçbir zaman yoktu.
Trump da Netanyahu da bunu biliyordu.
Güvendikleri şey neydi?
Öncelikle geçtiğimiz aylarda yaşanan halk ayaklanması ve istihbarat raporlarına göre rejimin hiç olmadığı kadar zayıflaması.
Hesap belliydi… Biz yeteri kadar sarsarsak ya halk devirir ya da ordu içindeki klikler harekete geçer.
*
Operasyonun kelimenin tam anlamıyla daha ilk saldırısında Hamaney ve düzinelerce siyasi ve askeri liderin ortadan kaldırılması, Trump için “en iyi senaryonun”hayata geçmesiydi.
Venezuela’da Maduro’yu kaçırdıktan sonra bırakın rejimi değiştirmeyi… Tek bir kişiye daha dokunmadan ülkeyi kontrol etmesi Trump’a müthiş bir özgüven vermişti.
Gece Yarısı Çekici ve Maduro operasyonlarıyla “yenilmezlik” sendromuna kapılan Trump, seriye bağladığını düşünüyordu.
*
Hamaney’in daha maçın 1’inci dakikasında oyun dışı kalması her ne kadar utanç vericiyse…
Hamaney oyundan çıktığından beri İran’ın helva gibi dağılmaması da Trump ve Netanyahu’nun planının basitliğidir.
Latin Amerika ile Orta Doğu’nun…
Venezuela ile İran’ın birbirine karıştırılmaması gerektiğinin de kanıtıdır.
*
İran’ın şu konuda hakkını vermek isterim…
12 gün savaşlarında sadece İsrail’e saldıran İran’ın bu sefer “ölüm kalım savaşı” moduna geçmesiyle ateşi tüm bölgeye yayması ABD’nin en korktuğu şeyi ifşa etti.
Arap müttefikleri koruyamamak.
Bu ülkelerle ABD’nin çok basit bir alışveriş ilişkisi vardı.
Para karşılığı koruma.
Bu alışverişin hiçbir yerinde Dubai’ye, Abu Dabi’ye, Doha’ya, Manama’ya füzeler düşmesi yoktu.
Ta ki… İran’ın savaşı bölge yayma stratejisine kadar.
*
Körfez müttefikleri endişeli şekilde Trump’ın savaşı kısa kesmesi için yana yakıla lobi faaliyetleri yapıyor.
Hoş… “Savaş 4-5 hafta belki de daha fazla sürecek” diyen Trump oralı değil.
Birkaç gün içinde mühimmatı bitmesi beklenen Arapların bir B planı var mı? Hiç sanmıyorum.
*
Peki…
“Hamaney ölür, rejim yıkılır, yolumuza bakarız” stratejisi işe yaramadığına göre Trump için sırada ne var?
Bush Irak’ta… Obama Afganistan’da ne yaşadıysa o.
Gaza bastıkça önünü daha da görememek. Önünü göremedikçe hızla duvara çarpma ihtimaline daha da yaklaşmak.
*
Trump cumartesiden salıya kadar kameralar önünde tek bir soru bile cevaplamadı.
Bana kalırsa şu an birçok soruya verecek cevabı kendisi de bulabilmiş değil.
-Bu işin sonunda ne elde etmeyi umuyorsunuz?
-Rejimi devirene kadar savaşacak mısınız?
-Rejim devrilirse plan ne?
-Kaç askerin ölümü göze alındı?
-İşler istendiği gibi gitmezse çıkış stratejisi ne?
Emin olun bu soruların cevabı henüz Trump’ta da yok.
Çünkü A planı henüz işe yaramadı. Yarayacakmış gibi de durmuyor.
*
Netanyahu’nun Trump‘ı soktuğu bataklığı da, Trump‘ın plansızlığı programsızlığını da, öngörüsüzlüğünü de anlattık.
Bunun üzerine İran’ın savaşı bölgeye yayma taktiğini de mantıklı bulduk.
Amma velakin…
Yaygın görüşün aksine ABD’nin Afganistan’da da Irak’ta da kaybettiği söylense de bu ülkelerin geldiği hal, yitip giden canlar, yok edilen altyapı ve üstyapı ve ulusların yok olan geleceği göz önünde bulundurulmalı.
Günün sonunda “Coni” evine çeker gider, geriye devasa bir yıkım kalır.
Trump; Bush ve Obama’nın debelendiği bataklığa ayağını sokmaya başladı başlamasına ama…
Şu anki göstergeler İran’ın da bir daha ayağa kalkamayacakşekle sokulmak istendiğini gösteriyor.
Trump’ın deyimiyle “saldırı dalgasının büyüğü” yakında gelmek üzere.
🎉 Kriter Dergi’den Dijital Abonelik Hediyesi!
🎁 Ödül: 2 Kişiye, 1 Yıllık Kriter Dergi Dijital Abonelik
📢 Son Gün: 18 Ekim Cumartesi
Katılım Koşulları:
1⃣ Kriter Dergi hesabını takip edin.
2⃣ Bu gönderiyi beğenin ve retweet edin.
#kriterdergi#çekiliş
Bekir Develi, Sümeyye Erdoğan Bayraktar'a, sıkı bir Katolik aileden gelen Sumud yoldaşı Tommy'nin müslüman olma serüvenini anlatıyor.
"Tommy, biz namazımızı kılabilelim diye nöbet tuttu.
Vücudumun her yerinde dövmeler var, Allah beni böyle kabul eder mi?
Müslüman olma haberini coşkuyla tebrik ettiğimiz için, onu hücreye attılar.
Daha 10. saniyede müslüman olmanın bedelini ödemeye başladın Tommy..."
Bazen üç beş tekne ve bir kaç yüz sivil gönüllü, binlerce askerden oluşan bir donanma filosundan daha güçlüdür. Emin olun İsrail yönetimi savaş gemileriyle karşılaşmayı tercih ederdi. Küresel düzeyde yayılan yeni İsrail imajı, hem bilinçaltındaki bastırılmış antisemit duyguları, hem de ağır bir mağduriyet hikayesinin üzerinde yerleşik “masum yahudi” imgesini yok ediyor. Başıbozuk Netanyahu yönetimi nedeniyle dünya üzerindeki tüm Yahudiler damgalanıyor. Hikayesini kaybeden toplumlar fakirleşir. Çok ağır bir bedel bu ve bu zulümde hiç bir sorumluluğu olmayan, Netanyahu yönetiminden nefret eden bütün küresel Yahudi toplumu bu yükü omuzlamak zorunda kalıyor. Kötü siyasi yöneticiler kendi halklarının en büyük belası, en vahim talihsizliğidir. #smudfilo
Vicdan, aldırış etmektir. Umursamaktır. İçimizin derinliklerinden gelen ve bizi ahlaka çağıran o sestir. Bize ‘başka türlü yapamazdım’ dedirten şeydir.
Çağın merhamet seferine selam. Gazze’ye selam, Sumud’a selam, insanlığa selam. Direniş ve dayanışmaya selam!
İsrail Sumud Filosu gemilerine müdahaleye devam ediyor. Şu ana kadar 19 tekeneye müdahale etti.
28’i Türk vatandaşı toplam 201 yardım gönüllüsü İsrail tarafından tutuldu.
25 gemi/tekne Gazze’ye doğru yoluna devam ediyor
İspanya’nın İsrail’e karşı çıkardığı sesi keşke çoğu Müslüman ülke de çıkarabilseydi. İsrail, İspanya’nın ve Pedro Sanchez’in başına nasıl çoraplar örecek?
Ünlü oyuncuların İsrail yapım şirketlerinin filmlerinde oynamayacaklarını açıklaması çok önemli.
Peki, ya bizim ünlüler?
2022 yılında Müzeler Genel Müdür Yardımcısı iken İsrailli yetkililer, aynı taşı bizzat benden de istediler. Ben de kendilerine Silio Yazıtının, İstanbul Arkeoloji Müzelerine kayıt belgesini gösterdim. Kayıt tarihi 1883. Osmanlı toprağı olan Kudüs’ten Osmanlı başkentine gelmiş ve İsrail diye bir devlet kurulmadan müzemize kaydedilmiş bir yazıtı ne hakla isteyebildiklerini sordum. O yazıt hala bizde. Ebediyyen de müzemizde korunacak.
@Mahmut__ozay 4700'den 4100'e yükselmiş mülakat sayesinde..
O sene 3 bin kişi atandı falan diyor..
Arkadaş, 2024 puanıyla ilk defa bu atamanın yapıldığının farkında değil herhalde.
Garip.
İran, Türkiye aleyhine birçok faaliyete destek vermesine rağmen Türkiye, İran'a yapılan saldırıda İsrail’i kınayıp tavır aldı. Tarihte de İran’daki devletler birçok defa Osmanlı’ya karşı Avrupalılarla ittifak kurmuş, fakat Osmanlı yönetimi 1762’de Afgan Hanı’nın, iç karışıklıklarla sarsılan İran’ı ortadan kaldırma teklifini “Böyle zayıf düşmüş bir halk üzerine asker sevk etmek suretiyle ülkelerini harap etmek doğru olmaz” diyerek kabul etmemişti.
https://t.co/vjoyQStK2M