Duygular, ilişkiler, toplumsal olaylar gibi soyut alanlarda -şey- sıkça kullanılır...
-Aramızda bir şey var, -Bu şey beni rahatsız ediyor...
Burada -şey- tanımlanması zor, akışkan bir durumu işaret eder...
Dil, bu belirsizliği kabul eder ve *şey* ile geçici olarak sabitler...
Bazı diller “şey”i somut/soyut diye ayırır, bazıları tek kelimeyle geçiştirir.
Türkçedeki “şey” ise bu ayrımı çoğu zaman yapmaz bağlam neyi gerektiriyorsa onu anlatır.
Bu yüzden “şey” bazen bir isim, bazen bir zamir, bazen de konuşurken duraklama anında söylenen dolgu unsurudur.
Bağımlılık bilimleri açısından son derece kritik bir halk sağlığı başarısızlığımız.
2023 verilerine göre Türkiye, 15 yaş ve üstü nüfusta %28,3'lük günlük sigara içme oranıyla OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Bu oran, OECD ortalaması olan %14,8'in neredeyse iki katı.
OECD ülkeleri içinde sigara içme oranında 1 numarayız.
2013-2023 arasında sigara içme oranı üç ülke dışında belirgin düşmüş. İstisnalar: Türkiye, İsrail, Meksika.
@ali_hakan_kara Kapalı alan yasağını, açık kamusal alanları (parklar, plajlar, okul çevreleri) kapsayacak şekilde genişletmek lazım.
Dumanın görünürlüğünü toplumun her katmanında azaltmak gerek. Sigara içmeyi bağımlılık & sağlık eşitsizliği sorunu olarak ifade edecek iletişim kampanları gerekli
Bir ifadenin başkA dilde karşılığı varsa, onu mutlaka çevirmek gerektiğini düşünmek çok sığdır. Çeviri, kelimeleri bir dilden başka bir dile aktarmaktan ibaret midir?
Çeviri; bağlamı, iletişim amacını, kültürel anlamı, özel adların işlevini dikkate alan bir dil etkinliği olmalı.
Üniversite adı özeldir, tercüme edilmemeli!
Sıklıkla görüyorum.
National Defence University! Bu nedir Allah aşkına?
Oxford'u Öküzgeçidi olarak mı çeviriyoruz biz?
Medeniyet Üniversitesi'ni Civilization University olarak mı yazacağız?
Thousandlakes University?! Milli olun, milli!
@CihanPiyadeoglu Dil öğretiminde öğrencilere özel adların işlevini anlatırken, adlandırmanın bir varlığı diğerlerinden ayırma görevine dikkat çekeriz. Bir insanın adı nas��l onun kimliğinin bir parçasıysa, üniversitenin adı da kurumun kimliğinin bir parçasıdır.
Rüya, uykunun dünyayı yorumlamasıysa; dünya da uyanıklığın rüyayı yorumlamasıdır... (belki)
Husserl'e sorarsanız ikisi de bilinç akışından ibaret...
Fark, hangisine gerçek etiketini yapıştırdığımız.
@mvolkankasikci Eugene Garfield'ın kendisi bile citation index'i kullanım/görünürlük ölçütü olarak tasarlamıştı h-index ve türevlerinin kalite vekili olarak kullanılması sonradan (ve yanlış) bir enstrümantalizasyon...
@ConflictTR G20 ülkeleri içindeki en düşük kamu borcu Rusya'da.
Kamu borcu GSYİH’nin %19,1’i.
🇯🇵Japonya %204,4, ��🇹İtalya %138,4, 🇺🇸ABD %125,8, 🇫🇷Fransa %118,4
🇷🇺Rusya’nın bütçe açığı GSYİH’nin %2,6’sı.
Aynı dönemde AB ortalaması %3,1, Polonya %3,7, Fransa %5,1, Belçika %5,2, ABD ise %5,9...
Gerçek EQ, duygularını araç olarak kullanabilme sanatıdır.
Duyguların senin emrinde, sen onların esiri değilsin.
Sinirlenmeyi tercih eder, sakinleşmeyi stratejik olarak seçersin.
Tıpkı bir kumandanın ordusunu yönetmesi gibi, duyguların askerlerindir, sen de başkomutansın.
Manipülatörler sadece zihninizdeki açık kapıları bulur:
Acaba yanlış mı yapıyorum? dersen, seni istediği yöne çevirir.
Ya ona haksızlık ettiysem? dersen, sırtına yük bindirir, kontrolü ele alır.
Beni beğenecek mi, ne der? diye düşündüğünde, kendi değerini ona teslim etmiş olursun
@hmelisaacar Her bireyin bir gizli müfredatı vardır...
Yaşam deneyimleri, okumaları, içsel hesaplaşmaları onu her an yeniden yazar.
Hayatta ve eğitimde en büyük erdem, her an herkesin yeniden doğabileceğini bilerek hareket etmektir.
İnsan, sabit bir varlık değildir...
@borsaninizinden Önce öğrenci vizesiyle gidip yüksek lisans/doktora yapıyorlar, sonra Graduate (PSW) vizesiyle 2 yıl çalışma hakkı kazanıyorlar, o süre içinde sponsor bulup Skilled Worker'a geçiyorlar... Bu yüzden iş bulup gitti gibi görünen insanların çoğu aslında önce öğrenci olarak gidiyor...
İnsan, bütüncül bir varlıktır.
Onun doğruluğu (dürüstlüğü), iletişim tarzı, ruh hali ve ahlakı birbirinden ayrı düşünülemez.
Eğitimin asıl amacının bu dört alanda da dengeli, sağlıklı ve erdemli bireyler yetiştirmek olduğunu düşünüyorum...
#okul#eğitim#öğrenci#öğretmen
Öğrencilere -doğruluğun- sosyal bir sermaye olduğunu öğretmeliyiz.
Karakter eğitimine büyük önem verilmelidir.
Dürüstlük, adalet, merhamet, saygı gibi temel değerleri içselleştirememiş öğrenci, en parlak kariyer başarısına rağmen içsel bir boşluk ve tatminsizlik yaşayacaktır...
@ogretmensitemiz Almanya'da ulusal, merkezi bir puanlama sistemi yok hocam.
Her eyaletin kendi eğitim yasaları ve yönetmelikleri var. Öğretmenler, öğrenci davranışlarını genellikle sınıf içi gözlemler, veli görüşmeleri ve okul içi disiplin prosedürleri yoluyla yönetiyorlar.
Net sayısı ve soru adedi gibi nicel ölçütleri ikincil plana iterek, asıl odağa zekâ gelişimini, sorgulama becerisini ve empati yeteneğini koyan bir eğitim anlayışı; bu anlayışa uygun, ezberi değil düşünmeyi ödüllendiren bir sınav sistemi kurmalıyız...
#lgs#okul#eğitim#sınav
Eğitimde nicelik değil, nitelik belirleyicidir.
Günde 150 kaliteli soru + hata defteri, 400 ezber sorudan daha etkilidir.
Çünkü 350 soru çoğu LGS öğrencisi için bilişsel yüklenmedir, çoğu zaman otomatikleşmiş tekrardır.
#lgs