Lafı dolandırmaya gerek yok. Kimse kitap okumuyor, film bile izlemiyor. Seyahat, insta storyleri, kokoreç, midye ve kahve çok trend. Kozmetik, estetik ve giyimde müthiş bir tüketim var. Bu da böyle bir çağ deyip geçeceğiz.
Bu saatten sonra
Atatürk’ü ağzınıza almayın,
Şehit aileleri ve gazileri ağzınıza almayın,
Türk Milletini ağzınıza almayın!
On binlerce terörist dışarı salınsın diye verdiğiniz o evet oyuyla tarihin çöplüğüne gömülün ve birdaha hiç çıkmayın.
🚨İhanet yasasına TÜRK MİLLETİ olarak geçit vermiyoruz.
📍16 Ağustos Pazar Günü 49 ilimizin meydanlarında toplanıyoruz.
🇹🇷 Türk Milleti’ni umursamayan o 468 milletvekilini de notlarımıza ekledik!
Damat Ferit, Sevr’e “hayır” diyen Ali Rıza Paşa’yı küçümseyerek,
“Yalnız kaldınız Paşam.” der.
Ali Rıza Paşa’nın cevabı nettir:
“Ziyanı yok, ben Türk milletiyle kaldım.”
Bu millet, dün olduğu gibi bugün de Damat Feritleri de Ali Rıza Paşaları da not ediyor.
Her Sevr’in bir bozanı vardır!
Birine bir tavsiye vereceğim zaman bir sırtımdaki yüke bakarım, bir tavsiye vereceğim insanın sırtındaki yüke bakarım. Ona göre konuşurum. Sırtımda 3 kilo yükle sırtında 30 kilo yük olan insana tavsiye verirken haddime çok dikkat ederim. Haddimizi bilelim ona göre konuşalım.
Bu hayatta güzel bir yaşam sürmek istiyorsanız, utanç duygusunu reddetmelisiniz.
Birçok insan dış görünüşünden, bedeninden, ailesinden, memleketinden, eski versiyonundan ya da güncel halinde başarılı olamadığı noktalardan ötürü derin bir utanç ve yetersizlik hisleri içinde yaşıyor.
Bu da onları sessizce felç ediyor. Onları daha ürkek ve silik yaşamlar sürmeye itiyor. Oysa utancın önemli bir kısmı, kimliğiniz üzerinde kurulmak istenen dışsal tahakküm ve toplumsal inşa biçimidir.
Onu kabul etmeyi reddetmelisiniz.
Kimseye her konuda mükemmel olmayı vaat etmediniz, hayatınızın her aşamasında en harika halinizle olma zorunluluğuna da sahip değilsiniz. Yanılgılar, düşüşler, saçmalamalar, yanlış anlaşılmalar, sorunlu sosyal çevreler, kısıtlı epistemik kaynaklar hayatın doğal parçalarıdır ve herkesin başına beklenmedik sonuçlar getirebilir. Eskilerin dediği gibi “eksiklik insan içindir.”
Bu yüzden kimse sizin üzerinizde tahakküm kuramaz. Kendinizle ilgili kötü hissettiremez. Biri sizden kendinize dair negatif bir hikaye satın almanızı istediğinde şöyle demelisiniz:
Hayır, benden istediğin çekinmeyi asla göstermeyeceğim. Çünkü bana dair kurmaya çalıştığın sorunlu anlatıyı kabul etmiyorum. Yaşamımı kendi bildiğim doğrularla, en samimi, en çalışkan ve en üretken şekilde yaşamaya devam edeceğim.
Bazen mükemmel olmasam da kendimi geri çekmeyeceğim, bedenimden sakınmayacağım, sosyal bağlarımdan, yeni deneyimlerimden, yaşama tutkusundan kaçınmayacağım. Öğrenmeye ve yeni kaynaklara ulaşmaya devam edeceğim.
Çünkü kendime baktığımda utanılması gereken bir hikaye değil, saygı gösterilmesi gereken azim ve irade hikayesi görüyorum. Eğer utanç duygusunu çok seviyorsan, onu kendi karanlık aynanda sonsuza dek yaşatabilirsin. Ancak beni, kendi içsel huzur ve bütünlüğümle özgür bırak.”
İşte özgürlüğün evrensel sırrı budur. Yazılarımdan memnunsanız, lütfen belirtin. Sizin için üretmeye devam edeceğim.
domatesli bulgur pilavı. sarımsaklı soguk cacık. köz biber ve patlıcan. karpuz. bir asmanın altında ahşap masa ve sandalyeler. akşamüstü serinliği. YAZ.