En çok da yarım kalan hayaller yoruyor insanı. çünkü onlar ne tamamen geçmişe ait, ne de geleceğe ulaşabiliyor.
Şimdi önümde bir yol var ve ben, kendi hayatıma misafir gibi bakarak o yoldan geçeceğim.
canının yeteri kadar sıkılmasına izin veren kişi, yani telefona gömülmeden, kendini meşgul etmeden, zaman doldurmak için herhangi bir şey yapmadan durabilen kişi, bir fikirle, bir görüntüyle, bir tasarıyla karşılaşıyor. her zaman çalışır.
Bugün büyüdüğüm mahalleden geçtim. Eski evimiz biraz yaşlanmıştı ama hala dimdik ayaktaydı. Bir sürü anı canlandı gözümde. Fark ettim ki insan bazı yerlere gitmez, bazı yerler insanın içinde yaşamaya devam eder.
"istediğin şeyleri yap, yapmak istediğin zaman yap, yaparken kendini verebildiğin kadar ver, beklentiye girme, sonuca tutunma.” bu iyi bir formül. "hayat öyle bir şey değil" argümanlarını anlıyorum ama bu argümanlar öğrenilmiş çaresizlik.