“İnsanlar seni mezarının başında affederler. Çünkü artık onlardan hiçbir şey istemiyorsundur. Yaşarken cimri davrandıkları sevgi, ölümün sessizliğinde cömertleşir. En acısı da budur: Bazı insanlar, hak ettiğin değeri ancak seni kaybettiklerinde anlayabilir.”
İnsan çoğu zaman kararlarını aklıyla verdiğini sanır. Oysa bazı dönemlerde direksiyonda ihtiyaçları vardır. İşte tam da burada yol ikiye ayrılır. İhtiyaç seni emeğe, sabra ve doğru kapılara götürüyorsa kaderine yürürsün. Seni tavize, bağımlılığa ve mecburiyetlere sürüklüyorsa kederine. Çünkü bazen bir insanın kaderini yetenekleri değil, ihtiyaç duyduğu şeyler belirler.
İhtiyaçlarını yönetemezsen kederin olur, yönetebilirsen kaderin.