Bu Turkey/Türkiye tartışmasında şunu demek istiyorum. YDS dersi verdiğim bir beyefendi akademik bir makalesini hakemli bir dergiye gönderiyor. Beyefendi Turkey yerine Türkiye dediği için revizyon isteği geliyor. Sebep: Anti-demokratik bir ülkenin belirlediği bir isim+
Makale: @SelverBSahin, Astrid Schnitzer-Skjønsberg ve @ehrlichstrasse "Cazibeden Stratejiye: Avustralya ve Çin'deki Yurtdışı Burs Programlarının Dış Politika Mantığının Karşılaştırılması" başlıklı bir çalışma yayımlamış (2026) https://t.co/4ksVj2wpci
🇹🇷🇸🇴🇬🇧
Birleşik Krallık Enstitüsü RUSI, savunma ve güvenlik alanında dünyanın en eski düşünce kuruluşlarından biri. İngiliz güvenlik ve dış politika çevreleriyle çok yakın ilişkilere sahip, güçlü, saygın bir think tank.
Türkiye-Somali ilişkilerine dair ilginç bir yazı yayınlamış.
İyi araştırılmış bir yazı. Jeopolitik bağlamı doğru. Ancak Türkiye'yi diğer bölgesel ve küresel aktörlere kıyasla "gayet seçici ve sert" bir mercek kullanarak eleştirmiş:
"İnsani yardım ve yumuşak güç üzerinden kurulan ilişki, zamanla jeopolitik ve ekonomik nüfuz ilişkisine mi dönüştü?" diye soruyor.
Bir bakalım..
Türkiye 2011 yılında Somali'ye geldiğinde, ülke kıtlıkla boğuşuyordu. Yıllardır devam eden iç savaşın tetiklediği büyük bir insani kriz yaşanıyordu. Devlet kurumları çökmüştü. Ve uluslararası toplumun büyük kısmı konu Somali'ye gelince başını öbür yana çevirip ölü taklidi yapıyordu..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika dışından son yirmi yılda ülkeyi ziyaret eden ilk lider oldu.
Ardından yardım kuruluşları, hastaneler, okullar, burs programları, altyapı projeleri ülkeye akın etti. Türkiye ile Somali halkı arasında derin gönül bağı oluştu.
Türk Hava Yolları, Somali'ye doğrudan uçuş başlattı. Devletin siyasi olarak toparlanma sürecine destek oldu. TURKSOM Askeri Eğitim Üssü aracılığıyla Somali Ulusal Ordusu'nun omurgası eğitildi ve ülkenin terörle mücadele kapasitesi artırıldı. İlişkiler gelişti, karşılıklı güven pekişti.
Türkiye bugün, Somali'ye sadece yardım gönderen ve okul yapan bir ülke değil. Doğal olarak. Mogadişu Limanı'nı ve havaalanını işletiyor ve şimdi buna petrol ve doğal gaz boyutu da eklendi.
RUSI'ye göre asıl "tartışma" da burada başlıyor.
Yazı, Somali ile imzalanan hidrokarbon anlaşmalarını ve gelir paylaşımını sorguluyor:
- Somali kamuoyunun, kendi geleceğini doğrudan ilgilendiren bu anlaşma hakkında ne kadar bilgisi var?
- Somali parlamentosu anlaşma sürecinin ne kadarına dahil oldu?
- Anlaşma hangi düzeyde denetleniyor?
Sorular meşru, ama sorulduğu bağlam asimetrik. Somali'de onlarca yıl faaliyet gösteren Batılı şirketler ve kurumlar için sorulmayanlar, şimdi Türkiye için soruluyor.
RUSI "Mesele Türkiye'nin çıkar peşinde koşması değil, bütün devletler çıkar peşinde koşar" diyor.
Meseleyi, Türkiye'nin Laas Qoray'da planladığı üs üzerinden, Kızıldeniz'in doğrudan bir Türkiye-İsrail rekabet sahnesine dönüşmesi olarak okuyor.
"Suriye, Doğu Akdeniz, şimdi de Afrika Burnu. Cephe sayısı artıyor" diyor.
Yazıda bolca örtük önyargı var.
Türkiye-Somali anlaşmalarını "gizli" ve "denetimsiz" olarak nitelendirmiş ama BAE'nin Puntland ve Jubaland ile kurduğu ilişkilerin şeffaflığını sorgulamamış.
Suudi ve BAE fonlarının Somali iç siyasetini nasıl şekillendirdiğinden söz etmemiş.
Son paragrafta "al gülüm, ver gülüm dış ilişkiler ve militarize politikalar Afrika Burnu'na hasar verdi" diyor ama bu hasarın en büyük faillerinin ABD'nin Soğuk Savaş politikaları, Etiyopya-Eritre savaşları, BAE ve Suudi'nin Yemen üzerinden bölgeye yansıyan müdahaleleri olduğunu söylememiş.
RUSI şu soruyu sormaktan da kaçınmış: Somali bu anlaşmayı neden kabul etti?
Cevap basit: Batılı şirketler onlarca yıldır ülkedeki kaynakları işletmeye yanaşmadı. IMF'nin ülkeye dayattığı koşullar kalkınma finansmanını kısıtladı. BAE, Jubaland ve Puntland üzerinden merkezi hükümeti zayıflattı. El Şebab tehdidi, güvenlik bağımlılığını zorunlu kıldı.
Bu yapıyı yaratan koşulları analiz etmeden, Türkiye'nin anlaşma koşullarını eleştirmek, Türkiye'yi haksızca ve orantısız biçimde öne çıkarmak demek.
Oysa ki Türkiye, Somali tablosuna en geç ve en sınırlı giren ülke.
RUSI gibi kapsama alanı geniş kurumların argümanlarını okurken eleştirileri reddetmek değil, bu kurumun kendi çıkarları ve bağlantıları bu analizi nasıl şekillendiriyor? sorusunu akılda tutmak gerekir.
Ancak Türkiye de Somali'de uzun yıllar boyu inşa ettiği insani ve siyasi güveni, enerji ve güvenlik alanında genişleyen çıkarlarıyla nasıl dengeleyeceğini dünyaya daha iyi anlatmalıdır.
Diğer bölgesel ve küresel güçlerin izlediği yola yaklaşmayacağını ve Afrika'da gerçekten farklı bir model inşa etmekte olduğunu çok daha güçlü şekilde ifade etmelidir.
https://t.co/mW9BVziI6L
Vize işleme tekeli VFS’nin faaliyetleriyle ilgili yazı dizisinin ilk bölümünü duyurduğum tweet’e 5651 sayılı yasanın 8/A maddesinde düzenlenen “yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması” gerekçeleriyle Türkiye’den erişim kısıtlandı. Kısıtlanan tweetle duyurduğum bölüm şuydu:
https://t.co/aQhbGngcPT
Değerli Adaylar,
Ortadoğu Vakfı; sosyal bilimler alanında kendini geliştirmek isteyen ve Ortadoğu çalışmalarına ilgi duyan gençleri, 2026 yaz döneminde Ankara’da gerçekleştirilecek 10 haftalık gönüllü staj programına davet ediyor.
Program; teorik okumalar, alan uzmanlarıyla değerlendirme seminerleri ve vakıf bünyesinde yürütülen aktif çalışmalara katılım imkanı sunarak, akademik ve profesyonel gelişiminizi desteklemeyi amaçlamaktadır.
Form; https://t.co/7ebpGf3YFE
📌 KİMLER BAŞVURABİLİR?
Genel Şartlar:
Sosyal Bilimler (Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi, Sosyoloji, Tarih vb.) alanlarında lisans/lisansüstü eğitimine devam ediyor olmak ya da bu bölümlerden mezun olmak.
Staj süresince Ankara’da ikamet ediyor veya edebilecek durumda olmak.
İyi derecede İngilizce okuma ve yazma becerisine sahip olmak.
Ortadoğu Çalışmalarına özellikle; Suriye ve Filistin alanlarına ilgi duyuyor olmak.
🧭 STAJ SÜRESİ VE YÜKÜMLÜLÜKLER
Süre: Program, 2026 Temmuz ayının başında başlayacak ve 10 hafta boyunca kesintisiz devam edecektir.
Katılım: Stajyerlerin, haftada 5 gün vakıf binasında aktif olarak çalışmalara katılması beklenmektedir.
Yükümlülükler: Program süresince düzenlenecek okuma ve değerlendirme programlarına düzenli katılım sağlanması.
🗓️ ÖNEMLİ TARİHLER
Son Başvuru Tarihi: 20 Haziran 2026
Staj Program Başlangıcı: 06 Temmuz 2026
**Staj Süresi 10 Haftadır.
**Mülakat Tarihleri Adaylara İletilecektir.
**Paylaştığınız iletişim verileri, Ortadoğu Vakfı tarafından taleplerinizin yanıtlanması amacıyla 6698 sayılı Kanun’a uygun olarak işlenmektedir.
Değerli Adaylar,
Afrika Vakfı; sosyal bilimler alanında kendini geliştirmek isteyen ve Afrika çalışmalarına ilgi duyan gençleri, 2026 yaz döneminde Ankara’da gerçekleştirilecek 10 haftalık gönüllü staj programına davet ediyor.
Program; teorik okumalar, alan uzmanlarıyla değerlendirme seminerleri ve vakıf bünyesinde yürütülen aktif çalışmalara katılım imkanı sunarak, akademik ve profesyonel gelişiminizi desteklemeyi amaçlamaktadır.
Başvuru Form; https://t.co/vn4GXtWJwM
📌 KİMLER BAŞVURABİLİR?
Genel Şartlar:
Sosyal Bilimler (Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi, Sosyoloji, Tarih vb.) alanlarında lisans/lisansüstü eğitimine devam ediyor olmak ya da bu bölümlerden mezun olmak.
Staj süresince Ankara’da ikamet ediyor veya edebilecek durumda olmak.
İyi derecede İngilizce okuma ve yazma becerisine sahip olmak.
Afrika Çalışmalarına özellikle; Afrika Boynuzu, Afrika Ekonomi Politiği ve Güney Afrika alanlarına ilgi duyuyor olmak.
🧭 STAJ SÜRESİ VE YÜKÜMLÜLÜKLER
Süre: Program, 2026 Temmuz ayının başında başlayacak ve 10 hafta boyunca kesintisiz devam edecektir.
Katılım: Stajyerlerin, haftada 5 gün vakıf binasında aktif olarak çalışmalara katılması beklenmektedir.
Yükümlülükler: Program süresince düzenlenecek okuma ve değerlendirme programlarına düzenli katılım sağlanması.
🗓️ ÖNEMLİ TARİHLER
Son Başvuru Tarihi: 20 Haziran 2026
Staj Program Başlangıcı: 06 Temmuz 2026
**Staj Süresi 10 Haftadır.
**Mülakat Tarihleri Adaylara İletilecektir.
**Paylaştığınız iletişim verileri, Afrika Vakfı tarafından taleplerinizin yanıtlanması amacıyla 6698 sayılı Kanun’a uygun olarak işlenmektedir.
On 19 May 2026, Ambassador Mesut Özcan presented his Letter of Credence to Samdech Akka Moha Sena Padei Techo Hun Sen, Acting Head of State of the Kingdom of Cambodia.
Israel is responsible for two different types of apartheid. Zionist like to confuse you by talking about the one on the left when you (and ICJ and HRW) are talking about the one on the right.
Here is my two cents on the Erdoğan-Netanyahu war of words: the harsh rhetoric plays well with both leaders’ domestic audiences but that is what it is, rhetoric. There is no imminent risk of a direct military clash, despite what some in the DC think tank world suggest.
How the two countries have managed their clashing interests in Syria, where both leaders see high stakes for their domestic standing and regional agendas, is telling. There is a quiet, largely unspoken understanding in which Turkey and Israel recognize each other’s spheres of influence and quietly deconflict, I told Fox News.https://t.co/NcUBp0dXih
Ortadoğu merkezli çözüm arayışlarında en kritik başlıklar: temsil, meşruiyet ve halk iradesi.
Ortadoğu Vakfı, Gazze’ye ilişkin değerlendirmesinde Filistin adına geliştirilecek her siyasi formülün doğrudan halkın iradesine dayanması gerektiğini vurguluyor.
👉 Temsil olmadan meşruiyet, meşruiyet olmadan kalıcı çözüm mümkün değil.
🔗 https://t.co/vt0hJk7OYx
📹 Perspektifler: Tez ve Makale Sunumları
“Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Filistin Davasına İsrail’in Taraflılık İtirazı ve Filistin’in Devlet Statüsü Tartışmaları”
●UCM’nin Filistin’e ilişkin yetkisi neye dayanıyor?
●İsrail’in “taraflılık” itirazı ne anlama geliyor?
●Filistin’in devlet statüsü tartışmaları nasıl şekilleniyor?
📺 Canlı yayın:
🔗https://t.co/fBbJani2fh
Bir dedikodu da vereyim: müze olan Masumiyet Müzesi’nin kuruluş zamanlarında bu eşya toplama işinin Çukurcuma civarındaki antikacılarda enflasyon yarattığı konuşuluyordu.
Masumiyet Müzesi dizisi 1970’lerde geçen bir yerli Gossip Girl olmuş. Orhan Pamuk’un diziyi beğenmesi de mantıklı, zaten hikayeleri büyük oranda “scandalous lives of Nişantaşı elite.”
Afrika Vakfı’nın “Afrika Ders Kitaplarında Kimlik, Tarih ve Algı” araştırmaları kapsamında hazırlanan “Etiyopya Ders Kitaplarında Osmanlı, Türk ve Türkiye İmgesi” raporu yayımlandı.
Raporda, Etiyopya ders kitaplarında Osmanlı tarihinin ayrıntılı anlatılmasına rağmen Doğu Afrika’daki varlığına neredeyse hiç yer verilmediği tespit edildi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Afrika Vakfı Araştırmacısı Prof. Dr. Zafer Çelik: “Doğu Afrika’da Osmanlı tarihine ilişkin anlatı ciddi biçimde eksik. Daha doğrusu bu tarih ye zılmanıştır, eksiktir ve bu alan akademik açıdan özel bir ilgi ve çalışma gerektiriyor.”
@afrikavakfi
#AA
📘 Sahel’de Siyaset ve Güvenlik | Seminer Serisi
Sahel bölgesindeki güncel siyasal ve güvenlik kırılmalarını tarihsel ve yerel dinamikler üzerinden ele alan “Sahel’de Siyaset ve Güvenlik” seminer serisi başlıyor.
📍 Altı hafta sürecek bu ileri düzey seminerde; devlet–toplum ilişkileri, askerî darbeler, güvenlikleşme süreçleri, devlet dışı aktörlerin rolü ve bölgesel/küresel güç rekabeti tartışmaya açılacaktır. Program, Sahel’in siyasal geleceğine dair olası senaryolar üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır.
🎓 Seminer Yürütücüsü:
İbrahim Bachir Abdoulaye
(Bayreuth Üniversitesi Afrika Çalışmaları Enstitüsü, Doktora Adayı)
📅 24 Mart – 28 Nisan 2026
🕖 Salı günleri | 19.00 – 21.00 Online olarak gerçekleştirilecektir.
📌 Katılım kontenjanla sınırlıdır.
📝 Başvuru için: https://t.co/a4ExM7j5LT
📢 Son Tarih 1 Mart
#Sahel #Afrika #GüvenlikÇalışmaları #Uluslararasıİlişkiler #AfrikaVakfı #Seminer
📍 Türkiye’den Etiyopya Gündemine Bir Bakış | Webinar
•Etiyopya bugün hangi siyasal ve toplumsal dinamiklerle şekilleniyor?
•Merkezî devlet ile etnik yapı arasındaki denge nasıl kuruluyor?
•Son yıllardaki çatışmalar geçici mi, yoksa daha derin yapısal sorunların bir sonucu mu?
Bu webinarda; Etiyopya’daki iç dönüşümlerin Afrika Boynuzu’na etkilerini, Türkiye–Etiyopya ilişkilerinin bugünkü çerçevesini ve güvenlik odaklı okumaların ötesine geçebilecek analitik başlıkları birlikte tartışacağız.
🎙 Konuşmacılar:
Abdullah Özçelik, Yunus Öztürk, Zafer Çelik
🎤 Moderatör: Hacer Atabaş
📅 12 Şubat Perşembe | 🕢 19.30–20.30
💻YouTube Canlı Yayını: https://t.co/ErvJyPbZPU
📌Katılımınızdan memnuniyet duyarız.
#Etiyopya #AfrikaBoynuzu #TürkiyeAfrika #Webinar #AfrikaVakfı
Yeni araştırma raporumuz yayında.
@ElyesaKoytak hocayla üzerinde titizlikle çalıştığımız ve Türkiye’de yükseköğretimin uluslararasılaşma sürecine katkı sağlamayı amaçlayan bu araştırma, 2024–2025 eğitim yılında 551 uluslararası öğrenciden elde edilen verilerle kapsamlı bir analiz sunuyor.
Rapor için: https://t.co/fQrzK5BMcb
📌 Trump'ın Gazze Planının İkinci Aşaması: Barış mı Dayatma mı?
📢 Trump’ın Gazze planının ikinci aşamasını teorik ve pratik açıdan incelemek; planın dayandığı barış anlayışının uzlaşıya mı yoksa güce dayalı bir yaklaşıma mı anlama geldiğini tartışmak ve Gazze için önerilen yeni yönetişim modelinin siyasi ve pratik sonuçlarını değerlendirmek amacıyla düzenlediğimiz bu panele davetlisiniz.
Konuşmacılar:
Dr. Mehmet Akif Koç (Ortadoğu Araştırmacısı)
İsmail Kohan (Ortadoğu Vakfı Araştırmacısı/Hukukçu)
Moderatör:
Kemal Alaqad (Ortadoğu Vakfı Araştırmacısı)
📍Ortadoğu Vakfı
🗓 26 Ocak 2026
🕙 12:00