NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNDE (NTE) BU ACELE NEDEN?
Eskişehir Beylikova’da 694 milyon ton cevher potansiyeli olduğu iddiasıyla üç buçuk yıl önce açılan NTE pilot tesisinde çalışmalar sürerken 31 Ağustos’ta yayımlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı kararla 265 hektar alan için acele kamulaştırma adımı atıldı.
Esasen burada kullanılan “acele kamulaştırma” yetkisi son derece istisnaen savaş hali, seferberlik veya yurt savunması söz konusu olduğunda, olağan yollarla karşılanamayacak askeri ihtiyaçların anında giderilmesi amacıyla tanınmıştır.
Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD başkanının oğlu Donald Trump Jr.’ı 13 Eylül 2025 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’ndaki çalışma ofisinde gizlice kabul ederek baş başa görüşmüştü.
Sözkonusu görüşmenin ardından Trump ailesinin şirketlerine NTE’yi de içeren bazı ayrıcalıklar tanınan bir paket sunulduğu iddia edilmişti.
Her hal ve kârda bu görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan mevkidaşı Trump’ı 25 Eylül 2025 tarihinde Beyaz Saray’da resmen ziyaret edebilmişti.
Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen NATO Zirvesi marjında yine görüşmüştü.
Bu son görüşmenin ardından Trump ikili ilişkileri ilgilendiren yaptırımlar ve F-35 gibi konularda önce umut dağıtmış, sonra Ankara’dan giderayak başka telden çalmıştı. O günlerden bu yana geçen zamanda olumlu bir gelişme gözlemlenmedi.
Bu defa Millî Savunma Bakanlığı (MSB) ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Vaşington merkezli lobi şirketi Ballard Partners ile yıllık 2.4 milyon dolar tutarında bir lobicilik sözleşmesi imzaladı.
Biz de bu gelişmeyi geçtiğimiz ay ABD Adalet Bakanlığı Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası (FARA) belgelerinde ortaya çıkmasıyla öğrenebildik.
Şimdi yukarıdaki bileşenleri yan yana getirip Türkiye-ABD ilişkilerinde gelinen yere bir baktığımızda:
Ne Rusya ne İran’a yönelik ABD yaptırımlarında bu defa Türkiye’ye bir ayrıcalık tanınıyor.
MMU KAAN seri üretimi için gerekli 80 adet GE F-110 motorundan haber yok.
Ücreti ödenmiş 6 adet F-35’ten ses gelmedi.
Rusya’dan S-400 alarak kendimizi attırdığımız F-35 üretim zincirine dönmek bir yana F-35 programına bu kez sıradan müşteri olarak geri dönebilme olasılığı bile ufukta gözükmedi.
CAATSA yaptırımları ne durumda bilmiyoruz.
ABD’de Kasım ayında Temsilciler Meclisi’nin tamamının ve Senato’nun üçte birinin yenileneceği Kongre ara seçimi var.
Acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NTE konusundaki kamulaştırma acelesi bundan ötürü mü bilemiyoruz.
Bu aşamada asıl soru şudur: Bu kamulaştırma, Türkiye’nin NTE değer zincirini ülke içinde kurma hedefinin hangi somut aşamasını mümkün kılıyor?
Beylikova’dan çıkarılan kaynak, başkalarının belirlediği koşullarda ham madde olarak mı satılacak, yoksa Türkiye’nin kendi teknolojisi ve sanayi politikasıyla yüksek katma değerli ürünlere mi dönüştürülecek? Acele kamulaştırmanın hukuki meşruiyeti ve kamu yararı iddiası, ancak somut bir proje ve uygulanabilir bir stratejiyle desteklendiğinde ikna edici olacaktır.
Milleti kör, sağır, dilsiz sanıyorlar.
Hem görüyor, hem duyuyor hem de zamanı geldiğinde konuşacak.
Sonuna kadar gidin her türlü haksızlığın.. Aman demeyin!
Adana Yüreğir’de, CHP’li Ali Demirçalı’nın cezadan ötürü belediye başkanlığı düştü.
Seçimi CHP adayı 6 oy farkla kazandı.
AK Parti itiraz etti.
CHP ise 2. seçimi 4. oylamada 2 oy farkla kazandı.
AK Parti yine itiraz etti.
Mahkeme 4. oylamayı iptal edip AK Parti adayının 1 oy önde olduğu 3. oylamayı geçerli saydı.
Böylece başkan vekilliği mahkeme kararıyla AK Parti’ye geçti.
ÜSKÜDAR HALKININ İRADESİNE DARBEYİ KABUL ETMİYORUZ!
📌 Üsküdar’da üç meclis üyemiz şu an gözaltında.
📌 Dört meclis üyemiz tehditle, baskıyla, şantajla, teklifle transfer edildi.
📌 Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkan vekilimiz @muratemir_dr’in açıkladığı gibi; bu baskıların merkezi malum bürokratik kliktir.
📌 Bir siyasi parti bürokrasinin gücüyle, yargı eliyle Üsküdar halkının iradesine çökmeye çalışıyor.
Demokrasi tarihimizde bu kadar organize kötülüğe şahit olmadık, bu kadar ahlaksızlığa maruz kalmadık, siyasi etiğin bu kadar çiğnendiğini görmedik.
İlk günden bu yana tüm bu kötülüklere karşı tüm gücümüzle mücadele ettik, sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Üsküdar halkına, demokrasiyi ve milli iradeyi savunan tüm vatandaşlarımıza çağrı yapıyoruz.
Yarın saat 20.00’da Üsküdar Belediyesi önünde buluşalım.
Hakkımıza, irademize sahip çıkalım.
Yüreğir halkını yıllar sonra sosyal belediyecilikle buluşturan; aylarca, yıllarca verilen emek, mücadele ve alın teridir. Bu başarı, Yüreğir halkının ve hepimizin ortak emeğimizdir.
Sandıkta ortaya konan bu iradeyle yönetilen Yüreğir Belediyesi’nin yönetimini türlü iddialar ve girişimlerle değiştirmek isteyenler, bugün de hukuksuz bir mahkeme kararıyla halkın iradesini yok sayarak yönetimi ele geçirmiş bulunuyor.
Yüreğirlilerin emeğinin, iradesinin, sandıkta verdikleri kararın ve sürdürdükleri mücadelenin sonuna kadar yanında olacağım.
Egemenlik kayıtsız şartsız millettindir.
İMAMOĞLU’NUN TAHLİYE TALEBİ KİMLER İÇİN?
“BU DOSYADA ADİL YARGILAMA HÜKÜMLERİ YERİNE GETİRİLMEDEN BENİM TAHLİYE TALEBİNDE BULUNMAM MÜMKÜN DEĞİLDİR. “
“BURADAKİ İNSANLARIN KAÇMAYACAĞI VE DELİL KARARTMAYACAĞI BELLİDİR. BU GÜZEL İNSANLAR TOPLUMA KATKI SAĞLAYACAK İNSANLAR…”
“AİLESİNE KAVUŞACAĞI İÇİN GÜN SAYAN KADINLARI LÜTFEN SERBEST BIRAKIN. BU ZULME ARTIK SON VERİN.”
“BELEDİYE BAŞKANLARI BIRAKIN GİTSİNLER İŞLERİNİ YAPSINLAR”
“BIRAKIN YALNIZLA AKRABALIK BAĞIYLA BURADA OLAN İNSANLARI…”
“MİLLET ŞAHİDİMDİR, CUMHURİYET, DEMOKRASİ, ADALET İÇİN BEDELİ HAYATİM DA OLSA SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEK BİR EKREM İMAMOĞLU BURADADIR.”
İmamoğlu bu akşam mahkemede etkileyici bir konuşma yaptı. Derin komplolar anlatmadı. Yüksek felsefe fantezisine kapılmadı. İnce diplomasi yapmadı. Söyleyeceğini doğrudan söyledi. Sözlerine inandığı hissini salonda izleyenlere geçirdi. Sadece duruşmalar sürecinde olanları sıraladı, akabinde her olayın tek tek neden vahim olduğunu anlattı. Etkisi de bu konu seçimi sayesinde oldu. Herkesin gözü önünde yaşananların, en azılı iktidar yandaşları için bile inkar edilecek, yanıt verilebilecek zayıf noktası yoktu.
Dünyanın neresinde hangi dile çevirip okutsanız, adil yargılama açısından hayretler içinde bırakır. Mesleğim açısından düşünürsem mükemmel bir haber-analiz metni derim. Etkileyiciliğinin diğer yanı cesaretindeydi.
Sözlerini “Cumhuriyet demokrasi adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu vardır” diye bitirdi. Halka dönük stratejik siyasi mesajı ise “Kanıksamayın, normalleştirmeyin” oldu.
Mahvettiniz ülkeyi yahu mahvettiniz.
En ufak bir utanmanız, en ufak bir pişmanlığınız yok.
Türk insanı, elin İngilizinin 1 poundunu almak için 65 TL,
Elin Avrupalısının 1 Eurosu için 56 TL,
Elin Amerikalısının 1 doları için 48,65 TL para veriyor.
Yer ettiniz milletin yüzünü.
Yazıklar olsun.
Üsküdar Belediyesini Halkın oylarıyla kazanamayanlar!
Ayak oyunlarıyla Belediyeyi ele geçirmek istiyor.
Olmuyor beyler böyle olmuyor.
Ne yaparsanız yapın,Eğriden doğru olmuyor.
ÜSKÜDAR BELEDİYESİNE ÇÖKMEKTEN GERİ DURUN.
#SinemDedetaşYalnızDeğildir
18 aydır sevdikleri için mücadele eden, haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı omuz omuza duran ailelerimizin kurduğu Aile Dayanışma Ağı’nın X hesabına erişim engeli getirildi.
Ailelerden neden korkuyorsunuz?
Bir arada durmamızdan, birbirimize güç vermemizden, sesimizin duyulmasından neden bu kadar çekiniyorsunuz?
Biz, sevdiklerinin arkasında dimdik duran anneleriz, babalarız, eşleriz, kardeşleriz. Bizi bir araya getiren ne bir sosyal medya hesabı ne de bir platform. Bizi bir arada tutan; sevgimiz, dayanışmamız ve adalete olan inancımızdır.
Bu nedenle bizi yıldıramayacaksınız. Adalet arayışımızdan vazgeçiremeyeceksiniz.
Hesaplarımızı engelleyebilirsiniz ama dayanışmamızı engelleyemezsiniz. Sesimizi kısmaya çalışabilirsiniz ama adalet talebimizi susturamazsınız. Bir hesabı kapatabilirsiniz ama ailelerin vicdanını, umudunu ve mücadelesini kapatamazsınız.
Çünkü biz biliyoruz: Birlikteyken daha güçlüyüz. Ve adalet yerini bulana kadar birbirimizin yanında durmaya, sesimizi yükseltmeye, mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, beyanda bulunmak için kürsüye geldi. Murat Ongun, İBB davası savcılarının vahim hatalar yaptığını, “soruşturmanın mimarı” Akın Gürlek’in de her toplantısında 'sadece beyan yok, HTS, baz kayıtları var' dediğini ancak kendisine yönelik sadece beyanların bulunduğunu söyledi.
Yasanın reklam işlerini ihalesiz verme yetkisini tanıdığını ancak yine de ihaleleri davet usulüyle yaptıklarını belirten Ongun, zenginleştiğine dair de bir tespit olmadığına dikkat çekti. Ongun, İBB resmi evrakının Kültür ve Medya A.Ş yönetimlerinin kendisine hiyerarşik olarak bağlı olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını belirtti. Rüşvet iddialarının soruşturma aşamasında tutuklanan sonrasında tahliye edilip haklarında dava açılmayan İlbaklara sorulması gerektiğini söyleyen Ongun, "Önce Ertan Yıldız bunu söylüyor sonra Murat İlbak ikinci kez ifade veriyor ama savcılar nedense bunu İlbak'a sormuyor" dedi.
Ongun, şunları söyledi:
“Anlıyorum, ben yaptığım işten ötürü, Murat Ongun olarak değil, yaptığım işten ötürü, birlikte çalıştığım Sayın İmamoğlu'nun önemli bir siyasi aktör olmasından ötürü tabii ki rakip siyasi örgütlerle ciddi bir iletişim ve algı savaşına girmiş biriyim. Yani bu benim işim, ben ön cephedeydim. Benim bu ön cephede olmam ve bunu da başarıyla yapmış olmam kuşkusuz karşıdan bazı insanları kızdırmış, bana karşı öfkelendirmiş falan filan olabilir ama ben atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım. Biraz net, somut delil ararım. Varsa başımın üstünde yeri var, gider yatarım. “
“İBB FELÇ EDİLMEK İSTENİYOR… SERMAYE, RANT VE SİYASİ BASKI KARŞISINDA KAMU OTORİTESİNİ KORUMAK BİZZAT YARGININ GÖREVİ AKSİ HALDE YOZLAŞMAYA TESLİM OLUNUR”
Şehir Plancısı ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün tahliye talebinde bulunuyor: “Görülmüştür ki bu bir buçuk yıl içinde somut delile dayanmayan, beyana dayalı iddialarla İBB adeta felç edilmek istenmektedir. Kamu yönetimi ciddiyet ister. Sermaye, rant ve siyasi baskı karşısında kamu otoritesini korumak bizzat yargının görevidir. Aksi halde kamu görevlisi tutunamaz, yozlaşmaya ve kayırmacılığa teslim olur.”
“Ülkenin bir nebze olsun nefes alabilmesi ve gelece dair umut edebilmesini, adalete güveni bir nebze olsun tesis etme fırsatı ellerinizdedir. Takdir siz sayın heyetindir”
Gürkan Akgün’ün avukatı ve eşi Sinem Keleş, “Size kurulacak her hukuki cümle kuruldu, sunulacak her belge sunuldu. Gerekçe dahi gösterilmeden verilen tutukluluk devam kararları yargı eliyle şiddetin belgeleridir. Özgürlüğü yok sayan bu anlayış tutukluluğu tedbir olmaktan cezaya dönüştürmüştür.”
ÜSKÜDAR’DA
KİRLİ SENARYO.
Yüzde 49,9 ile seçilen Sinem Dedataş’ı tutukla…
Yapılan vekil seçimini de
kaybedince tekrarlat…
Oy kullanacak Meclis Üyelerini gözaltına al…
“UTANMASI OLMAYAN,
DİLEDİĞİNİ YAPAR”
Hadis-i Şerif (Buhari)
ÜSKÜDAR’DA SANDIK TUTUKLAMAYLA KAZANILMAZ!
Halkın oyuyla seçilen belediye başkanını tutukla…
Başkan vekilliği seçimini kaybet…
Seçimi yeniden yaptır…
Yeni seçim öncesinde oy kullanacak belediye meclis üyelerini gözaltına al…
Sonra buna “demokrasi” de!
Soruyorum: Seçim sandıkta mı kazanılır, gözaltı ve tutuklamalarla mı?
Topraklarımız böyle insafsızlık, böyle zalimlik görmedi!
Aile Dayanışma Ağı hesabını erişime engelleyerek, yeni bir ayıba daha imza atanları kınıyorum!
Gözü yaşlı ailelerin, evlatların, eşlerin, kardeşlerin zindanlardaki sevdikleri için adalet araması dünyanın her yerinde meşrudur!
İBB davası başta olmak üzere, siyasi davalarda tutuklanan yol arkadaşlarımızın aileleri, en insani ve demokratik haklarını kullanarak adaleti savunuyorlar.
Ancak ceberrut iktidar buna dahi tahammül edemiyor.
Yasaktan başka dil, zulümden başka yol bilmeyenler evrensel değerlere de, kültürümüze de yakışmayan bir merhametsizlik ile ailelerin sesini boğmaya çalışıyor.
Ailelerimizin sesi olmaya, adaleti haykırmaya her koşulda devam edeceğiz!