Aziz Hemşehrilerim, Kıymetli Gökdereli ve Beyhanlı Kardeşlerim;
Yaklaşık 12 yıldır Beyhan Barajı’nın ardından Gökdere bölgemizde bulunan 10 köyümüz ve 6 mezramızın Palu ilçe merkezimiz ve Beyhan Beldemiz ile ulaşımında yaşanan mağduriyetini,
33.AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantımızda Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik.
Sayın Cumhurbaşkanımız, konunun önemini büyük bir hassasiyetle değerlendirmiş; İçişleri Bakanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza ve Strateji ve Bütçe Başkanımıza gerekli talimatları vererek sürecin yakından takip edilmesi talimatını vermiştir.
Milletinin her derdini kendi derdi olarak gören, ülkemizin en ücra köşesindeki vatandaşımızın derdiyle dertlenen, eser ve hizmet siyasetini kararlılıkla sürdüren Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum.
Bu talimat; yıllardır sabırla çözüm bekleyen vatandaşlarımızın sesinin devletimizin en üst makamında her daim karşılık bulduğunun güçlü göstergesidir.
İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi, emir ve talimatları doğrultusunda 16 kilometrelik Gökdere-Beyhan Sahil Yolu hayata geçirilecek; 10 köyümüz ve 6 mezramız güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşıma kavuşacaktır. Böylece bölgemizin sosyal ve ekonomik kalkınmasına önemli katkı sağlayacak, vatandaşlarımızın yıllardır yaşadığı mağduriyet de Allah’ın izniyle sona erecektir.
Bu süreçte desteklerini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, İçişleri Bakanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, Strateji ve Bütçe Başkanımıza, konunun takipçisi olan tüm kurumlarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Allah’ın izni ve inayetiyle; devletimizin gücü, milletimizin duası ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Gökdere-Beyhan Sahil Yolumuz da tamamlanacak, bölgemize hayırlı ve bereketli bir eser daha kazandırılacaktır.
Durmak yok, hizmete devam.
@RTErdogan@Akparti
Elazığ’ımızın hak ettiği tüm yatırımları ilimize kazandırma irademizi; aynı samimiyet, aynı kararlılık ve aynı heyecanla sürdürmeye devam edeceğiz.
🗓️ 19.01.2026
📍 TBMM Basın Toplantısı Salonu
Milletvekillerimiz Sayın Prof Dr.Erol Keleş, Sayın Mahmut Rıdvan Nazırlı, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın İdris Alan, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Suat Öztürk ve Yüksek İstişare Kurulu üyelerimiz ile bir araya gelerek şehrimizin bugünü ve yarını kapsamlı şekilde istişare ettik.
Elazığ’ımızın üretimden istihdama, sanayiden ticarete uzanan kalkınma hedeflerini ortak akılla değerlendirmeye; şehrimiz için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.
Elazığ’a yıllardan beri bakanlık verilmediği gerçeği üzerinden bizleri “düşük profil” olmakla itham etmek doğru ve adil bir yaklaşım değildir.
Bu mantıkla hareket edecek olursak, CHP’nin gölge kabinesinde dahi Elazığlı bir ismin yer almamasını da aynı şekilde mi açıklamak gerekir?
Aksine, sizin nitelikli ve değerli bir isim olduğunuzu her platformda ifade ediyor, hukukunuzu da samimiyetle korumaya çalışıyoruz. Ancak kullanılan bu üslup; birliktelik ruhuna, şehrin ortak hukukuna ve biz çalışma arkadaşlarınıza karşı bir haksızlık oluşturmaktadır.
Bu şehirde kimse “abi” değildir.
Bu şehirde kimsenin, kimseyi uyarma ya da tahakküm kurma hakkı yoktur.
AK Parti Elazığ milletvekilleri, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerini ciddiyetle, sorumluluk bilinciyle ve Elazığ’ın menfaatlerini önceleyerek yapmaya devam edecektir.
📍TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in teşrif ve sunumlarıyla Milli Eğitim Bakanlığımızın 2026 yılı Bütçesi üzerine çalışmalarımıza başladık.
Şehirlerin azizi Elazığ ve Ülkemiz için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu çalışmalarımızda;
Başkanımız Sayın @NumanKurtulmus beye yönelik @55erhanusta tarafından sergilenen akıl almaz, tahammül sınırlarını zorlayan, vicdandan yoksun hadsiz yakıştırmaları en güçlü şekilde kınıyorum.
Yüce Meclis’in çatısı altında millet iradesinin tecelligahında TBMM bütçesinin görüşmeleri esnasında, Meclis Başkanımıza yöneltilen seviyesiz sözler sadece Sayın Başkanımıza değil, meclisimizin itibarına ve milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır.
Eleştiri başka, saygısızlık başkadır.
Meclis adabını hiçe saymak, siyaseti seviyesizleştirmek ve kirletme, iftira temelli davranış kimsenin hakkı değildir.
Milletimizin verdiği yetkiyi hırslarına perde yapanlar, devlet terbiyesini öğrenmelidir.
Biz, milletimizin emanetine sahip çıkmaya; Meclisimizin vakarından, devlet geleneğinden ve demokratik olgunluğumuzdan taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz.
📍PTT Genel Müdürlüğü
PTT Genel Müdürümüz Sayın Dr. Hakan Gülten’i ziyaret ederek, şehrimizde yürütülen çalışmalar ile planlanan yeni projeler hakkında kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik.
Nazik ev sahipliği, şehrimize gösterdiği yakın ilgi ve destekleri dolayısıyla kıymetli Genel Müdürümüze teşekkür ediyorum.
Sivrihisar yakınlarında meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına Sabr-ı Cemil diliyor; Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanımız ve Eskişehir Milletvekilimiz Prof. Dr. Ayşen Gürcan’a ve yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Kapımız Her Hemşehrimize, Her Vatandaşımıza Sonuna Kadar Açık…
Değerli hemşehrilerim; Yasama yılına verilen ara boyunca aziz şehrimizde ilçe, köy ve mahalle ziyaretlerinde bulunarak , sizlerden gelen talep ve önerileri dinleme, ilgililere aktarma imkanı elde ettik.
Yeni yasama yılı bugün itibariyle Allah’ın izniyle başlıyor. Bu süreçte , bundan önceki süreçte olduğu gibi Ankara’da TBMM’deki ofisimiz her hemşehrimize sonuna kadar açık olacaktır. Ankara’ya yolu düşen ya da Ankara’da olan değerli hemşehrilerimi her zaman çayımızı içmeye bekliyorum.
Meclis aralarında yine şehirlerin azizi, güzel memleketim Elazığ’da olacağız.
Rabbim, yeni dönemi hayırlara vesile eylesin, bizleri sizlere layık eylesin.
📍Devlet, Atatürk Blv No:153, 06543 Çankaya/Ankara - TBMM Halkla İlişkiler Binası 4. Kat F419
TBMM 26. Dönemden Kıymetli dostlar Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Erdoğan Özegen, Dr. Orhan Deligöz vekillerimle İstanbul Havalimanı’nda karşılaşmanın sevincini yaşadık.
“Kıbrıs Türk Halkının Varlığı ve Hakları Garanti Altındadır”
Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in BM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik edepsizce ifadelerini reddediyoruz. Bu söylemler, tarihe ve uluslararası hukuka aykırı, gerçekleri çarpıtan bir propagandadan ibarettir.
Garanti Antlaşması’nın Açık Hükümleri
11 Şubat 1959’da Zürich’te imzalanan ve 1960’ta yürürlüğe giren Garanti Antlaşması, Kıbrıs’ın statüsünü ve garantör devletlerin haklarını net biçimde ortaya koymuştur:
•Madde 1: Kıbrıs Cumhuriyeti, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini korumayı, ayrıca hiçbir devletle birleşmemeyi veya adanın taksimine yol açacak girişimlerde bulunmamayı taahhüt etmiştir.
•Madde 2: Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, bu düzeni tanımış, Kıbrıs’ın bağımsızlığını ve anayasal düzenini garanti altına almıştır.
•Madde 3: Antlaşmanın ihlali durumunda garantör devletler birlikte hareket ederek düzeni yeniden tesis etmeyi üstlenmiştir.
•Madde 4: Ortak hareket mümkün değilse, her garantör devlet, Kıbrıs’taki anayasal düzeni ve güvenliği tek başına sağlama hakkına sahip kılınmıştır.
İşte Türkiye’nin 1974’teki müdahalesi, bu antlaşmanın 4. maddesine dayanarak, uluslararası hukuktan doğan meşru bir garantörlük hakkıdır. Yunanistan destekli darbe ile Kıbrıs Türk halkı yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, Türkiye ise garantörlük yükümlülüğünü yerine getirerek Kıbrıs Barış Harekâtı ile adaya barış ve güvenliği getirmiştir.
Gerçekler Çarpıtılamaz
Bugün “51 yıldır işgal” iftirasını dile getiren Rum yönetimi, 1963-1974 yıllarında Kıbrıs Türklerine yönelik yapılan katliamları, zorunlu göçleri ve toplu mezarları görmezden gelmektedir. Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da hunharca öldürülen kadın ve çocuklar hâlâ hafızalardadır.
Kapalı Maraş konusundaki iddialar da temelsizdir. Maraş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağıdır. KKTC’nin attığı adımlar, uluslararası hukuk ve mülkiyet hakları çerçevesinde ilerlemektedir.
Çözümün Gerçek Yolu
Rum yönetiminin dayattığı federasyon tezi yarım asırdır çözümsüzlüğün kaynağı olmuştur. Bugün gerçekçi çözüm, iki eşit halkın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanındadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM kürsüsünden yaptığı barış ve işbirliği çağrısı, samimiyetin ve çözüm iradesinin ifadesidir. Samimiyet arayanların önce kendi tarihlerindeki katliamlarla yüzleşmesi ve uluslararası antlaşmalardan doğan gerçekleri kabul etmesi gerekir.
📍 Adım Adım Elazığ – Palu
Şehirlerin azizi, güzel Elazığ’ımızın her köşesini adım adım ziyaret etmeye devam ediyoruz.
🗓 10 Ağustos 2025 – Pazar
🕙 Saat 10.00
📌 Gökdere ve Çevre Köyler
Yarın baba ocağım, güzel memleketim Palu’da hemşehrilerimizle bir araya gelip talep ve önerilerini dinleyecek, ilçemiz ve köylerimize ilişkin istişarede bulunacağız.
#Palu #Elazığ #AdımAdımElazığ #EjderAçıkkapı
Acımız Büyük, Ailemizin ve Şehrimizin Başı Sağ Olsun
Elim bir göçük sonucu hayatını kaybeden kıymetli kardeşimiz Hasan Coşkun kardeşimize Allah’tan rahmet, acılı ailesine, sevenlerine ve tüm hemşehrilerimize başsağlığı diliyoruz.
Olayın yaşandığı ilk andan itibaren Sayın Valimiz başkanlığında AK Parti Elazığ milletvekilleri olarak bizler, Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ Milletvekilimiz Sayın Semih Işıkver, Jandarma Alay Komutanımız, Palu ve Alacakaya Kaymakamlarımız, ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız, arama-kurtarma ekiplerimiz ile birlikte bölgede hazır bulunarak çalışmaları yakından takip etmekteyiz.
Kurtarma ekiplerimiz büyük bir titizlikle ve hassasiyetle, göçük altında kalan kardeşimizin naaşına ulaşmış; herhangi bir başka acının yaşanmaması adına çalışmalarını en üst düzeyde dikkatle yürütmektedir.
Olayla ilgili olarak Sayın Valimizin nezaretinde tüm birimlerimiz olay mahallindedir. Palu Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli tahkikat başlatılmış, eş zamanlı olarak iş güvenliği ve çalışma koşulları açısından da idari soruşturmalar devreye alınmıştır. Tüm yönleriyle detaylı olarak sürdürülen bu incelemelerin neticesinde; ortaya çıkacak raporlar doğrultusunda gereği neyse yapılacaktır.
Bu aşamada, olayın tüm boyutları netlik kazanmadan, duyguların gölgesinde yapılan yorumlar ve sosyal medya üzerinden yükselen fevri sesler, ne acıyı dindirmeye ne de hakikate hizmet eder. Sorumluluk bilinciyle, yargı sürecine ve incelemelere duyduğumuz güvenle, sağduyulu bir şekilde süreci takip etmek hepimizin ortak görevidir.
Biz, milletimizin canının her şeyin üstünde olduğunu bilen bir anlayışla hareket ediyor; bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için gereken her adımın atılacağını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Acımız bir, kalbimiz bir, duamız bir.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
Doğukent Mahallesi’nde merhum Görhan Gençkal için Takva Camii’nde, daha sonra merhum İhsan Gülnar için Selimiye Camii’nde düzenlenen taziyelerde, kıymetli hemşehrilerimizin acılarına ortak olduk.
Rabbim her iki merhumumuza da rahmetiyle muamele eylesin, mekânlarını cennet eylesin.