Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir.
Bu vesileyle görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyor, bunların yerine kanun ve meşruiyet dairesinde atanan Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza ayrı ayrı başarılar diliyor, tebriklerimi iletiyorum.
Bugün TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür çerçevesinde yeni atanan bakanlarımızın, bilhassa Adalet Bakanımızın yemin merasiminin icra aşamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve mazur görülemeyecektir.
Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur.
CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kast etmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır.
Milliyetçi Hareket Partisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ve tasavvurlarının yanı sıra ataması yapılan yeni bakanlarımızın sonuna kadar arkasında ve yanındadır.
“Terörsüz Türkiye” hedefi geride kalan son bir asrın en müessir atılım ve amacıdır. Barış, huzur, istikrar ve güvenlik Türk milletinin hem hakkı hem de tartışılmaz arzu ve arayışıdır. Bu kapsamda herkes ve hepimiz buna binaen hareket ve hizmetle mükellef olduğumuzu unutmamamız gerekmektedir.
Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer’e, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun reva görülmesinden dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi “Terörsüz Türkiye” gaye ve gayretiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır. Bu kararın maşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi de yoktur.
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahut kararı sorunludur, adil ve hakkaniyet esaslarıyla tezat ve çatışmalıdır. Bu nedenle bahse konu mahkeme kararının temyiz aşamalarında düzeltilmesi, adaletin gerçek manada tecelli etmesi samimi dilek ve temennimdir. Türk hukuk sisteminin önyargılardan uzak şekilde, milli birlik ve beraberlik hissiyatına adli ve ahlaki destek vermesi akut beklentimizdir.