“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun!
Tarkan, hepimizin Türkiyesi'ni; Sinan Akçıl, AKP'nin Türkiyesi'ni temsil ediyor.
Bu tartışma başlayınca şarkıyı hatırlamak için Youtube'daki videolara baktım. 2002'de Dünya Kupası'nda 3. olup dönen Milli Takım için İstanbul'daki kutlamaların videosuna denk geldim.
Tarkan, sahneye Refah Partili İBB Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile birlikte geliyor. Sahnede kocaman Efes Pilsen reklamı var.
2002'de iktidarda DSP-MHP-ANAP koalisyonu var. Koalisyonda Spor Bakanlığı, DSP'de. Sol partideki Spor Bakanlığı ile İslamcı partinin belediyesi birlikte kutlama yapmış, sponsor da Efes Pilsen. Sahnede de Tarkan var. İşte "Hepimizin Türkiyesi" dediğim şey bu.
Bugün İslamcı bir belediye başkanı "Ben içki reklamı olan, Tarkan'ın kıvırtacağı sahneye çıkmam" diyebilir ama Gürtuna demiyordu, çünkü Milli Takım tartışmasız bir ortak değerdi. Herkes fikir ayrılıklarını ortak değerler söz konusu olunca, olabildiğince bir kenara bırakabiliyordu.
Bugün Türkiye böyle bir başarı gösterse zaten bakanlıktakiler İBB Başkanı'nı davet etmezler kutlamaya. Hepimizin Türkiyesi'nden geldiğimiz nokta budur.
Türkiye'de toplumun önemli bir kısmı, Tarkan'ın şarkılarını değil, o şarkıları ezberlediği Türkiye ortamını özlüyor. Bunu deyince 90'lardaki faili meçhulleri mi özlüyorlardı gibi bir safsataya kimse boşuna girmesin. Kimse aptarl değil, herkes kimin neyi özlediğini, şu anda neyin eksik olduğunu da iyi biliyor.
Kraliçe’nin milenyumun ortasında bomba niyetine saldığı müthiş klibi. Büyük Londra Otelinde çekilen klipte Levent Yüksel, Nejat İşler, Yelda Reynaud gibi isimler var. Klibin yönetmeni de, çektiği filmin telifi için Sezen Aksu’ya ulaşmaya çalışan dünyaca ünlü yönetmen Fatih Akın.
Balzac’ın şu şahane cümlesini tüm duvarlara kazımak gerek:
“İnsanlara, onları size nankörlük yapmaya mecbur bırakacak kadar büyük iyiliklerde bulunmayın.”
Beyazıt Öztürk, yine risk almış… Cesurca, korkmadan bugünleri eleştirmiş. Yok böyle cesaret! Üstelik, ceketinin düğmesini de her zamanki gibi iliklemiş… Helal olsun. Ne kadar da efendi…
İlkokul birinci ve ikinci sınıf karnelerinden (öğrenci gelişim raporu) Atatürk ve İstiklal Marşı’nın kaldırılması üzerine, Psikolog Nesibe Hanım’dan tane tane, şahane bir anlatım…
Yakışıklılığıyla gönülleri mest etmiş bir adam Emre Altuğ. Hiç yaşlanmıyor sanki. Tipi kariyerinin önüne mi geçti nedir, kıyıda köşede kalmış çok güzel şarkılar var diskografisinde. Neyseki ‘Su Gibisin’ onlardan biri değil de bu şaheserden kimse mahrum kalmıyor. 😍