24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/iT12Lgkxaj
Bir insan ömrü için kısa sayılabilecek 57 yıl, Atatürk gibi bir liderin elinde, koca bir ulusun kaderini değiştirmeye yetti.
Mondros Mütarekesi’nden sonra dört bir yandan işgal edilen vatan topraklarında, bağımsızlık hayal gibi görünürken o vazgeçmedi.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında, milletini kurtuluş yolunda zafere taşımaya kararlıydı.
Sakarya’da, Dumlupınar’da, cephelerde verdiği kararlı mücadelelerle bağımsızlık bir ideale değil, gerçeğe dönüştü.
Cumhuriyet’i ilan ettiğinde ise bu yalnızca bir yönetim değişikliği değildi; yüzyıllardır süregelen kalıpları yıkan, toplumun her kesimine yenilik ve aydınlanma sunan bir devrimdi.
Laik eğitimden hukuk sistemine, kadın haklarından sanayiye kadar attığı adımlar, modern Türkiye'nin temel taşlarını oluşturdu. Artık geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde duran bir ulus vardı.
86 yıl önce 10 Kasım’da onu bedenen kaybetmiş olabiliriz; fakat onun yaşarken bize sunduğu fikirleri, ilkeleri ve devrimleriyle bugünümüzü aydınlatıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle anıyor, sonsuz saygıyla selamlıyoruz.