Sevgili kardeşim Necip. Sana her zaman “Kardeşim” diye hitap etmekten gurur duydum. Futbola kattığın tüm güzellikler için sana kalbimin en derin yerinden teşekkür ediyorum. Bize bu oyunu “güzel” oynamanın, “güzel” rekabet etmenin, “güzel” durmanın, “güzel” konuşmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdin hep. Mücadele eden, emek veren, takım ruhuyla, takımı için savaşan oyuncuların değerini hatırlattın bize. Tarihe adını yazdırmanın yıldız olmak kadar, örnek sporcu olmaktan geçtiğini gördük seninle. Alın terinle, güzel kalbinle, Türk gençliğine örnek olacak bir hikayenin kahramanı oldun. Sana futbol hayatın kadar güzelliklerle dolu, yüzünün hep güldüğü bir gelecek diliyorum. Yolun açık olsun güzel kardeşim…
BU ŞANLI TARAFTARI ÜZMEYİN, ÜZÜLÜRSÜNÜZ!
Dört sezonluk dönemde ilk sezon hariç her transfer döneminde milyonlarca Galatasaray taraftarını bilinmezlikler silsilesiyle bu kadar yıpratmanın, bu kadar yormanın, bu kadar üzmenin anlamı yok.
Dört sene üst üste şampiyon oluyoruz ama kendi elimizle camiamızın üstündeki bütün pozitif havayı yok ediyoruz.
Geçmişte yapılmış transferlerin tarihlerini referans olarak vermek eleştirilere bir yanıt değil, deyim yerindeyse bir bilinmezi beklediğimiz için zaman kazanmaya çalışmaktır.
İlk resmi maçımıza 13, Şampiyonlar Ligindeki ilk maçımıza ise yaklaşık 38 gün kaldı.
Kadromuzu güçlendirmek yerine 4 senelik emeği heba etmek için anlamsız bir çaba gösterildiğini üzülerek görüyoruz.